Ana içeriğe geç
Selim Toprak
Selim ToprakKöşe Yazarı

Petrolün kokusu vefanın adı Nurullah Uçar

Önce bir soru sorayım… Bir şehri şehir yapan nedir?

Petrolün kokusu vefanın adı Nurullah Uçar

Önce bir soru sorayım…

Bir şehri şehir yapan nedir?

Petrol kuyuları mı?

Yükselen binalar mı?

Genişleyen caddeler mi?

Hayır…

Bir şehri şehir yapan; o kentin hafızasına alın teriyle, emeğiyle ve insanlığıyla iz bırakan insanlardır.

İşte Nurullah Uçar, Batman’ın hafızasına adını sessizce kazıyan o güzel insanlardan biridir.

Batman henüz genç bir kentti…

Raman Dağı’nın eteklerinden yükselen petrol kokusu, umutla yoğrulmuş bir geleceğin habercisiydi.

TPAO’nun sireni çaldığında sadece vardiyalar başlamazdı.

Bir şehrin hayatı başlardı.

O siren sesiyle birlikte binlerce emekçi ekmeğinin peşine düşer, Batman biraz daha büyürdü.

İşte o emekçilerin arasında genç bir delikanlı da vardı…

Adı Nurullah Uçar’dı.

Sondaj sahalarında başlayan çalışma hayatı, yıllar içinde Sosyal İşler ve İnsan Kaynakları Müdürlüğü’ne kadar uzandı.

Ama onun yükselişi makamlarla değil, insanlığının büyüklüğüyle oldu.

Çünkü bazı insanlar görev yapar…

Bazıları ise görev yaptığı yere ruh verir.

Nurullah Uçar, çalıştığı her kurumun ruhuna insan sevgisini kattı.

Kapısını çalan hiç kimseyi geri çevirmedi.

Bir gönle dokunmayı, bir dosya kapatmaktan daha önemli gördü.

Belki de bu yüzden herkes onu makamıyla değil, insanlığıyla hatırlıyor.

Batman Petrolspor denildiğinde çoğu insanın aklına futbolcular gelir.

Oysa tribünlerin coşkusunun, kulübün ayakta kalmasının ve o büyük sevdanın arkasında görünmeyen emektarlar vardı.

Nurullah Uçar, işte o görünmeyen kahramanlardan biriydi.

Alkış istemedi…

Övgü beklemedi…

Gazete manşetlerine çıkmanın peşinde olmadı.

Yaptığı her işi, Batman’a karşı bir vefa borcu gibi gördü.

Ama onun hikâyesi yalnızca TPAO’yla da sınırlı değildi.

Batman’ın en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Midyatlılar Derneği’nin 10 yıl boyunca başkanlığını yaptı.

İnsanları ayrıştırmadı, birleştirdi.

Batman Beşiktaşlılar Derneği’nde görev aldı.

Okul Aile Birliklerinde yıllarca çocukların geleceği için emek verdi.

TED Batman Koleji’nin yönetiminde aktif sorumluluk üstlendi.

Nereye dokunduysa orada bir iz bıraktı.

Çünkü onun anlayışında koltuklar gelip geçiciydi.

Kalıcı olan, insanların gönlünde bırakılan yerdi.

Bugün Batman sokaklarında yürürken eski TPAO lojmanlarının önünden geçiyorum…

Bir zamanlar çocuk sesleriyle yankılanan Site Mahallesi geliyor aklıma.

Petrolspor’un maç günleri…

Stadyuma yürüyen binlerce insan…

Mahalle aralarında kurulan dostluklar…

Bir lokmayı bölüşen komşular…

Ve o günlerin güzel insanları…

 Ne yazık ki her geçen yıl birer birer eksiliyorlar.

Giden sadece insanlar olmuyor.

Bir şehrin hafızası da eksiliyor.

İşte bu yüzden Nurullah Uçar gibi isimleri yazmak, sadece bir dostu anlatmak değildir.

