Ana içeriğe geç
Selim Toprak
Selim ToprakKöşe Yazarı

Batman’ın efsane kaptanı

Yılmaz Gönülaçar Bazı insanlar vardır; sahadan çekilir, yıllar geçer ama tribünlerden sesleri hiç eksilmez.

Batman’ın efsane kaptanı

Yılmaz Gönülaçar

Bazı insanlar vardır; sahadan çekilir, yıllar geçer ama tribünlerden sesleri hiç eksilmez. Yılmaz Gönülaçar benim için işte böyle bir insandı.

Çocukluğumun Batman’ında futbol yalnızca futbol değildi. Mahalle aralarında top peşinde koşan çocukların hayali, hafta sonları tribünlerde buluşur; bir futbolcunun sahaya çıkışı, koca bir şehrin yüreğini yerinden oynatırdı.

İşte o günlerin unutulmaz isimlerinden biriydi Yılmaz Gönülaçar…

Benim çocukluğumun rol modeliydi Yılmaz abi.

Onu yalnızca Batman Petrolspor formasını giyen büyük bir futbolcu olarak hatırlamıyorum. Onu, beyefendiliğiyle, sevgi dolu yüreğiyle, insanlara yaklaşımıyla ve duruşuyla hatırlıyorum.

Yılmaz abi sahaya çıktığında tribünlerin havası değişirdi.

Seyirci onunla adeta coşardı.

Top ayağına geldiğinde herkesin gözü onda olurdu. Çünkü Batmanlı futbolseverler onun ne yapacağını merak eder, ondan gelecek güzel bir hareketi, bir pası, bir golü beklerdi. O sadece futbol oynamazdı; futbolun heyecanını şehrin kalbine taşırdı.

Ama Yılmaz Gönülaçar’ı efsane yapan yalnızca futbolculuğu değildi.

Onu tanıyan herkes bilir; o iyi bir futbolcudan önce iyi bir insandı.

Rakibine saygılı, arkadaşlarına bağlı, gençlere örnek olan, insanlara karşı sevgisini ve saygısını esirgemeyen biriydi. Kaptanlık pazubandını koluna taktığında aslında sadece takımına değil, bir şehrin gençlerine de örnek oluyordu.

Benim çocukluğumda böyle insanlar vardı.

Çocuklar futbolculara yalnızca sporcu gözüyle bakmazdı. Onları kendilerine örnek alır, yürüyüşlerine, konuşmalarına, davranışlarına özenirdi.

Benim rol modelim de Yılmaz abiydi.

Aradan yıllar geçti.

Batman büyüdü, değişti. Eski sahalar, eski tribünler, eski futbol sohbetleri geride kaldı. Birçok isim zamanın içinde unutuldu.

Ama bazı isimlerin üzerindeki toz, yıllar geçse de kalkmaz.

Çünkü onlar şehrin hafızasına yazılmıştır.

Yılmaz Gönülaçar da Batman’ın hafızasına yazılmış isimlerden biriydi.

Sonra bir gün, hepimizi derinden sarsan o acı haber geldi.

Yılmaz abi artık yoktu…

Batman’ın üzerine bir sessizlik çöktü. Spor camiası, futbolcular, taraftarlar ve onu tanıyan herkes büyük bir acının içine düştü.

Ben o gün yalnızca bir futbolcuyu kaybetmedim.

Çocukluğumun bir parçasını kaybettim.

Çocukluğumuzun kahramanlarından birinin artık aramızda olmadığını kabullenmek kolay değildi.

Yıllar geçti…

Ben bugüne kadar Yılmaz abiyi neden yazmadım, bilmiyorum.

Belki insan bazı acıları kaleme almak için zamana ihtiyaç duyuyor. Belki de bazı isimleri yazmaya insanın eli varmıyor.

Ama bugün biliyorum ki, Yılmaz Gönülaçar’ı yeni kuşaklara anlatmak benim için bir vefa değil, bir vicdan borcudur.

Çünkü yeni nesil Batmanlılar, bu şehrin futbol tarihini bilmek zorunda.

