Gelişimin ve dönüşümün tesadüflerle değil, vizyoner dokunuşlarla gerçekleştiğini gösteren en somut örneklerden biri yanı başımızda yükseliyor: Bitlis.
Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren’in doğduğu topraklara sunduğu katkılar, sıradan bir hayırseverlik anlayışının çok ötesinde.
Eğitim komplekslerinden camilere, sosyal tesislerden bölge istihdamına can suyu olan devasa fabrikalara kadar Bitlis, sanayi ve eğitimin harmanlandığı parlayan bir merkeze dönüştü.
Topraktan kazandığını toprağa, insanına yatıran bu yaklaşım, bölgesel kalkınmanın nasıl bir adanmışlık gerektirdiğini herkese kanıtlıyor.
Bu durumun en çarpıcı ve taze örneği ise bu yılki YKS tercih sürecinde yaşandı.
Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi ilk kez öğrenci kabul edecekti.
Dikkat çeken detay ise kılavuzdaki o satırdı: İlk 15 tercihinde buraya yer veren öğrencilere aylık 50 bin TL burs.
Sonuçlar açıklandığında tablo netleşti. Sunduğu bu vizyoner teşvik sayesinde Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi, ilk yılında 10 bininci sıradan öğrenci alarak muazzam bir başarıya imza attı.
Doğru hamlelerin, cazibe merkezleri yaratmada ne kadar kestirme ve etkili bir yol olduğunu hepimize bir kez daha gösterdi.
İşte tam bu noktada durup düşünmeden, iç çekmeden edemiyor insan...
Bizim neden hâlâ bir tıp fakültemiz yok?
Çevre iller geleceğin hekimlerini yetiştirmek, sağlık altyapısını güçlendirmek ve en parlak zekaları kentlerine çekmek için stratejik adımlar atarken; biz neden yerimizde sayıyoruz?
Neden potansiyelimizi, kurumlarımızı ve imkânlarımızı böylesine somut, vizyoner projelere dönüştüremiyoruz?
Sorun sadece ödenek ya da bürokrasi meselesi değil; mesele, memleketine "eren" bir vizyona sahip olup olamamakta.
Bir tarafta taşın altına elini koyup bir şehri geleceğe taşıyan Erenler; diğer tarafta kendi potansiyelini görüp ona bir türlü ermeyenler, eremeyenler...
Soru basit, yanıtı ise can yakıcı: Biz ne zaman ermeyenler tarafını bırakıp, kendi geleceğini inşa eden Erenlerin safına geçeceğiz?

Kesinlikle sizinle ayrı görüşteyim bu ülkenin bu ülkenin bu şehrin ekmeğini yiyenlerin bu şehre vefa borcu var vicdan borcu var maalesef çok az kişi bu Uefa’yı gösteriyor