Batman'da genç işsiz sayısını duyan fırsatçılar, gençlerin umutlarını ve gelecek hayallerini hedef alan dolandırıcılık yöntemine başvuruyorlar.
Kimi zaman “kısa yoldan zengin olacaksın”, kimi zaman “şöhret olacaksın”, kimi zaman da “dizilerde ve sinema filmlerinde oyuncu olacaksın” denilerek gençlere cazip teklifler sunuluyor.
Ancak her parlak teklifin arkasında güzel bir gelecek olmayabilir.
Bazen bir hayal, bir tuzağın başlangıcı olabiliyor.
Son dönemde özellikle “oyuncu aranıyor” şeklindeki ilanlarla gençlerin ve kadınların hedef alındığı yönündeki iddialar ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir konu.
Bize ulaşan bir mağdurun anlattıkları ise adeta bir fil senaryosu gibiydi.
İddiaya göre genç bir kadın, sosyal medya ve basında gördüğü “oyuncu aranıyor” ilanına başvurdu. Bir otelde gerçekleştirildiği belirtilen oyuncu seçmelerinde ön kayıt yaptırdı. Ardından kendisini mülakattan geçiren kişinin sınırları aşan fiziksel temaslarda bulunduğunu ifade etti.
Daha sonra elemeyi geçtiği söylenen genç kadına, çeşitli dizi ve film projelerinde rol verileceği belirtilerek bir sözleşme imzalatıldığı, ancak herhangi bir projede rol verilmediği öne sürüldü.
İddiaya göre imzalanan sözleşme gerekçe gösterilerek genç kıza yüksek miktarda borç çıkarıldı. Borcun ödenmemesi üzerine ise avukatlar aracılığıyla icra işlemleri başlatıldığı ifade edildi.
Bir insanın hayalini kullanarak onu borçlandırmak, umutlarını istismar etmek ne kadar vicdanidir?
Oyunculuk elbette başlı başına kötü veya yanlış bir meslek değildir. Sanat, yetenek ve emek isteyen saygın bir alandır.
Burada sorun, gençlerin oyunculuk hayallerinin kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilmesidir.
İddiaya göre bazı ajanslar, televizyonlarda popüler olan dizi ve yapımların isimlerini kullanarak gençlere bu projelerde rol vereceklerini söylüyor. Sinema filmi, reklam filmi ve dizi projelerinden söz ediliyor. Kısa sürede şöhret basamaklarının çıkılacağı, hatta yıldız olunacağı vaat ediliyor.
Böylesine cazip teklifler karşısında özellikle gençlerin heyecanlanması anlaşılabilir.
Fakat tam da bu noktada dikkatli olmak gerekiyor.
İçeriği tam olarak anlaşılmayan sözleşmelerin imzalatılması, sözleşmenin okunmasına izin verilmemesi, imzalanan belgenin bir örneğinin kişiye teslim edilmemesi ve sonrasında “eğitim”, “kayıt” veya başka gerekçelerle yüksek miktarlarda para talep edilmektedir.
Burada üzerinde daha fazla durmamız gereken başka bir konu daha var.
Gençlerimizi yalnızca paralarını kaybetme ihtimaline karşı uyarmak yetmez.
Çünkü genç bir insanın kaybedebileceği şey sadece parası değildir.
Umudu, özgüveni, ailesine olan güveni, topluma bakışı ve hatta sahip olduğu manevi değerler de bu süreçlerden zarar görebilir.
Kolay yoldan para kazanma, bir anda şöhret olma ve emek vermeden yükselme düşüncesi sürekli olarak gençlerin önüne konulduğunda, alın teri, sabır, eğitim, meslek sahibi olma, dürüstlük ve emek gibi değerlerin önemi de zamanla geri plana itilebilir.
“Bize takıl ünlü ol”, “kısa sürede zenginleş”, “çalışmadan kazan” anlayışı gençlere hayatın gerçeklerini değil, sürekli bir kestirme yol arama alışkanlığını öğretebilir.
Oysa bizim gençlerimize vermemiz gereken mesaj;” Emek ver. Öğren. Kendini geliştir. Meslek edin. Sabret. Yeteneğini çalışarak büyüt” olmalıdır.
Çünkü gerçek başarı, başkasının verdiği boş vaatlerin peşinden gitmekle değil, insanın kendi emeğiyle inşa ettiği hayatla gelir.
Anlatılan mağduriyetlerin önemli bir bölümünün genç kızlar ve kadınlarla ilgili olduğu iddia ediliyor.
Bu durum ayrıca daha çok hassasiyet gerektiriyor.
Bir ajansın veya herhangi bir kişinin gençlerden iletişim bilgilerini alması, sonrasında farklı teklifler ve vaatlerle yeniden ulaşması, kişisel bilgilerin nasıl kullanılacağı konusunda da soru işaretleri oluşturabilir.
Oyunculuk, modellik, reklam veya dizi projesi gibi bir teklif geldiğinde “Beni gerçekten hangi proje için çağırıyorlar?”, “Sözleşmenin içeriği nedir?”, “Neden benden para isteniyor?”, “Bu şirket gerçekten bu projeyle bağlantılı mı?” soruları mutlaka sorgulanmalıdır.
Bu tuzak ta bize Batman’da gençlerimizin iş, eğitim ve gelecek konusunda ciddi beklentileri olduğunu gösteriyor.
Bu beklentileri istismar edenlere karşı hepimizin daha dikkatli olması gerekiyor.
Ailelere, eğitimcilere, kamu kurumlarına ve topluma da burada önemli bir görev düşüyor.
Gençlerimize “ sadece boş hayal kurma” demek çözüm değildir.
Tam tersine, onlara hayal kurmayı ama hayallerine ulaşmak için emek vermeyi öğretmeliyiz.
Oyuncu olmak isteyen eğitim alsın.
Sanatçı olmak isteyen kendisini geliştirsin.
Bir meslek sahibi olmak isteyen o mesleğin eğitimini alsın.
Başarılı olmak isteyen çalışsın, üretsin ve sabretsin.
Çünkü gençlerimizin geleceğini birkaç sahte vaat değil; eğitim, emek, ahlak, yetenek ve sağlam bir karakter şekillendirmeli.
Bugün bir gencin hayalini kullanarak onu dolandıran kişi belki sadece parasını hedef alıyor olabilir.
Gerçekte ise dolandırılan bir gencin umudu, güveni, geleceğe bakışı ve değerleri de yok oluyor...
Bu nedenle “oyuncu aranıyor” ilanından “kolay yoldan zengin olacaksın” vaadine kadar her cazip teklif sorgulanmalı.
Unutmayalım ki:
Kolay başarı vaat edenlerin değil, emekle başarıya ulaşmayı öğretenlerin peşinden gitmek gençlerimizin geleceği açısından çok daha değerlidir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir