<div>Kürt meselesi siyasal yolla çözülebilir mi? Şüpheliyim.</div> <div>Kürt meselesi siyasetin ve siyaseten oy devşirmenin konusu oldukça çözülmez, çözülemez.</div> <div>Silahla mı çözülür? Silah ne zaman neyi çözdü ki?</div> <div>Sorunları kördüğüm haline getirmekten öteye gitmemiş bir yöntem, silah ve savaş.</div> <div>Kimi zaman, nerde, nasıl, ne anlamda kullanıldığını bildiğimiz ve de sıkça kullandığımız kimi kelimelerin anlamına bakma ihtiyacı hissederiz.</div> <div>En temel sözlük anlamında Siyaset nedir diye bakayım dedim. Ve TDK (Türk Dil Kurumu) sitesinde sözcüğün “<strong>Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış”</strong> yazıldığını okudum.</div> <div>Olduk olmadık her şeyin sonuna sanat kelimesini iliştirme huyumuz maalesef burada da gösterdi kendini.</div> <div>Sanat huyumuz kurusun, hiçbir şeyi sanata bulamadan yaşayamıyoruz.</div> <div>Kelime olarak Arapça kökenli olan siyaset kelimesinin kökeni seyisten geliyormuş.</div> <div>Seyis malumunuz at bakıcısı anlamına gelen bir kelime.</div> <div>Dolayısıyla bu kelimeden hareketle, siyasetin, halkı bir at nazarıyla evcilleştirmeye, terbiye etmeye, yular takmaya çalışan bir iş olduğunu düşünebiliriz. Ama TDK’nın sandığı gibi sanat olduğunu değil.</div> <div>TDK’nın kelime anlamı üzerinden ve sanatı dışarıda bırakarak düşünmeye devam edersek, devlet işlerini düzenleme ve yürütme işinin ve işçilerinin (siyasetçiler) konusu oldukça Kürt meselesi çözülmez, çözülemez.</div> <div>Çözüm sürecini sürüncemede bırakan ve en sonunda tarafların “<strong>çözüm de yok barış da</strong>” deyip bütün güçleriyle yine ölmeye ve öldürmeye abanmalarının arka planındaki en temel sebep değil mi ki çözüm sonrası siyaseten duracakları yer idi.</div> <div>Aslında çözüm kolay, hiç zor değil ama siyasetin ve seyislerin elinde girift bir düğüme dolanıyor.</div> <div>Çünkü sorun Kürt ya da Türk meselesi değil, sorun Kürtleri ve Türkleri kimlerin nasıl yönetebileceği ve bütün savaşın kaynağı bu siyaset.</div> <div>Siyasetçi seyis, halk sırtına eğer vurulmuş binek bir hayvan oldukça, çabamız da sorunu çözmeye değil atın sırtına binme kavgasına dönüşür.</div> <div><strong>Savaşa ve soruna kaynaklık edenden sorunu çözmesini beklemek size de ilginç gelmiyor mu?</strong></div> <div><strong>Peki, o zaman Kürt meselesini ne ya da kim çözer?</strong></div> <div>Ne zaman ki seyisler bu meseleden el etek çekerler o zaman mesele de kalmaz orta da sorun da savaş da.</div> <div>Ne zaman ki seyisler her patlayan bombanın ve ölenlerin ardından sandık anketleri yapmaktan vazgeçerler o zaman Kürtler de Türkler de ölmekten ve öldürmekten vazgeçerler.</div> <div>Ne zaman ki siyasetçiler, halkı atlar olarak görmekten ve kendilerini de seyis saymaktan vazgeçip halkın sırtından indiler o zaman savaş da biter sorun da.</div> <div>Ne zaman ki sözlüklerimiz ve vicdanlarımız bu siyaset ve politikadan, yalanından, hilesinden, hırsızlığından, cinayetlerinden arındı o zaman görülecek ki aslında ortada sorun da yok mesele de.</div>