Ülkemizde yaşananlara baktığımızda izahı olmayan gelişmelere tanık oluyoruz.
Öyle ilginç olaylar oluyor ki bazen “burası Türkiye mi?” diye sorasımız geliyor.
Sokak ortasında infazlar, mantar gibi biten mafya bozuntuları, cinayetler, uyuşturucu, bahis, kadın cinayetleri, kan davaları, iğrençlikler derken insanlığımızdan utanıyoruz.
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de çıkmışlar ekonomiyi düzelteceğiz diyerek vergileri habire artırıyorlar, yeni vergiler derken trafik cezalarını 50 kat artırıyorlar!
Hazineyi doldurmak lazım,
Köprülere,
Hava alanlarına,
Şehir hastaneleri gibi garantili yatırımlara para lazım,
Nereden gelecek bu para?
Senden benden…
Aferin böyle devam edin, nasıl olsa tepki yok,
herkes memnun yani utanmazsalar yendiğimiz lokmayı bile ağzımızdan alacaklar.
Elektrik faturaları da bu ay dahil bundan böyle katlamalı olacak.
‘Kademeli kullanım’ adı altında bir ödüyorsanız bundan böyle 2 ve 3 ödeyeceksiniz!
Buna da şükür “size elektrik, doğalgaz yok” deseler ne yapacağız?
Elden ne gelir?
“Porsiyonlarınızı küçültün (!)” dediklerinde herkes gülmüş geçmiş fakat başına gelecekleri tahmin etmemişti.
Altının hızına ise kimse yetişemiyor.
Ne oluyor?
Ne bitiyor?
Kimse anlamış değil.
Her şeye ferman veren yönetim altının fiyatlarını neden kontrol edemiyor?
Ekonomi freni patlamış kamyon gibi gidiyor, bakalım nereye toslatacak?
Emekli, memur, işçi, esnaf kimse hayatımdan memnun değil peki bundan sonra ne olacak?
Keşke “Her şey iyi olacak” diyebilseydik. “Bahar gelecek” dediler cezaevine kondular, “barış” dediler, eleştiri yaptılar sonu yine cezaevi oldu.
“Siyasi tutuklulara af gelecek,
“Selo Başkan Özgür kalacak” dendi fiyasko olduğu anlaşıldı.
Adalet desen firarda..!
Bir akıl tutulmasıdır gidiyor bu ülkede…