Kayseri yolculuğuna Hakan Tufan, İhsan Rüzgar ve Serdal Turan ile birlikte, maçtan iki gün önce çıktık. Rezervasyonlarımızı önceden yapmış, bu tarihi finali yerinde izlemek için büyük bir heyecanla yola koyulmuştuk. Çünkü bu şehir, bu takım, bu sezon her şeyiyle 1. Lig’i hak ediyordu.
Sezona büyük umutlarla, büyük hayallerle girdik. Nasıroğlu ailesinin sağladığı rekor düzeydeki destekle, Petrolspor belki de tarihinin en güçlü bütçesiyle lige başladı. Ancak ne yazık ki, Sarıyer gibi güçlü bir kadrosu ve etkili bir lobisi olan bir takımla aynı gruba düştük. Belki de tek ve en büyük şanssızlığımız buydu.
34 maçta 26 galibiyet… Dile kolay. Normal sezonu 80 puanla tamamladık ama yetmedi. Play-off finalinde Vanspor’a penaltılarla kaybettik. Hayallerimizi bir başka bahara erteledik.
***
Maça Gelirsek…
Petrolspor maça oldukça tutuk başladı. Orta sahada pas yüzdemiz düşük kaldı, oyuna hükmedemedik. Vanspor ise daha istekli, daha mücadeleci bir görüntü çizdi. Özellikle ilk yarıda kalemizi zaman zaman zorladılar. Neyse ki kalecimiz Yusuf ve savunma hattımız gole geçit vermedi.
İkinci yarıda Mustafa Hüseyin Seyhan – Bünyamin Yürür değişikliğiyle orta sahaya tempo geldi. Mert Çapar, Bünyamin, Melih İnan ve Omar İmeri ile hücumda daha etkin olduk, birçok net pozisyon yakaladık. Ama son vuruşlar gelmedi… Son yarım saatte ve uzatmalarda Vanspor’u adeta sahasına hapsettik. O baskıyı kurduk ama golü bulamadık.
Mert Çapar…
Sezon boyunca Petrolspor’un en üretken oyuncularından biri oldu. Ancak Vanspor teknik ekibi çok iyi çalışmıştı. Sabahattin Destici, Mert’e adım attırmadı. Fiziksel temasla oynadı, alan bırakmadı, adeta adım adım takip etti.
Uzatmalar… Penaltılar…
Ve belki de maçın kırılma anı: Penaltı atışlarında oldukça yetenekli olan İlyas Kubilay Yavuz’un oyundan alınması. Serdar Bozkurt hocamızın bu kararı çok tartışıldı, tartışılacak da… Çünkü İlyas maç boyunca harika bir performans sergiledi. Emir Alagöz’le uyumu, topu taşıma becerisi, dikine oyunları ve hazırladığı pozisyonlar her şeyiyle orta sahada yükümüzü aldı. En önemlisi, iyi bir penaltı kullanıcısı olarak oyunda kalması büyük avantaj olurdu.
Eksikler de can yaktı. Atabey Çiçek ve İshak Çakmak gibi önemli oyuncuların yokluğu sahada hissedildi. Omar İmeri’nin oyundan alınarak yerine Melih İnan’ın girmesi de bana göre bir başka teknik hataydı. Çünkü İmeri hem bitirici hem de tecrübeli bir oyuncu. Melih’in girdiği pozisyonlar ve kaçan goller… Saç baş yoldurdu.
Ve o son penaltı…
Transferine bir türlü anlam veremediğim Cengizhan Akgün, Yeni Malatyaspor’dan ilk devredeki takım arkadaşı Abdulsamet Damlu’ya son penaltıyı teslim etti.
Umutlarımız, Trendyol 1. Lig hayallerimiz bir başka bahara kaldı.
Ama her şeye rağmen…
Bize bu heyecanı yaşatan, yeniden hayal kurduran; Zeynel Abidin Nasıroğlu, Mert Nasıroğlu, Cesur Nasıroğlu nezdinde Fernas’a ve değerli aile büyüklerine, Başkan Hakan Toy’a, her maçta terinin son damlasına kadar mücadele eden futbolcularımıza, teknik heyetimize sonsuz teşekkür ederim.
Ve özellikle…
Batman’dan, çevre il ve ilçelerden, İstanbul’dan; kimi zaman konvoylarla, kimi zaman tek başına kilometrelerce yol yaparak Kayseri’ye akın eden cefakâr, vefakâr KIRMIZI-BEYAZ sevdalılarına kalpten teşekkürler…
O tribünlerde kurduğunuz atmosfer, sahada 90 dakika dinmeyen destek; bu takımın asıl sahibi olduğunuzu bir kez daha gösterdi.
Taraftar olmak sadece galibiyetle sevinmek değil, böyle anlarda da dimdik ayakta durabilmektir. Bu şehir, bu kulüp, bu renkler böyle bir taraftara sahip olduğu sürece, hiçbir hayal fazla uzak değildir.
Vanspor’u da tebrik ederim. Play-offlara çok iyi hazırlanmışlar. Maça ve penaltılara kadar her detaya çalıştıkları çok belliydi. Başarılar dilerim, yolları açık olsun.