Bilgiye ulaşmanın bu kadar hızlı ve kolay olduğu günümüz dijital çağında okulların işlevi tekrar sorgulanır hale geliyor.
Yaşamın her alanında bilgi başdöndürücü bir hızla sürekli değişiyor. Yapay zekanın hayatımızın her alanına sızdığı bu yeni çağda, aklımıza şu soruyu geliyor: “Okullar neden var?’
Bugün, arama motoru veya herhangi bir yapay zeka uygulaması sorduğun her soruya saniyeler içinde cevap verebiliyor. İsteğin araştırma için tüm verileri anında analiz ediyor. Proje basamaklarını sırasına göre dakikalar içinde tamamlıyor. Herhangi bir fikrin tüm detaylarını bütçelendirebiliyor, somutlandırıyor, bir ürünün tüm maliyetini hazırlayabiliyor ve size bunların tablo ve görsellerini sunabiliyor.
Her öğrencinin beceri ve yeteneğine göre plan ve program hazırlayabiliyor. Onun ne zaman odaklandığını, nerede zorlandığını ve hangi görsel anlatımla konuyu daha iyi kavradığını onca veriyi anında analiz ederek öğretmenden çok daha hızlı tespit edebiliyor.
Peki, burada kırk öğrenciyi tahta sıralar üzerinde saatlerce oturtarak aynı hızda öğretmek ne kadar mantıklı diye sorabilirsiniz haklı olarak.
Yapay zeka çağında okulları bilgi depolayan ve salt bilgi aktaran mekanlardan ziyade üreten, değiştiren, geliştiren ve değerleri besleyen, her öğrencinin ihtiyacına göre yaşam ve dijital beceriler sunan bir yapıya dönüştürmek zorundayız.
Dikkat ve odaklanma süresinin bu denli azaldığı günümüzde okullarda geçirilen zamanı tekrardan gözden geçirmeliyiz. Sabahın köründe okul yoluna düşen çocuklar neredeyse akşam ancak eve varıyor. Testler, ödevler derken aileler çocuklarıyla zaman geçiremiyor. Oysa günümüzde en çok ihtiyaç duyulan duygu bağ kurmaktır. İnsanı anlayan, dinleyen, onunla empati kuran, onu her koşulda seven, ona değer veren, onu sahiplenen ve onunla güçlü bağ kuran bir aileye ihtiyaç duyar. Bu yüzden ailelerin birbiriyle zaman geçirmesi, birbirine vakit ayırması, paylaşım halinde olması çok değerlidir. O vakit, okulların süresi kısaltılmalıdır.
Neticede yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin okulların bazı işlevlerini yerine getiremez. Bilgiye ulaşmak her ne kadar kolaysa da, onu işlemek, anlamdırmak ve onunla bir şeyler üretmek için insanın zekasına ihtiyaç vardır. Okullar, bilginin beceriye dönüşmesini sağlar.
Yapay zeka bilgiyi sunabilir ama öğretmenler öğrencinin potansiyelini keşfeder ve merakını her zaman canlı tutar. Ona moral verir ve destekler. Rehberlik eder. Yüz yüze iletişim kurar ve ona güven verir.
Bu sebeple teknolojiyi reddetmek değil ondan faydalanmak gerekiyor. Okulları her alanda insanın ihtiyacına cevap veren yaşam alanlarına dönüştürmeliyiz.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir