?>

Şimdi değilse ne zaman?

Hatice Türkan

1 ay önce

Batman’ın bir doğum günü var.
Ama mesele doğmuş olması değil, kendini ne kadar büyütebildiği.
36 yaşında bir şehirden bahsediyoruz.
Kâğıt üstünde genç.
Ama bazen kararsız, bazen çekingen
Potansiyel desen, fazlasıyla var.
Tam da böyle bir anda eline iyi bir fırsat geçiyor:
Bir şampiyonluk.
Petrolspor’un kupası sadece bir sportif başarı değil aslında.
Bir süredir içten içe kurulan bir cümlenin dışarıdan duyulan hâli:

“Biz de başarabiliriz”

Ama iş tam da burada başlıyor.Çünkü “olabiliriz” diyen şehirler ikiye ayrılır:
Bazıları bunu kutlar, bazıları ise fazla büyütmemeyi tercih eder.
Batman bugüne kadar ikinciye daha yakındı.
Hep biraz mesafeli, hep ölçülü…
Hani “çok da dikkat çekmeyelim” hali vardır ya, biraz öyle.
Bu yıl ise durum farklı.
Nadir gelen bir denk geliş var elimizde.
İddialı bir kutlama için güçlü sebepler ayağına kadar gelmiş.

Hem de tek değil.

Çifte sebep.
Bir yanda 36 yıllık bir şehir hikâyesi, diğer yanda sahada kazanılmış bir özgüven.
Şehirler de insanlar gibidir.
Kendilerini nasıl görüyorsa, öyle görünürler.
Eğer Batman kendini hâlâ “fazla büyütmeye gerek yok” diye tanımlarsa, en iyi anı bile küçük yaşanır.
Ama bir gün, kısa bir süreliğine bile olsa,“biraz büyütelim” derse
işte o zaman iş değişir.
Mesele sadece eğlenmek değil.
Eğlence zaten olur.
Asıl soru şu:
Bu şehirdeki enerji ne kadar dışarı çıkabiliyor?
Çünkü içeride kalan enerji karakter yapar,
ama dışarı taşan enerji kimlik oluşturur.
Batman’da o enerji var.
Gençlik var, hareket var, anlatacak hikâye var.
Ama bunlar ortak bir ana dönüşmediği sürece,
hafıza oluşmuyor.
Şehir dediğin biraz da hatıra biriktirme meselesi.
Belki de sorun budur:
Yaşıyoruz ama iz bırakmıyoruz.
O yüzden her yıl aynı cümle dönüp duruyor:
“Belki seneye…”
Bu aslında umutlu bir cümle gibi duruyor ama
biraz da erteleme içeriyor.
Oysa bu yıl, o cümleyi değiştirmek için iyi bir fırsat.
Hatta fazla iyi.
Çünkü elde net bir hikâye var:
36 yaşında bir şehir ve şampiyon bir takım.
Bunu nasıl yaşadığın önemli.
İstersen küçük bir etkinlik olur, geçer gider.
İstersen herkesin hatırladığı bir ana dönüşür.
Aradaki fark çok büyük değil aslında.
Ama etkisi büyük.
Ben hâlâ abartmaktan yanayım.
Ama öyle gelişigüzel değil…
Biraz düşünülmüş, biraz özenli bir abartı.
Şehir bir süreliğine alıştığı hâlin dışına çıkmalı.
İnsanlar sadece dolaşmamalı, gerçekten orada olmalı.
Bir yerde müzik varsa, başka bir yerde sessizlik bile anlamlı olmalı.
Çünkü iyi kutlamalar sadece gürültüyle değil, hisle kalır.
Belki de ilk kez şu soruyu sormanın zamanı:“Biz kendimizi ne kadar büyük hissediyoruz?
Çünkü bir şehrin büyüklüğü haritada değil,
kendini nasıl yaşadığıyla ölçülür.
Batman 36 yaşında.
Ve elinde gerçekten iyi bir an var.
Şimdi mesele şu:
Bunu yaşayıp geçecek miyiz,
yoksa hatırlanacak bir şeye mi çevireceğiz?
Ben bu iki gerekçe elimizde duruyorken, şehirde kutlama havası essin istiyorum.
Batman, yeni yaşına karnaval gibi bir havayla girsin.

“Buradayım ve büyüyorum” desin.

Özel şehir süslemeleri, gelenek ve göreneklerimize uygun gösteriler, yöresel kıyafetler, arbaneler, halaylar, dengbejler, klamlar her yerde bize Batman’ın biraz daha büyüdüğünü hatırlatsın.
Gencecik bir kadın gibi serpilip güzelleştiğini görmemiz için bir fırsat olsun.
Çünkü bazı anlar vardır, tekrar etmez.
Ve bazı fırsatlar, yakalandığında şehirlerin kaderine küçük bir iz bırakır.
Batman 36 yaşında.
Elinde hem bir yaş hem bir başarı var.
Belki de ilk kez “seneye” demeden, tam şimdi, tam burada bir anı büyütmenin zamanı.
YAZARIN DİĞER YAZILARI