Bu hafta, uzun süredir kaleme aldığım Petrolspor yazılarında alışılmışın dışına çıkmak istiyorum.
Ne bir rakip analizi ne de bir maç değerlendirmesi olacak bu yazı.
Bugün, siz değerli okurlarıma ve kulübümüze gösterdiğim özenin bir benzerini artık kendime de göstermem gerektiğini hissettim.
Bu yüzden yaşadığım bir sıkıntıyı sizlerle samimiyetle paylaşmak istiyorum.
Yaklaşık 30 yıldır Petrolspor'un maçlarını, sevinçlerini, hüzünlerini, düşüşlerini ve çıkışlarını tribünlerden takip eden bir taraftarım.
Bu sevda öyle kolay anlatılmaz; bir formanın peşinden koşmak değil sadece, bir şehrin, bir ruhun, bir geçmişin izini sürmektir.
On yılı aşkın süredir köşe yazarlığı yapıyorum.
Son üç yıldır yerel basında ve ekranlarda spor yorumculuğu yaparak bu kente, bu takıma olan aidiyetimi bir adım daha ileri taşıdım.
Belki inanmayacaksınız ama yıllardır gönlünü, zamanını ve emeğini bu takıma adamış biri olarak maçlarda ne basın tribününde ne de protokolde yer bulamıyorum.
Evet, belki resmi anlamda bir medya mensubu değilim ama hangi resmi kart ya da hangi belge, yılların emeğini ve alın terini ölçebilir ki?
Başka şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de spor adına bir şeyler üreten, yorumlayan ve aktaran insanların da saygı ve değer görmesini beklemek çok mu zor?
Geçtiğimiz sezonlarda adım ek protokol listelerine spor yorumcusu olarak yazılabiliyordu.
Herhangi bir sorun yaşanmadan maçları izleyebiliyorduk.
Ne değişti?
Hangi gerekçeyle bu yıl dışlandık?
Oysa bu takım küme düşerken de yanındaydık, basının ve temsilcinin ve kimsenin maça gelmediği zamanlarda da tribündeydik.
Bugün ise takım zirveye oynarken, stadyumda yer bulamıyoruz.
Üstelik biz kenarda beklerken, yönetimde yer alan bazı idarecilerin kulüp çalışanlarının akrabaları, dostları, yakın çevresi rahatlıkla protokolde yer bulabiliyor.
Bu yalnızca bir kişisel mağduriyet değil.
Bu, yönetimin vizyonuna, liyakat anlayışına ve emeğe gösterdiği saygıya dair ciddi bir zaafın göstergesidir.
Şehirde spor kamuoyuyla kulüp yönetimi arasında bir köprü olabilecek, yıllardır tribünde, ekranlarda, gazete köşelerinde Petrolspor'u anlatan insanları görmezden gelmek, kulübün geleceği adına da büyük bir eksikliktir.
Gönül isterdi ki, tüm şehirlerde olduğu gibi Batman’da da emek veren spor insanlarına aynı imkânlar sunulsun.
Ne bir fazla ne bir eksik!
Biz sadece hak ettiğimiz değeri görmek istiyoruz.
Bu şehrin takımına gönül vermiş ve yıllarını adamış insanlar olarak bir teşekkür beklemiyoruz tabi ama en azından tribünlerde bir yer bulabilmeyi hak ettiğimize inanıyoruz.
Ama ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın, bu şehre, bu armaya ve bu taraftara olan bağlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.
Siz değerli okurlarımı böyle bir konuyla meşgul ettiğim ve zamanınızı aldığım için affınıza sığınıyorum.