<div>Önceki gün bir toplantıda Kayyum ile beraberdik. </div> <div>Petrolkent Mahallesinde yaşadığı bir olayı anlattı.</div> <div>Petrolkent Mahallesi, kenar mahalle diyebileceğimiz, 90’lı yıllarda yaşanan terör olaylarıyla köylerini terk etmek zorunda kalan insanların yoğunlukta olduğu, nüfusu oldukça yüksek bir mahalle.</div> <div>Nüfusun yüksek olması, çocuk sayısının da çok olması anlamı taşıyor.</div> <div>Köyleri boşaltılan kişiler olması da HDP’nin oy potansiyeli olması anlamı taşıyor.</div> <div>Bunu siyasi bir gaye için söylemiyorum. 15 yıl belediyeyi yöneten partinin, bu mahalleyi en iyi anlayacak parti olması gerektiğini söylüyorum.</div> <div>Çünkü bunlar, hem örgüt hem de devlet tarafından mağdur edilmiş, psikolojik, sosyal ve ekonomik olarak çok ciddi yaralar almış bireyler.</div> <div>Bunların öncelikli olarak desteklenmesi gerekiyor.</div> <div>Bunlar devlet tarafından destekleniyor, desteklenmiyor polemiğine şuan için girmeyeceğim.</div> <div>Lakin belediye tarafından kesinlikle desteklenmemişler.</div> <div>Kendi oy deposu olan kocaman mahalleye 15 yıl boyunca tek bir park bile yapmamışlar. Çocuk parkı bile...</div> <div>İşte Kayyum bunu anlatıyor; <strong>“Petrolkent Mahallesinin ilk çocuk parkını yaptık. Gittim ziyaret ettim. Çocuklar salıncaklara ikişer ikişer biniyorlar. O coşkuyu, o heyecanı görünce tutamadım kendimi, ağladım...”</strong></div> <div>Ağlamak insani bir duygu...</div> <div>Bizde insanız da niye biz ağlamıyoruz!</div> <div>Bizim insanımız, bizim toprağımız, bizim çocuklarımız, bizim belediyemiz, bizim belediyecimiz...</div> <div>Ee niye bir park, bir salıncak, bir kaydırak yok!</div> <div>15 sene boyunca, niye yok!</div> <div>Bu çocukların günahı ne?</div> <div>Bunu siyasi olarak sormuyorum.</div> <div>İnsani olarak soruyorum.</div> <div>Benim çocuklarımdan bir salıncağı bir kaydırağı esirgeyen insana nasıl güveneyim!</div> <div>İmkân var, para var, yol var, yordam var.</div> <div>Yapmıyorsan, beni insan yerine koymuyorsun demektir.</div> <div>Bu kafaya dikkat etmek gerek.</div> <div>Hem vatandaş hem de siyasetçi bu tehlikeli bakış açısını sorgulamalı ve gereğini yapmalıdır.</div> <div>Yoksa 40 yıl geçse biz adam olmayız.</div> <div>Devlet Kayyum atayacak, ben ona düşmanlık edeceğim, oda gelip benim mahalleme park yapacak, ziyaret edecek, çocuklarımın sevincine ağlayacak...</div> <div>Ben ise çocuklarımın cenazesine bile ağlamayan insanlara sempati duymaya devam edeceğim.</div> <div>Yanlış anlaşılmasın, ben Kayyumu övmüyorum.</div> <div>O bir devlet memuru ve devlet ona bir görev vermiş.</div> <div>Oda görevinin gereğini yapmış.</div> <div>Parada devletin, imkânda, parkta, mahallede, çocuklarda...</div> <div>Bir park yaptı diye de kimseyi övecek değiliz.</div> <div>Biz, memur park yaparken, siyasetçi niye yapmaz.</div> <div>Mersinli yaparken, Batmanlı niye yapmaz.</div> <div>Kayyum yaparken, başkan niye yapmaz?</div> <div>Bunu tartışmalı bunu konuşmalıyız.</div> <div>Yarın seçim ve yine aynı konuları konuşacağız.</div> <div>Şapkayı çıkarıp önümüze koymalıyız.</div> <div>Bu arada Kayyum “<strong>beni eleştirin, hatta sert eleştirin ki kendimi düzelteyim, daha iyisini yapayım”</strong> diyordu.</div> <div>Ben eleştiri işini iyi yaparım.</div> <div>Sayın <strong>Şevket Ertuğ Aksoy,</strong> siyaseti çok çabuk öğrendiniz.</div> <div>Bu iyi mi, kötü mü siz ve okuyucularım buna karar verin.</div> <div>Herkesin ve kurumun görevini hakkıyla yaptığı yarınlar dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın...</div>