Batman’ın belleğine düşülen bir nottur.

Çünkü şehirler, kendilerine emek veren insanları unuttukları gün yaşlanmaya başlar.

Ben hep şuna inanmışımdır:

Petrol bir şehri zengin edebilir…

Ama insanı zengin etmeyen hiçbir servetin değeri yoktur.

Batman’ın gerçek serveti; Nurullah Uçar gibi dürüst, mütevazı, vicdan sahibi ve vefalı insanlarıdır.

Her şehre bir Nurullah Uçar lazım…

Çünkü böyle insanlar, görev yaptıkları kurumlara değil; yaşadıkları kente ömürlerini adarlar.

Yolun da bahtın da hep açık olsun güzel dostum.

İyi ki bu kadim kentin hikâyesinde senin gibi bir isim var.

Ve inanıyorum ki yıllar sonra petrolün kokusu belki unutulacak…

Ama ardında güzel bir insan kokusu bırakan Nurullah Uçar, Batman’ın vicdanında yaşamaya devam edecek.

Çünkü bazı insanlar ölmez…

Onlar, yaşadıkları şehrin hafızasına dönüşürler.

Okur görüşleri
9 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster9 yorum
Şahin KıranCevap verBildir

Dostluğun kadirşinazlığın vücut bulmuş haldidir Nurullah kardeşim

Yaşar İşlerCevap verBildir

Resmî kayıtlarda adı **Nurullah**, mahallemizde ise **Nasrullah** olarak bilinir\.<br />
<br />
Anne babalarımızın dostluğu sayesinde **Meydan Mahallesi’nin sokaklarında** birlikte büyüdük\. Çocukluğumuz; sokak oyunlarının hiç bitmediği, komşuluğun gerçek bir değer olduğu, hayatın daha sade ve samimi yaşandığı yıllardı\.<br />
<br />
Brako gibi mahallemizin unutulmaz isimleriyle aynı sokakları paylaştık; aynı sevinçleri yaşadık, aynı küçük hüzü

Asayı MusaCevap verBildir

ne yazık ki bu şirkette vefa namına hiçbir işlem yoktur. ilişiği kesilen ile vafa duygusu bitmiştir. özel günlerde mesaj atma gereği bile görülmemekte, etkinlik ve yıl dönümlerinde şirkete değer katan insanlara kıymet verilmemektedir. yanı başımızda bizde çıkan tüpraşta aidiyet duygusu devam etmektedir. tpao hep nankör bir kuruluş olmuştur. çalışanın kıymeti bilinememiştir. son dönemlerde işe gelmeyen, kaytaran, huzursuzluk çıkaranlar el üstünde tutulur

Selim toprakCevap verBildir

Sevgili okurum, eleştirinizde haklı olduğunuz yönler olabilir. Ancak benim yazım kurumun eksiklerini değil, ömrünü o kuruma ve bu şehre adamış Nurullah Uçar’ın emeğini ve vefasını anlatıyordu. TPAO’yu yıllardır en sert eleştiren yazıları da yine ben kaleme aldım. Keşke bu kadim kente kalıcı eserler kazandırabilseydi. Kurumlar eleştirilir; ama emek veren insanların hakkını teslim etmek de bir vefa borcudur.

Necmi BabaCevap verBildir

NURULLAH BABOŞUMUN İNSANLIĞINI KALİTESİNİ YÜREĞİNİ MERHAMETLİĞİNİ ANLATMAYA YAZMAYA KALEMLER YETMEZ AMA SENİN KALEMİN HEP SİVRİ OLDUĞUNDAN GÜZEL DOKUNUŞLAR YAPTIĞINDAN DOLAYI SANA TEŞEKKÜR EDİYORUM. BENDE 2 KELİMEYLE ANLATMAK İSTİYORUM, NURULLAH UÇAR DİYE YAZILIR &quot;Adam&quot; DİYE OKUNUR VESSELAM ????❤️????