?>

Bir ego meselesi…

Hatice Türkan

9 ay önce

Ahir zamana denk geldik sevgili okur…

Gerçekten.

Dön bak, hiçbir şey eskisi gibi değil artık. İnsan ilişkileri desen, raydan çıkmış…

Dostluk desen, siyah-beyaz lise fotoğraflarında.

Akrabalık?

Maşallah düşmanlığa dönüşmüş. Komşuluk? Kargocu bile daha çok uğruyor artık.
Aile bağları bile ücretsiz wifi gibi, bağlanıyor ama sinyal zayıf.
Hâl böyle olunca, dilimizde sabit dönen bir replik:

"Nerede o eski günler?"

Ve evet, eskiler güzeldi.

Neden mi?

Çünkü orada menfaat yoktu.

Çıkar hesapları yoktu.

Suni tebessümler, göstermelik ‘canımcım’lar, başarıya çelme atanlar yoktu.

Bugün?

Gözünün içine baka baka “tebrikler!” deyip, içinden “umarım tökezlersin” diye beddua edenler var.

Duaların da içi boş artık.

İçinde kıskançlık var.

Çekememezlik var.

Ego var! Ah bu ego…

İçlerinde de tutamıyorlar artık.

Kabuğunu kırdı.

Dışarı taştı.

Kimisinin göz bebeğinden okunuyor, kimisinin yürüyüşünden belli.

Öyle ki, bazıları daha odaya girmeden egosu kapıyı çalıyor.
Batmanlıca söylemek gerekirse: Herkes babasından büyük olmuş artık!
Kendini dev aynasında değil, resmen stadyum ekranında izleyenler var.

Küçük dağlar mı?

Onları zaten onlar yaratmış, tapusunu da almış.
Gittikçe çoğalıyorlar, çoğaldıkça da cesaret buluyorlar.

Ortalıkta fink atıyorlar.

Tüm bunlarla da bitmiyor.

Bir de “sen bana ego yaptın” tayfası var.
Düşman başına! Yani onun samimiyetsizliğini gözlerinden okuyorsun.

Kendini geri çekiyorsun.

“Ego yaptın” diyor.

Oysa sen sadece ilgilenmiyorsun.

Sadece sınırlarını çiziyorsun.

Belki o kişiye ayıracak bir kahve kadar zamanın kalmamıştır artık.

Ama anlamıyorlar.

Hemen ego damgası!

Ama ne hikmetse, sen suçlu, o da mazlum oluyor.

Halbu ki bilmiyorlar, bu bir frekans meselesi.

Kimi rock dinler, kimi uzun hava.

Kimi bir tebessümle yaklaşır insana, kimi de gözünün içine baka baka beddua…

Kalbi kıskançlıkla, dili fesatla, zihni hesap kitapla dolu insanla aynı frekansta buluşmamız mümkün mü?

Asla!

Aynı değiliz deyip geri çekiliyorsun, seni egolu sanıyor.
Oysa seni egolu sanması, onun aynadaki kendi yansıması.
Sözüm meclisten dışarı değil, meclisin tam orta yerine!
Ego büyüyorsa, nezaket küçülüyordur.
Alın size küçük ama hayat kurtaran üç tavsiye:

1-Egonuzu değil, karakterinizi büyütenlerden olun.

2-İlgi ve saygınızı hak etmeyen kişilere tevazu göstermeyin. Varsın egolu desinler…

3-Size ego yapan insanlardan ilgi ve yakınlık dilenmeyin. Aynı frekansta değilsiniz o kadar! Bunu kabullenin ve yolunuza devam edin.

Neyse…

Bugün biraz dertleşelim istemiştim.

Aman Allah başka dert vermesin.

Hüseyin, kahvemi fazla acı yapmış bugün.

Bu satırlar da hep bu yüzden…

Şimdi benim için bi’şi yapın:
Sezen’den “gelsin hayat bildiği gibi gelsin” parçasını açın.

Gözlerinizi kapatarak dinleyin.

Ve şunu hatırlayın:

Egonun kol gezdiği bu çağda, samimi kalabilmektir asıl mesele.
YAZARIN DİĞER YAZILARI