Cumhuriyet Halk Partisi için yargının verdiği gündeme “butlan” kararı tartışmaları ve alınan kararlar, siyaset dünyasında olduğu kadar Batman ve bölgemizde de dikkatle takip edilmektedir.
Siyasi partilerde yaşanan iç tartışmalar elbette demokrasinin bir parçasıdır.
Ancak toplumun beklentisi, bu süreçlerin ülkenin genel gündemini ve vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkilemeden yönetilmesidir.
Bugün bölgemizde insanların en büyük gündemi geçim sıkıntısı, işsizlik, ekonomik zorluklar ve geleceğe dair kaygılardır.
Vatandaş siyaset kurumundan daha fazla kavga değil; daha fazla çözüm, istikrar ve birlik havası görmek istemektedir.
CHP’nin karşı karşıya kaldığı butlan kararı tartışmaları da doğal olarak farklı siyasi değerlendirmelere neden olmaktadır.
Kimi bunu hukuki bir süreç olarak görürken, kimi ise parti içi bir güç mücadelesi şeklinde yorumlamaktadır.
Ancak toplumun geniş kesimleri açısından önemli olan, siyasetin millete nasıl yansıyacağıdır.
Batman ve bölgemiz yıllardır birçok siyasi ve ekonomik sürecin etkisini derinden yaşamıştır.
Bu nedenle artık insanlarımız daha sakin, yapıcı ve uzlaştırıcı bir siyaset dili görmek istemektedir.
Çünkü bu coğrafyada insanlar gerilimden yorulmuştur.
Herkesin ortak beklentisi; huzur, üretim, yatırım ve kardeşlik ortamının güçlenmesidir.
Siyaset gelip geçicidir…
Ama bu topraklarda yaşayan insanların huzuru ve geleceği her şeyden daha değerlidir.
Yargı süreçleri devletin en temel kurumlarından biridir ve herkesin hukuk içerisinde hareket etmesi ortak sorumluluğumuzdur.
Mahkemelerin vereceği kararlar elbette hukuk çerçevesinde değerlendirilecektir.
Ancak siyaset kurumunun da bu süreçlerde toplumsal tansiyonu yükselten değil, sağduyuyu güçlendiren bir dil kullanması büyük önem taşımaktadır.
Özellikle CHP yönetiminin ve parti kadrolarının süreci daha sakin, daha yapıcı ve demokratik olgunluk içerisinde değerlendirmesi hem Türkiye siyaseti hem de toplumsal huzur açısından kıymetlidir.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yeni krizler değil; birlik duygusunu güçlendiren, insanlara umut veren bir siyaset anlayışıdır.
Çünkü gerilim büyüdükçe kaybeden sadece siyasi partiler değil, toplumun tamamı olmaktadır.
Bu nedenle herkesin hukuka saygılı, sağduyulu ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğine inanıyorum.