OTOBÜSÜN ÜSTÜNDE GÖNÜLLERİN TEPESİNDE : SALİH KURT
Onu gerçek yapan, anlamlı kılan; formasını giymeyen ama yüreğini ortaya koyanlardır.
Tribünde, bir koltuğa değil bir davaya oturan; sesiyle, duruşuyla, varlığıyla bu camiaya yön veren isimler vardır.
İşte onlardan biri: Salih Kurt.
Onu anlatmak kolay değil.
Çünkü o, sadece bir isim değil. O, bir duruş.
Yıllardır o tribünlerde, aynı inançla, aynı tutkuyla...
Skora göre değişmeyen sevgisiyle, ne yağmur ne kar, ne galibiyet ne mağlubiyet fark etmeksizin orada oldu. Takım için yaşadı, takım için üzüldü, sevindi, mücadele etti.
Şampiyonluk otobüsünün tepesinde, elinde dalgalanan bayrağıyla verdiği görüntü hâlâ hafızalarda. O an, sadece bir kutlama değildi. Bir ömrün emeği, inancı ve sadakatiydi. Taraftarın gözünde artık sadece bir abiden ibaret değil; bir simge, bir önder, bir ağabeydir Salih Kurt.
Eğer bir gün, Petrolspor otobüsünün tepesinde, elinde bayrağıyla dalgalanan bir figür görürseniz, bilin ki o gün Petrolspor şampiyon olmuştur.
Çünkü o görüntü artık bir kutlamadan fazlasıdır. O, bir simgeye dönüşmüştür. O adam: Salih Kurt.
Sert bakışlarının ardında saklı koca bir yürek taşıdığına herkes şahittir. Sakalıyla, suskunluğuyla, gerektiğinde patlayan sesiyle... Onun varlığı bile yeterdi tribünlere düzen getirmeye, birliği korumaya.
Salih Kurt, sadece bir renktaş değil. O, tribünlerin hafızası. Her pankartta izi olan, her tezahüratta sesi yankılanan bir gönül neferi. Bugün gençler onun ardında dizilirken, aslında sadece bir maç izlemeye değil, bir kültürün parçası olmaya geliyorlar.
Ve şunu iyi bilmek gerekir: Tribünlerde böyle adamlar oldukça, formayı terletenler de bilir ki arkasında yalnızca seyirci değil, bir dava vardır. Salih Kurt bu davanın yılmaz neferi, susmayan sesi, dimdik duran omurgasıdır.
İyi ki varsın Salih Kurt. Tribünler ve şampiyonluk kutlaması seninle güzel.
****
TRİBÜNLERDE GENÇ BİR IŞIK : SERHAT ATALAY
Futbol sadece 90 dakikadan ibaret değildir.
Kimi zaman bir şehrin sesi, kimi zaman suskunluğunun haykırışıdır.
Batman’da bu sesi son yıllarda en gür şekilde duyuran, tribünlere nefes, coşku ve karakter katan genç ve enerjik bir isim varsa, o da Serhat Atalay’dır.
Deplasman yollarında harcanan mesailer, yağmurda ıslanan pankartlar, güneşte solan atkılar…
Her biri onun adanmışlığının, inancının ve davasının birer nişanesi. Serhat, yalnızca bir taraftar değil; Batman Petrolspor’un tribünlerdeki kalbidir, ruhudur.
Serhat Atalay, tribünlerin genç lideri olarak sadece bugünü değil, yarını da inşa etmektedir. Onun önderliğinde büyüyen gençler, tribün ahlakını, sadakati, ve armaya duyulan koşulsuz sevgiyi öğreniyor. O, alkışın ne zaman susması, sesin ne zaman yükselmesi gerektiğini bilen; öfkeyi sağduyuya, dağınıklığı birlikteliğe dönüştürebilen bir liderdir.
Her maç öncesi tribünleri organize eden, yeni nesli tribün kültürüyle tanıştıran, “Petrolspor sevdası yalnızca galibiyetlerle ölçülmez” diyerek sevdayı skordan ayıran bir gönül adamıdır Serhat. Haftalığını, zamanını, sağlığını hiçe sayarak takımının peşinden koşarken hiçbir karşılık beklememiştir. Çünkü onun için bu renkler bir aşkın, bir kimliğin adıdır.
Serhat, tribünlerde sadece ses değil, düzen ve ruh yaratmıştır. O, ateşiyle etrafını ısıtan, inancıyla tribünleri ayağa kaldıran, Batman Petrolspor’un tribünlerdeki geleceğini sağlam temellere oturtan bir isimdir. Uzun yıllar boyunca bu tribünlere yön verecek, genç kitleleri etrafında toplayıp ateşi diri tutacak bir liderdir.
Bugün, böyle bir değeri onore etmek boynumuzun borcudur. Çünkü emek kutsaldır. Hele ki bu emek bir arma uğruna, bir şehrin renkleri uğruna veriliyorsa…
Serhat Atalay’a gönülden bir alkış…
Her şeyden önce bu şehre, bu tribüne kattığın ve katacakların için…