Geçen hafta Doğu derbisinde, ligin en kaliteli kadrolarından birine sahip olan Elazığspor karşısında öyle bir futbol oynadık ki, Petrolspor’a gönül verenlerin tıka basa doldurduğu tribünler önünde takımımız adeta futbol resitali sundu. 2-0’lık net galibiyet tabelaya yansıyan kısımdı; asıl fark ise oyundaydı. Tempo, mücadele, iştah, üretkenlik… Kaçan pozisyonları saysak skor çok daha farklı bir yere gidebilirdi.
Atılan müthiş goller, kurulan baskı ve bitmeyen enerji gösterdi ki bu takım şampiyonluk yolunda çok önemli bir engeli açtı ve rakiplerine önemli bir mesaj verdi.
Özellikle kaleci Furkan Köse’nin harika performansı, konuk Elazığspor’u adeta tarihi bir farktan kurtardı dersem abartmış olmam.
Şampiyonluğa son 12 haftaya girdik. Artık lafın bittiği, her maçın final olduğu yerdeyiz. Hata yapma lüksümüz yok. Zira maç eksiğiyle gizli lider konumunda olan Muğlaspor var. Hemen ensesinde de köklü bir camia olan Urfaspor'da şampiyonluk yarışının içinde.
Bu saatten sonra iç saha–dış saha ayrımı yapmadan, rakibe bakmadan aynı ciddiyetle, aynı iştahla, aynı inançla oynamak zorundayız.
İç sahaya bakıyorum… Erbaaspor’a 3 attık, Erzincanspor’a 4 attık, Elazığspor’u 2-0’la geçtik. Cesur, istekli, baskılı bir takım… Tribünün gücüyle adeta rakibi boğan bir oyun. Ama deplasmanlara dönüp baktığımda içimde küçük de olsa bir tedirginlik oluşuyor. İnegöl ve Adana’dan 1-1, İskenderun’dan 2-2… Üç zorlu deplasman, kaybedilen 6 puan.
Evet, hepsi zorlu rakiplerdi, evet bu ligde kolay maç yok. Ama içeride gördüğümüz o özgüveni, o cesur ve iştahlı oyunu deplasmanda tam anlamıyla görememek beni ister istemez düşündürüyor. Yine de içimdeki umut, bu tedirginliğin çok daha önünde. İnanıyorum ki Pazar günü Ankaragücü deplasmanında alacağımız 3 puan ile bu şanssızlığımızı kıracağız diyerek Başkent ekibini kısaca mercek altına alalım...
ANKARAGÜCÜ'NÜ TANIYALIM
Ligde oynadığı 23 maçta 36 puan toplayan ve 10. sırada bulunan Başkent ekibi, Play-Off hattının sadece 6 puan gerisinde. Transfer yasağı nedeniyle ara transferde kadrosunu güçlendiremediler ama ellerindeki mevcut kadroyla iyi bir direnç ortaya koyuyorlar.
Teknik direktörlüğünü Recep Karatepe’nin yaptığı sarı-lacivertli ekip, deplasmanda 17, sahasında ise 19 puan toplamış. Maçlarını 20 bin kişilik Eryaman Stadyumu’nda oynuyorlar ve iç sahada kolay teslim olan bir takım değiller. Evlerinde oynadıkları 11 maçta sadece 2 yenilgi aldılar. Muğlaspor ve Elazığspor’a kaybettiler ama güçlü Urfaspor’u 4-1 gibi net bir skorla mağlup etmeyi başardılar. İç sahada 16 gol atıp sadece 11 gol yemeleri de savunma disiplinlerini gösteriyor.
Kadrosunda 1.Lig tecrübesine sahip kaptan Mahmut Tekdemir, İsmail Çokçalış, Diogo Coelho, Halil İbrahim Pehlivan, Emre Gültekin, Osman Çelik (cezalı) ve sakatlıktan çıkan Ertaç Özbir gibi önemli isimleri barındıran başkenti ekibinde Enes Tepecik (7), Atakan Güner (5), Miraç Şimşek (5) ve Mervan Yusuf Yiğit (4) attıkları gollerle takımın skor yükünü sırtlıyor. 30 golün 21’ine imza atan bu isimler Ankaragücü'nün hücumdaki önemli kozları.
Tecrübeyle gençliği harmanlayan Ankaragücü ile tarihimizde sadece bir kez karşılaştık; ligin ilk devresinde sahamızda zor geçen maçta rakibimizi 2-1 mağlup etmeyi başardık.
Taraftarımızın yasak nedeniyle belki de ilk kez bir deplasmanda yalnız bırakmak zorunda kalacağı takımımızın kalitesini sahaya yansıtarak başkentten Batman'a 3 puanla döneceklerine olan inancım da güvenimde tam.