Eskiden gücünü stat dolduran taraftar belirlerdi, şimdi ise o güce bir yenisi eklendi: sosyal medya. Çünkü artık oyun sadece 90 dakika değil. Maçtan önce başlıyor, maçtan sonra bitmiyor. Algı, etki, ses… Hepsi dijitalde büyüyor.
Daha açık yazayım…
Bir kulübün sosyal medya hesabı ne kadar güçlüyse, o kulüp o kadar “büyük” görünür. Bu sadece bir algı değil, günümüz futbolunun gerçeği. Futbolcular karar verirken bakıyor, sponsorlar bakıyor, rakipler bakıyor. Sen kendini ne kadar güçlü gösterirsen, o kadar ciddiye alınıyorsun ve hedefe o kadar kolay yürüyebiliyorsun.
Çünkü artık bir futbolcu transfer kararı verirken sadece sahaya bakmıyor. Kulübün sosyal medya gücüne, etkileşimine, ne kadar görünür olduğuna bakıyor. Güçlü bir dijital vitrin, oyuncunun da değerini büyütür. Bu yüzden güçlü görünen kulüpler transferde bir adım öne geçiyor.
Sponsorlar da aynı şekilde hareket ediyor. Kalabalığı, sesi, etkileşimi yüksek olan kulüpleri tercih ediyorlar. Bu da kulübün ekonomik gücünü artırıyor. Ekonomin güçlenirse daha kaliteli kadro kurarsın, daha büyük hedeflere daha sağlam yürürsün.
Ve biz…
Sahada destan yazan, yoklukta var olan, mücadeleyle büyüyen bir kulübün taraftarıyız. Ama iş sosyal medyaya geldiğinde aynı gücü gösteremiyoruz. İşte bu can yakıyor.
Bakın, bu kulüp kolay buralara gelmedi.
Bu şehir için elini taşın altına koyan gecesini gündüzüne katan, maddi manevi yükü sırtlayan bir aile var. Nasıroğlu ailesi bu kulüp için sadece destek olmadı, adeta omurga oldu. Herkes geri çekilirken onlar ileri çıktı. Herkes susarken onlar servet döktü.
Peki, biz ne yaptık?
Tribünde varız, evet sokakta da varız… Ama iş kulübün sesini dijitalde büyütmeye gelince eksik kalıyoruz.
700 bine yaklaşan bir şehirden bahsediyoruz. Ama kulübün sosyal medya gücüne bakınca bu şehrin sesi o kadar cılız ki… 170 bin takipçi. Bu tablo bize yakışmıyor.
Önümüzdeki sezon bambaşka seviyedeki rakiplerle mücadele edeceğiz. Ama sadece sahada değil… Onların yarattığı algıyla, onların dijital gücüyle de yarışacağız. Onlar sesini milyonlara duyururken biz binlerle kalırsak, sahadaki mücadele de yalnız kalır.
Çünkü artık destek sadece tribünde verilmiyor.
Bir takip, bir paylaşım, bir etkileşim… Bunlar küçük gibi görünür ama aslında kulübün büyümesinin temel taşlarıdır. Ne kadar kalabalık görünürsen, o kadar güçlüsün. Ne kadar ses çıkarırsan, o kadar varsın.
Bu yüzden mesele basit ama çok önemli,
Bu kulüp yalnız değil diyorsak, bunu kulübün resmi sayfasını takip ederek de göstermenin zamanı geldi.
Sahada nasıl takımın arkasındaysak, kulübün resmi Instagram hesabını da takip ederek aynı birlikteliği göstermeliyiz. Bu, yapılan fedakarlıklara bir teşekkürdür. Bu, verilen emeğe bir karşılıktır. Bu, Batman’ın büyüklüğünü tüm rakiplere göstermektir.
Çünkü bu sadece bir “takip et” meselesi değil…
Bu; transferi kolaylaştıran, sponsoru çeken, ekonomisini ve takımı güçlendiren bir meseledir.
Bu; şehrine sahip çıkma, sesini daha gür çıkarma ve rakiplere dijitalde de ezilmeme meselesidir.