Onlara yalnızca bugünün yıldızlarını değil, geçmişin yıldızlarını da anlatmalıyız.

Onlara Batman Petrolspor’un formasını terleten, bu şehrin tribünlerini ayağa kaldıran, çocukların hayallerine dokunan insanları tanıtmalıyız.

Ve demeliyiz ki:

Bir zamanlar Batman’da Yılmaz Gönülaçar diye bir kaptan vardı.

Beyefendiydi.

 

Sevgi doluydu.

Gönlü zengindi.

Sahaya çıktığında Batman coşardı.

Ve aradan bunca yıl geçmesine rağmen adı hâlâ sevgiyle anılıyorsa, demek ki o sadece futbol oynamamış; insanların yüreğine dokunmuştu.

Bugün onu hatırlarken gözlerimin önüne yine o eski Batman geliyor.

Siyah-beyaz tribünler…

Toprak sahalar…

Futbol heyecanıyla atan yürekler…

Ve sahaya çıktığında alkışlarla karşılanan Yılmaz abi…

Keşke zaman geri dönse.

Keşke o günlere yeniden gidebilsek.

Keşke bir kez daha tribünde yerimizi alıp Yılmaz abinin sahaya çıkışını izleyebilsek.

Ama hayatın acı bir gerçeği var:

İnsanlar gider, hatıralar kalır.

Yılmaz Gönülaçar da bugün aramızda değil.

Ama onun adı, Batman futbolunun belleğinde yaşamaya devam edecek.

Ben çocukluğumun o güzel insanını bugün bir kez daha sevgiyle, özlemle ve hasretle anıyorum.

Yılmaz abi…

Seni bugüne kadar yazmadıysam, bu benim eksikliğimdir.

Ama artık adını yeni kuşaklara emanet ediyorum.

Çocukluğumun rol modeli, Batman futbolunun efsane kaptanı…

Mekânın cennet olsun.

Seni unutmadık.

Unutmayacağız.

Ve inanıyorum ki, Batman’ın eski sahalarında top koşturan çocukların anılarında, tribünlerde yükselen alkışlarda ve bu şehrin futbol hikâyelerinde Yılmaz Gönülaçar’ın adı daha uzun yıllar yaşamaya devam edecek.

Özlemle, hasretle ve rahmetle anıyorum seni Yılmaz abi…Yılmaz abiyi bugün sevgiyle, özlemle ve rahmetle anarken, aynı aileden, aynı güzel yürekten bir başka değerli insanı da unutmak istemiyorum: Sevgili Nihat Gönülaçar’ı…

Genç yaşta, ansızın yakalandığı kalp krizi sonucu aramızdan ayrılan Nihat kardeşimizi de büyük bir üzüntü ve hasretle yad ediyorum. Onun erken gidişi de hepimizin yüreğinde derin bir iz bıraktı. Bazı insanlar vardır, ömürleri kısa olsa da bıraktıkları sevgi uzun yıllar yaşar. Nihat da işte böyle güzel insanlardan biriydi.

Bugün Yılmaz abiyi anarken, onunla birlikte Nihat’ı da aynı sevgiyle, aynı saygıyla ve aynı özlemle anıyorum.

İki candostum… İki güzel insan… İki unutulmaz hatıra…

Yılmaz abi ve sevgili Nihat…

Sizler artık aramızda değilsiniz ama hatıralarınız bizimle. Sizi tanıyanların yüreğinde, Batman’ın eski sokaklarında, dost sohbetlerinde ve geçmişin güzel günlerinde yaşamaya devam edeceksiniz.

Mekânınız cennet olsun can dostlarım.

Sizleri özlemle, hasretle ve rahmetle anıyorum. Ruhlarınız şad, mekânınız cennet olsun. Batman’ın hafızasında ve bizim yüreğimizde adınız hiçbir zaman silinmeyecek.

Yılmaz abi… Nihat…

Sizi unutmadık, unutmayacağız.

Okur görüşleri
1 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster1 yorum