Türkiye, köklü tarihi boyunca milli birlik ve bütünlüğünü koruma yolunda pek çok kritik eşikten geçmiş; her defasında ortak akıl ve toplumsal basiret ile geleceğini teminat altına almayı başarmıştır.
Geçtiğimiz hafta TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (Çerçeve Yasa), bu kadim iradenin somut bir tezahürü olarak tarihteki yerini almıştır.
Kabul edilen bu yasal düzenleme, anayasal ilkeler ve evrensel hukuk normları titizlikle gözetilerek hazırlanmıştır.
Yasada kamu vicdanını yaralayacak adımlardan kaçınılmış; kasten öldürme, işkence, ağır muamele ve hürriyeti tahdidin ağır sonuçlar doğurduğu fiiller erteleme ve düşme mekanizmalarının tamamen dışında tutulmuştur.
Kapsam dahilinde kalan durumlar için ise hukuki süreç kademeli bir esasa bağlanmıştır.
Buna göre, 15 yılın altındaki cezalar için 5 yıl, 15 yılın üzerindeki cezalar için ise 10 yıl erteleme öngörülmüştür.
Hak sahiplerinin 6 ay içerisinde resmi güvenlik makamlarına başvurmaları şart koşulurken; teslim alınacak silah ve mühimmatın toplanması hususunda yurt içinde Jandarma ve Emniyet birimleri, yurt dışında ise Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yetkilendirilmiştir.
Tüm bu adımların, sahadan edinilecek istihbari bilgilerin teyidi ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) onayı sonrasında hayata geçirilecek olması, devlet ciddiyetinin ve güvenlik anlayışının en üst düzeyde korunduğunu göstermektedir.
Mevzuatın ve sürecin geldiği bu tarihi noktada, Meclis çatısı altında sergilenen siyasi irade ve uzlaşı her türlü takdirin üzerindedir.
Süreçte MHP’nin üstlendiği etkin ve yapıcı rol, AK Parti’nin kararlı ve samimi çabaları, HÜDA PAR’ın olumlu yaklaşımı, CHP ve Yeni Parti’nin milli bütünleşmeye katkı sağlayan yapıcı oyları ile DEM Parti’nin süreç boyunca yürüttü temaslar, Meclis’te ender görülen bir toplumsal mutabakat tablosu ortaya çıkarmıştır. Farklı siyasi kulvarlardaki yapıların milli meselede aynı noktada buluşması, kardeşlik bağlarımızı daha da pekiştirmiştir.
Temennimiz ve duamız, Meclis çatısı altında sağlanan bu birlik ve beraberlik ruhunun daimi olmasıdır. İçeride ve dışarıda fitne ve fesat odakları toplumsal huzurumuzu bozmak, milletimizin arasına nifak tohumları ekmek için kirli hesaplar yapmaya devam etseler de, devletin kararlılığı ve milletin kenetlenmesi karşısında asla umduklarını bulamayacaklardır.
Türkiye, bu çok kıymetli adımlarla huzur ve güven içinde yarınlarına yürümeye devam edecektir.

Yorum yaz
Yorumları göster0 yorum
Yorumu bildir