Ana içeriğe geç
Ekrem Işık
Ekrem IşıkKöşe Yazarı

İki tekerlekli anarşi ve yaya güvenliği

Şehir hayatının en temel kuralı şudur: Yayaya ait alan, kentteki en dokunulmaz sığınaktır.

İki tekerlekli anarşi ve yaya güvenliği

Şehir hayatının en temel kuralı şudur: Yayaya ait alan, kentteki en dokunulmaz sığınaktır. Ancak son dönemde sokaklarımızda yaşanan tablo, bu temel kuralın tamamen rafa kalktığını gösteriyor. Neredeyse her gün yaralanmalı ya da ölümlü bir motosiklet kazası haberiyle sarsılırken, trafik güvenliği her geçen gün daha büyük bir kaosun içine sürükleniyor. Araçların sağından ve solundan makas atarak geçen, şerit kavramını yok sayan, aniden önünüze kıran motosikletler ve motorlu kuryeler henüz kontrol altına alınamamışken, şimdi bir de elektrikli skuter belasıyla karşı karşıyayız.

Skuterlerin ve motosikletlerin kaldırımlarda adeta cirit atması, kontrolsüzlüğün ve denetimsizliğin ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor. Yılan gibi araçların arasında süzülen, kırmızı ışık ihlalini alışkanlık haline getiren, yayaların can güvenliğini hiçe sayarak kaldırımlardan fırlayan bu iki tekerlekli araçlar, yayalara çarpmaktan dahi çekinmiyor. Yayaların sakin ve güvenli bir şekilde yürümesi gereken alanlar, her an arkadan bir motorun veya skuterin çarpabileceği birer korku tüneline dönüşmüş durumda.

Bu kuralsızlığın bu kadar rahat yayılmasının arkasındaki en büyük neden ise caydırıcı yaptırımların ve fiili denetimlerin yetersizliğidir. Sahada durumu görmesi gereken yetkililerin ve görevlilerin vurdumduymaz tavırları, kuralları hiçe sayanlara örtülü bir özgürlük alanı tanımaktadır. "Nasıl olsa ceza yok" algısı, trafikteki anarşiyi her geçen gün beslemektedir.

Bu tehlikeli gidişata dur demek için acilen radikal adımlar atılmalıdır:

 * Sıfır Tolerans Denetimi: Kaldırımları ihlal eden motosiklet, skuter ve bisikletlere karşı saha denetimleri artırılmalı, cezai yaptırımlar tavizsiz şekilde uygulanmalıdır.

 * Dijital ve Mobil Takip: Kent güvenlik kameraları (KGYS) ve denetim ekipleri, sadece ana arterlerde değil, kaldırım ihlallerinin yoğun olduğu yaya bölgelerinde de aktif ceza kesebilmelidir.

 * Kurye ve Ticari İşletme Sorumluluğu: Motorlu kuryelerin hız baskısı altında kural ihlali yapmasını engellemek amacıyla, kurye çalıştıran firmalara da hukuki ve idari yaptırımlar getirilmelidir.

 * Skuter ve Mikromobilite Düzenlemesi: Elektrikli skuterlerin hız limitleri, park alanları ve kaldırımlara giriş yasakları yazılı kural olmaktan çıkarılıp teknolojik kısıtlamalarla (coğrafi çit / hızı otomatik düşürme) zorunlu hale getirilmelidir.

Kaldırımlar araçların kestirme yolu değil, yayaların yaşam alanıdır. Denetimsizliğin ve cezasızlığın getirdiği bu vurdumduymazlığa son verilmediği sürece, ne trafikte can güvenliğinden ne de şehirde huzurdan söz etmek mümkün olacaktır. Yetkililerin bir an önce elini taşın altına koyması ve bu gidişata "dur" demesi şarttır.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın