Ana içeriğe geç
Sait Temel
Sait TemelKöşe Yazarı

Orta doğu: Husiler, Sünniler, Şiiler ve Bizler

Orta Doğu, tarih boyunca farklı ırkların, inançların, mezheplerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafya oldu.

Orta doğu: Husiler, Sünniler, Şiiler ve Bizler

Orta Doğu, tarih boyunca farklı ırkların, inançların, mezheplerin ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafya oldu. Bu çeşitlilik, aslında bölgenin en büyük zenginliklerinden biri olabilirdi. Fakat ne yazık ki yüzyıllardır bu farklılıkları bir arada tutacak güçlü bir hoşgörü ve ortak yaşam kültürü yeterince gelişmedi.

    Burada çoğu zaman hukukun ve adaletin değil, gücün sesi yükseldi. Güç kimdeyse onun sözü daha fazla dinlendi, onun borusu öttü.

   Platon der ki : “Gücün haklı çıktığı yerde adalet yoktur. Güce tapan insanların olduğu yerde huzur yoktur.”

   Dünyanın en eski medeniyetlerinin doğduğu coğrafyalardan biri Orta Doğu'dur. Devlet düzenlerinin, yazının, şehirlerin ve ticaretin geliştiği topraklardan söz ediyoruz. Tekerleğin tarih sahnesine çıktığı coğrafyalardan biri de yine burasıdır.

   Fakat bugün aynı coğrafyanın önemli bir bölümü teknoloji, bilim, üretim ve kurumsal gelişmişlik bakımından dışa bağımlı durumdadır.

  Bu sorunun cevabını yalnızca dış güçlerde, emperyalizmde veya tarihsel müdahalelerde aramak kolaycılık olur.

    Bugün dünyanın birçok bölgesinde din ve mezhep farklılıkları siyasetin belirleyici unsuru olmaktan büyük ölçüde çıkmış durumda.

   Sünni ile Şii, Arap ile Kürt, Türk ile Fars, farklı etnik ve dini topluluklar arasında yaşanan gerilimler, milyonlarca insanın hayatını etkiliyor.

   Bir toplumda insanlar eşit yurttaşlar olarak görülmüyorsa, hukuk herkese aynı şekilde uygulanmıyorsa ve iktidar gücünü sınırlayacak kurumlar bulunmuyorsa, farklılıklar zenginlik olmaktan çıkıp çatışmanın bahanesine dönüşüyor.

    Orta Doğu, İslam medeniyetinin doğduğu coğrafyadır. İslam ülkeleri arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla İslam İşbirliği Teşkilatı da kurulmuştur.

    Ancak yıllardır akıllarda aynı soru var:

 Neden İslam dünyası, ortak sorunları karşısında güçlü ve etkili bir ortak irade oluşturamıyor?

   Burada Avrupa Birliği ile İslam İşbirliği Teşkilatı'nı birebir aynı yapılar olarak değerlendirmek elbette doğru olmaz. Tarihleri, amaçları, hukuki yapıları ve üye ülkelerinin özellikleri birbirinden farklıdır.

  Ancak iki yapı arasındaki kurumsal farklar bize önemli bir şeyi gösteriyor.

   Avrupa Birliği, ortak kurumlar ve ortak politikalar oluşturma konusunda uzun bir entegrasyon süreci yaşadı. Üye ülkeler, kendi egemenliklerinin bir bölümünü ortak kurumlarla paylaşmayı kabul etti. İslam dünyasında ise ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik ve mezhepsel ayrılıklar ortak hareket etme kapasitesini sınırlamaya devam ediyor.

 Avrupa Birliği toplanıp sorunlara çözüm üretiyor.

 İslam Birliği ise Güçlünün şovundan başka bir şey değildir.

   Devletin bütün imkânlarının küçük bir kesimin elinde toplandığı, geniş halk kitlelerinin ise ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu bir düzende adaletten söz etmek kolay değildir.

   Biz kendi tarihimizden hangi dersleri çıkaracağız? Sürekli geçmişin acılarını konuşarak mı yaşayacağız, yoksa geleceğin ortak düzenini kurmanın yollarını mı arayacağız?

  Gücün değil, hukukun borusu ötmeli

   Orta Doğu'nun en büyük problemi belki de Husiler, Sünniler, Şiiler, Araplar, Kürtler veya başka kimlikler değildir.

   Asıl sorun, farklılıkların birlikte yaşamasını sağlayacak adil ve güvenilir bir hukuk düzeninin yeterince kurulamamış olmasıdır.

Güçlü olanın haklı sayıldığı yerde zayıf olanın güvenliği yoktur. Geleceğin Orta Doğu'su, gücün haklı olduğu değil, hakkın güçlü olduğu bir Orta Doğu olmak zorundadır.

   Bunun yolu da insanları birbirine düşman etmekten değil, farklılıkları ortak bir yurttaşlık anlayışı içinde yaşatabilmekten geçiyor.

   Aksi hâlde tarih boyunca medeniyetlere beşik olmuş bu kadim coğrafya, kendi geçmişinin mirasını taşımaya devam ederken geleceğini başkalarının yazdığı bir bölge olmaktan kurtulamayacaktır.

  İyi günlere vesselam.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın