Ana içeriğe geç
Selim Toprak
Selim ToprakKöşe Yazarı

Hatice Başkan’a ulaşabilene madalya verilsin!

Gazetecilik, uzaktan bakılınca dünyanın en keyifli mesleklerinden biri gibi görünür.

Hatice Başkan’a ulaşabilene madalya verilsin!

Gazetecilik, uzaktan bakılınca dünyanın en keyifli mesleklerinden biri gibi görünür.

“Ne var canım?” derler.

“Sabah kahveni içersin, akşam da oturur köşe yazını yazarsın.”

Keşke öyle olsa…

Bu mesleğin en büyük sınavı, her gün ya da her hafta okuyucunun karşısına yeni bir konuyla çıkabilmektir. Bazen bir olay yakalarsınız, bazen bir insan…

Kimi zaman översiniz, kimi zaman eleştirirsiniz. Ama en güzeli, yazının sonunda hem okuyucuyu güldürmek hem de hakkında yazılan kişiye “Allah seni bildiği gibi yapsın!” dedirtebilmektir.

Bugünkü konuğum tam da böyle biri…

Aslında onu Batman’da tanımayan yok.

Gazetemizin Genel Koordinatörü…

Kadıraj Dergisi’nin patronu…

Batman Çalışan Gazeteciler Derneği Başkanı…

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin tek resmi bilirkişisi.

Toplantıların aranan yüzü…

Programların değişmez ismi…

Fotoğrafların vazgeçilmez karesi…

Kısacası…

Batman’da aynı gün içinde üç farklı yerde görüldüğüne dair ciddi iddialar bulunan sevgili Hatice Türkan…

Benim meselem yaptığı işlerle değil.

Hatta kendisiyle de değil.

Benim tek derdim…

Hatice Başkan’a ulaşabilmek!

İnanın bana…

NASA’ya ulaşmak daha kolay olabilir.

Vergi dairesinde sıra gelir.

Batman Bölge Hastanesi’nden bir şekilde randevu bulunur.

Resmî kurumlara yazarsınız, eninde sonunda cevap gelir.

Ama Hatice Başkan…

İşte orası tamamen kader planına kalmış bir iştir.

Telefon edersiniz…

Telefon çalar…

Çalar…

Biraz daha çalar…

Bir süre sonra telefon bile size dönüp:

“Ben elimden geleni yaptım.” der gibi susar.

İlk düşünceniz şu olur:

“Herhalde şehir dışında…”

Sonra öğrenirsiniz ki şehir içinde…

Hatta sizden başka herkesle görüşmektedir!

Hatice Başkan’ın danışmanı yok.

Sekreteri yok.

Özel kalemi yok.

Çünkü bütün görevleri kendisi üstlenmiş.

Telefona da kendisi bakacak…

Mesajı da kendisi okuyacak…

Dönüşü de elbette kendisi yapacak…

Tabii ne zaman uygun görürse…

Mesela siz pazartesi günü:

 “Başkanım, müsait olunca arar mısınız?” diye mesaj bırakırsınız.

O mesaj adeta manevi inzivaya çekilir.

Bir hafta sonra telefon çalar.

Ekranda şu sihirli cümle belirir:

“Hatice Türkan Arıyor…”

İnsan önce telefona bakıyor.

Sonra gökyüzüne…

“Acaba yanlışlıkla mı aradı?” diye düşünüyor.

Telefonu açıyorsunuz.

Karşıdan o sakin ve kendinden emin ses geliyor:

“Mesajını yeni gördüm.”

İşte o an anlıyorsunuz ki Hatice Başkan’ın zaman kavramı bizim kullandığımız saatle işlemiyor.

Bizim “acil” dediğimize o “kısmet olursa” diyor.

Bizim “bugün” dediğimize o “uygun bir zamanda” diyor.

Geçenlerde sevgili Recep Kavuş’un köşesinde Hatice Hanım’ın milletvekilliği ihtimalinden söz edildi.

Yazıyı okuyunca bir an içimi korku sardı.

Şimdiden ulaşamıyoruz.

Bir de milletvekili olduğunu düşünün…

Herhalde önce e-Devlet’ten başvuru yapacağız.

Sonra barkodlu belge oluşturacağız.

Ardından bir komisyon toplanacak.

Komisyon uygun görürse belki telefonumuz çalar.

O da seçimden sonraki yasama dönemine kalmazsa…

Bir de ilginç bir özelliği var.

Siz onu aradığınızda ulaşamazsınız.

Tam “Artık vazgeçtim.” dediğiniz anda telefon çalar.

Ekranda yine o isim…

Hatice Türkan.

İşte o anda insan refleksle ayağa kalkıyor.

Telefonu iki eliyle tutuyor.

Sanki devlet protokolünden önemli bir görüşme geliyor.

Çünkü bir daha ne zaman arayacağını kimse bilmiyor.

Şaka bir yana…

Hatice Türkan gerçekten Batman’ın en çalışkan isimlerinden biri.

Bir bakıyorsunuz okulda…

Bir bakıyorsunuz bir dernek programında…

Ardından bir konferansta…

Sonra bir basın toplantısında…

Arkasından başka bir sosyal sorumluluk etkinliğinde…

İnsan ister istemez düşünüyor:

“Hatice Başkan’ın bir ikizi mi var?”

Yoksa bizden gizli ışınlanma teknolojisini mi çözdü?

Artık orasını bilim insanları araştırsın.

Benim ise küçük bir ricam var sevgili Başkan…

Bu yazıyı okuduktan sonra beni aramayı düşünürsen…

Lütfen bunu gelecek yıla bırakmayalım.

Çünkü gazeteciler beklemeye alışkındır.

Ama senin telefonunu beklemek…

Başlı başına uzmanlık isteyen bir sabır eğitimi oldu.

Velhasıl…

Batman’da yeni petrol kuyuları bulunabilir.

 Yeni yollar yapılabilir.

Hatta insanlık Mars’ta koloni kurabilir.

Ama Hatice Türkan’a ilk aramada ulaşabilen biri çıkarsa…

İşte onu manşetten verelim.

Çünkü bu, yalnızca bir haber değil…

Batman basın tarihinin en büyük başarısı olur.

Ve o manşetin altına da tek cümle yazarız:

“Mucizeler hâlâ gerçekleşiyor.”

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın