<div><strong>“Trafik ekipleri, İftar saatinde vatandaşların evlerine güvenli ve hızlı ulaşabilmesi için yoğun mesai harcıyor.” </strong></div> <div>Haberin alt metnini okuduğunuzda şu soruyu sormak geçiyor aklınızdan, trafik ekiplerinin vatandaşın evlerine hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlayabiliyor mu?</div> <div>Sorunun cevabını size bırakayım ama her iftar öncesi trafik ekiplerinin sırtına yüklenen bu yükü tek başına sırtlanabilmesi olası mı? İlkinin olmasa da bu sorunun cevabını ben vereyim. Olası değil.</div> <div>Trafik çilesi ya da trafik sorununun tek başına çözümü, ekiplerin yoğun mesaisiyle çözülebilecek bir sorun değil ki bunu trafikteki her araç sürücüsü biliyor.</div> <div><strong>Bildiği halde kendince çözüm üretmeyen her bir vatandaş da bu tıkanıklıktan sorumlu desem yeridir. İşyerinden eve, iftarın hemen evvelinde, yirmi dakika kala mesela, çıkan her bir sürücü çözümün değil sorunun parçası olduğunu bilmiyor mu? Biliyor ama bildiği halde çözümün parçası olmaya çalışmıyor.</strong></div> <div>İftara çeyrek kala, oruçlu çalışanını paydos ettiren her bir işveren de öyle.</div> <div><strong>Güzel ahlak, merhamet ve yardımlaşma duygularını güçlendirmek için oruç tutan ve tuttuğu oruçla empati duygusunu geliştirmesi beklenen ama tam aksine açlık ve susuzlukla sofrasına yetişmeye çalışırken gerim gerim gerilen, o açlıkla tahammülsüzlüğü tavan yapan ve bunu trafiğe yansıtan her bir vatandaş yine çözümün değil sorunun parçası olduğunu bilmiyor mu?</strong></div> <div>***</div> <div>Kurum müdürlerine gelince, çalışan memurunun, oruçlu olmasından hesapla sabah işe geç gelmesine göz yumarken, aksine yarım saat erken çıkmasına belki göz yummaması ya da göz yumsa da memurun, gidip evde sofra başında son dakikaların o dayanılmaz işkencesini çekmemek için eve gitmeye son dakikayı beklemesi de sorunu ve yollardaki tıkanıklığı büyütüyor değil mi?</div> <div><strong>Sorun sadece trafikte değil, son bir ya da yarım saat sorun her yerde. Trafikten başlayın marketlerde kasa kuyruklarına kadar, sorun her yerde ne yapsak? Olmadı zabıtayı da market kasalarındaki kuyruk tıkanıklığını gidermek için göreve mi çağırsak. Fırınlarda ekmek kuyruklarına, bankalardakine benzer numaratör, ya da trafikteki sinyalizasyon sistemi mi kursak?</strong></div> <div>Belediyeden havaalanına kadar, şehrin bütün trafik yükünün tek bir ana yola, Turgut Özal bulvarı ve devamındaki Demokrasi Bulvarı sonra da Sanayi Bulvarı’na yüklenmesini dertlenen var mı? Vardır illa ki ama çözüm için ortaya hızlı bir çaba ve çalışma koyan yok.</div> <div>Trafik çilesi sadece Ramazan ayına ve iftar saatine özgü geçici bir sorun değil. Trafik çilesi; bu şehrin her yıl artan araç sayısına paralel, artırılmayan alternatif, yetersiz yol sorunudur.</div> <div>Planlanan ve billboardlarda planlanmasının reklamıyla gurur duyulan projeler, umuyorum ki bir an evvel bitirilir de hayata geçirilmesiyle de size gurur kaynağı olur.</div> <div><strong>Neyse ki bu yazıyı iftardan sonra yazıyorum da fazla sitemkar ve sertlikten dilimi ve cümlelerimi koruyabiliyor metanetle bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.</strong></div> <div>Trafik ekiplerinin çabasını takdir etmekle beraber bu çabanın kurumlar ve idarelerince de desteklenmesi gerektiğini söylemek istiyorum. Anlık çözümler bugün bizi iftara yetiştirmek için olsun olmasına ama bu şehrin sadece Ramazan ayıyla sınırlı olmayan ciddi ve ağır bir trafik sorunu var.</div> <div><strong>Kısa, orta ve uzun vadede bu sorunu çözüme kavuşturmak için el birliğiyle artık ciddi çalışmalara başlanması, başlanan çalışmaların da bir an evvel bitirilmesi gerekiyor.</strong></div>