Her şehrin bir vicdanı vardır futbolda.
Bir sesi, bir kalemi, bir yüreği…
Batman için bu isimlerden bir de Hakan Tufan’dır.
Yıllardır Sonsöz Gazetesi’nde sadece maç yazıları değil, yürekten kopan cümleler okuduk ondan. Tribünleri de, sahayı da, yönetimi de, taraftarı da aynı cümlede buluşturmayı başardı. Sadece yazmadı… Duygulara tercüman oldu.
Spordan Sonsöz canlı yayınlarında aynı ekranı paylaştığımızda onun heyecanı bana da geçerdi. Her yayında bir gazeteci, bir taraftar, bir kardeş bir dost, bir yorumcu ama hepsinden önce gerçek bir "Batmanlı" otururdu karşımda.
Ve şimdi... Batman futbolunda eksik bir ses var.
Eksik bir kalem, eksik bir ruh.
Petrolspor’un adını duyunca gözleri parlayan bir adamdı Hakan Tufan. Kırmızı-beyaz formaya yazdığı şiirler, maç öncesi kaleme aldığı motivasyon yazıları, altyapıdaki gençlerin gelişimine harcadığı zaman, İl Özel İdare Spor’daki yöneticiliği… Hepsi bu şehrin futboluna dokunan emeklerdi.
Ve şimdi o emeklerin ardında eksik bir parça kaldı. Sessiz, buruk, yarım.
Final maçında Kayseri’de yaşadığımız o acı dolu son hâlâ içimizi sızlatıyor. Vanspor’a karşı kaçan penaltılar sadece bir sezonu değil, hayalleri de götürdü. Hakan’ın gözyaşları sessiz aktı o gün. Tıpkı içindeki sevdanın sessizliği gibi. O gün “Petrolspor’u bir daha takip etmeyeceğim” dedi.
Ama bu şehir onu tanıyor. Bu şehir onun futbol aşkını, Petrolspor’a olan tutkusunu iyi biliyor.
Ben şahsen inanmadım bu vedaya. Çünkü o sevda bir defterin kenarına yazılıp silinecek bir sevda değildi.
Ve unutmamak gerekir:
Hakan, iyi günde yanımızda olanlardan değildi.
Kötü günlerde de oradaydı.
Yeri geldi kaybettiğimizde sustu ama küsmedi.
Yeri geldi eleştirdi ama vazgeçmedi.
Bugün birçokları iyi günde sahnedeyken, o dün de buradaydı, bugün de burada…
Ve biz inanıyorum ki yarın da burada olacak.
Bugün eğer tribünlerde onun sesi yankılanmıyorsa, eğer mikrofonlarda onun cümleleri eksikse…
Bilin ki eksik olan sadece bir kişi değil, bir ruh, bir yürek, bir vicdan eksiktir.
Petrolspor onsuz bir yanıyla sessiz, bir yanıyla eksik.
Kalemiyle yazılmayan her maç, ruhu eksik bir sayfa gibi.
Çünkü Hakan’sız Petrolspor, hikâyesini tamamlayamayan bir roman gibi.
Belki bu şehir, emek verenlerin kıymetini zamanında bilmiyor.
Ama ben çok iyi biliyorum. Maça üç saat kala heyecanla beni arayıp hazır ol seni almaya geliyorum tribünlerde yer bulamayız yoksa diyordu. Sanki herkes onun gibi bilinçli ve maç gününü heyecanla bekliyormuş gibi düşünür hareket ederdi.
Bilenler, tanıyanlar, onun fedakârlıklarına şahit olanlar…
Hakan Tufan’a bir teşekkür borçluyuz.
Ve biliyoruz…
O mikrofonlar bir gün yeniden onun sesiyle dolacak.
Yok, öyle duygusal kararlar vermek.
Çünkü futbol, gerçek sevdalılardan vazgeçemez.
Gerçek memleket sevdalıları da sevdasını terketmez.
Ve Hakan Tufan bu sevdayı yarım bırakmaz.
Aynı ekranlarda yeniden buluşmak dileğiyle dostum.
Daha yapacak çok işimiz var sayın Tufan…