Sen sana kayyum sen sana muhalif

Sen sana kayyum sen sana muhalif

Dersin ki uzay yolu serisi kendi de kaptan, bir de kaptanın seyir defteri tutmaya başladı mı?

Bak işte şimdi oldu deyip etrafında sırtını sıvazlayanlar vardır muhakkak. Ama ona naçizane tavsiyem dönüp bi baksın sıvazlayan o eller kimin elleri.

Türkiye’nin kuruluş tarihiyle yaşıt bir partinin yönetiminden bahsediyorum. Çok mu iddialı ve ağır bir değerlendirme olur bilmiyorum ama kurulduğundan bu yana, diyemesem de yaşım gereği, aklım kemale erdiğinden beri bu kadar kötü bu kadar acemi bu kadar çakma ve takma bir parti yönetimi görmedim.

Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Altan Öymen, Kemal Kılıçdaroğlu ve şimdi Özgür Özel, en iyisini geçtim, en kötüsü de demeyelim ama en acemisi kim dersiniz?

Nerde okudum hatırlamıyorum ama benzer bir yorumda “kurucu parti yorucu oldu” diye bir başlık atılmıştı.

Gerçekten sizi de yormuyor mu artık. Bu denli ihtilafın olduğu bir dönemde bile, arkasına böylesi büyük bir kitle takılıp, iktidara itmeye çalışırken, doğru, etkili ve güçlü bir muhalefet üretememek arkasındakilerin ürettiklerini heba etmek acemilik değil de nedir.

Ne kaldı araklayıp taklidine düşmediği eylem biçimlerinden; Vandetta maskeleriyle sokağa inmek yok yok şu aralar çocuklar arasında daha moda Squig Game kostümleriyle meydanlara iniyoruz dese şaşırmayın.

Geldiği günden beri yaptığı her bir eylemi başkasından araklamadı mı? Çıkıp, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi şu tarihte size bir sürprizim var deyip beklentiyi yükseltti sonra şapkadan tavşan çıkarmadı elbette cebinden, Babacan’ın kırmızı kartını çıkarıp, iktidara kırmızı kart gösteriyoruz dedi.

Hadi onu geçtim bu denli yanlış ve hukuksuzluk içerisinde, meydanlara inmiş bir kitleyi doğru yönetebildi mi? O eylemciler tabiri caizse kendi kendini yönetti. Hatta hadi artık herkes eve, dediğinde “seni dinlemeye gelmedik” diye de karşılık almadı mı?

Hepsi bir yana, sen gel aylardır, bir yılı aşkın bir süredir Gazze’de yapılan katliamlara ve faillerine karşı İsrail’e destek veren küresel ölçekteki şirketlere ve ürünlerine karşı boykot kampanyası yürüten bu halkın eylemine burun kıvır, sonra da çıkıp iktidar yanlısı diye kimi yerli markalara karşı boykot eylemi yap.

Olmuyor efendi, olmuyor yapamıyorsun, peynir gemisi değil ki lafla yürütesin ki o da yürümez diyor ataların.

Şimdi çıkmış, imza kampanyası üzerinden başardık diyor.

Neyi başardın? 1 milyon 532 üyesi olan ana muhalefet partisi, üyesi olmayan ama iktidara muhalif yüzbinleri arkasına alıp 1 milyon 250 bin imza toplamayı başarı olarak tanımlıyor, matematiği mi zayıf arkadaşın.

Çıkmış diyor ki “Atatürk gibi Samsun’dan başlayacağız, Yozgat’ta traktörü miting yapacağız; "Karşıma tank getir, ateş et, bomba at, beni öldür ama kayyum atamaya kalkma''

Kahve muhabbetine döndü yine. Zaten kayyuma da lüzum yok kanaatimce sen sana kayyum sen sana muhalif.

   

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