TARIK ASLAN - SEDAT ARSLAN - ÖZCAN ASLAN
Batman Petrolspor'un geçmişine ve bugününe emek vermiş, tribünlere gönlünü koymuş, yıllarını bu sevdaya adamış isimleri anmaya devam ediyoruz. Bu yazı dizisindeki gayem, Petrolspor’un başarılı dönemlerinde ön plana çıkmaya çalışan sözde taraftarlarla, bu armaya gerçek anlamda emek ve gönül vermiş büyük fedakarlıklar yapmışisimleri ayırmak, onları onore etmek ve verdikleri emekleri hatırlatmak Batman futbol kamuoyuyla paylaşmaktır.
TARIK ASLAN
Futbol, sahada 90 dakika oynanan bir oyundan çok daha fazlasıdır. Oyun biter, skor tabelası susar ama tribünlerin sesi hiçbir zaman dinmez. İşte o sesin en gür çıktığı yerlerden biri de Batman’ın kırmızı-beyaz sevdasının adeta kalbi olan Petrolspor tribünleridir. Ve o kalbin en güçlü atışlarından biri: Tarık Aslan.
Tarık Aslan, sadece bir taraftar değil; bir davanın adanmış neferidir. Yıllarca Petrolspor'un peşinden ülkenin dört bir yanını arşınladı. Ne soğuk, ne mesafe, ne de yenilgi onun adanmışlığını azaltabildi. O, deplasmanlara park etmek için değil; yüreğini, sesini ve inancını taşımak için gidenlerden. Aktif tribün liderliğini bıraktığı yıllarda bile gönlü hiçbir zaman bu renkten, bu tutkudan kopmadı. Ve şimdi yeniden aramızda… Eskisinden daha güçlü bir duruşla, daha gür bir sesle!
Son olarak Kepez deplasmanında yaşadığı sakatlık, onun fedakârlığını bir kez daha gösterdi. Ayağı kırılmıştı ama o hâlâ takımını düşünüyordu. "Keşke diğer ayağım da kırılsaydı da Petrolspor galip gelseydi" diyecek kadar yüreği bu renklere bağlı bir tribün emekçisi… Böylesi sözler, klişe değil; yaşanmışlığın, sadakatin ve futbolun ötesindeki bir bağlılığın yansımasıdır. Tarık Aslan, sadece bir isim değil; tribün ruhunun vücut bulmuş hâlidir. Onun varlığı, Petrolspor tribünlerine güven, coşku ve omurga katıyor. Onun olduğu yerde kimse yalnız değildir, kimse sessiz değildir. Çünkü Tarık Aslan'ın olduğu yerde tribün kendinden emindir. İyi ki varsın Tarık Aslan… Tribünler seninle güçlü, seninle bir başka güzel. Emeğine, yüreğine, alın terine sağlık...
SEDAT ARSLAN
(Amigo Sedo)
Futbol sadece 90 dakikadan ibaret değildir. Kimi zaman bir marştır, kimi zaman bir atkının ucunda yılların hatırasıdır. Ve bazen de bir adamdır, yıllarını, gençliğini, yüreğini tribünlere adamış bir adam… Batman Petrolspor denince tribünlerin belleğinde yer edinmiş isimlerden biridir Sedat Arslan, nam-ı diğer Amigo Sedo.
Sedat Arslan, 90’lı yılların ortalarından itibaren tam 20 yılı aşkın süre boyunca sadece takımın değil, tribünlerin ruhuydu. Şapkasıyla özdeşleşmiş bir figür, sesiyle binleri ayağa kaldıran bir liderdi. Kimine göre amigoydu, kimine göre abi… Ama herkes için tribünlerin değişmeyen sesi, Petrolspor’a sevdalı bir yürekti. Aynı zamanda bir kamu kurumunda güvenlik görevlisi olarak görev yapan, benim de meslektaşım olan Sedat Arslan, hayatın her alanında olduğu gibi işinde de saygıyı hak eden bir emekçidir. Tribünlerde gösterdiği özveriyi, disiplini ve sevgiyi mesleğinde de sergileyen bu değerli insan, sadece stadın değil, görev yaptığı kurumun da sevilen yüzlerinden biridir.
Son birkaç yıldır amigoluğu aktif olarak bırakmış olsa da, tribünlerin hafızasından silinmeyen o enerji, o heyecan hâlâ anlatılır, anılır. Bugün gençlerin elinde meşaleler yanıyorsa, marşlar bir ağızdan coşkuyla söyleniyorsa, bunda Sedo’nun payı büyüktür. Çünkü o sadece bir amigo değildi; tribünü bir kültüre dönüştüren, gençleri sahiplenen, tribün ahlakını öğreten bir yol göstericiydi. Onurla, gururla anılması gereken bir isimdir Sedat Arslan. Bugün tribünde her bağıran gencin sesinde biraz onun yankısı vardır. Her sevda ateşinde onun yıllarını verdiği emeklerin izi...
Tribün emekçilerine saygı duyanlar, bu renklere gönül verenler… Bir selam gönderin Amigo Sedo’ya. Çünkü o, bu tribünlerin hala yaşayan efsanesidir.
ÖZCAN ASLAN
Futbol sadece 90 dakikadan ibaret değil. Asıl hikâyeyi tribünlerde yazan, yağmurda çamurda, sevinçte hüzünde takımının yanında olan isimler anlatır bize. İşte o isimlerden biri, belki de en sessiz ama en derin olanı: Özcan Aslan.
Karşıyaka’nın mütevazı sokaklarından çıkıp Batman Petrolspor’un gönlünde yer edinmiş bir isim o. Ne kamera önünde, ne büyük lafların peşinde… Ama her zaman kulübün kalbinde. Yirmi yılı aşkın bir süredir, bu renklere sadakatle, samimiyetle bağlı. Bazen bir cümleyle, bazen sadece bir bakışla anlatır derdini. O, sessizliğin içindeki büyük emektir.
Özcan kardeşim, bu kulübün isimsiz kahramanlarından biri. Arkada durmayı seçen ama her zaman en önde mücadele eden bir karakter. Gönlünden geçenleri saklamadan ama asla kırmadan söyleyen, yapıcı olan, seven, sahip çıkan saygılı bir o kadar da saygıyı hakeden biri… Onun varlığı, bu camiayı daha güçlü kılıyor. Kendi adıma da şunu söylemeden geçemem; ben Özcan Aslan’ı sadece bir tribün emekçisi olarak değil bir dost, bir yol arkadaşı olarak görüyorum. Onun bu kulüp için yüreğini koyduğunu, her anını bu sevdaya göre yaşadığını bilmek hepmize güç veriyor. Değeri büyük, yeri özel. İyi ki varsın Özcan Aslan. İyi ki bu sevdayı seninle paylaşıyoruz.