?>

Evrim kuran

Bülent Kaya

8 ay önce

Evrim Hanım, 36 yıllık bir eğitimci olarak, mesleğimin 12 yılını devlet okullarında, geri kalanını ise özel sektörde geçirdim. Masanın her iki tarafında bulundum; devletin ve özel sektörün eğitimdeki tüm dinamiklerine hâkimim. Birleştirilmiş sınıflardan, tümevarım-tümden gelim metodlarına, el yazısı çalışmalarından anaokulu, ilkokul ve ortaokul müdürlüklerine kadar eğitimin hemen her kademesinde görev aldım. Ancak bu uzun yolculukta, ilk günümden beri tek bir amacım vardı: Fark yaratmak.
Hayatımı, Batman'da sürdürüyorum. Buradaki yaşam tercihimin temelinde, aileme ve topraklarıma olan derin bağlılığım yatıyor.
Sizi ilk kez, sosyal medyada rastladığım bir videoda (EGT Yayın) dinlediğimde çok beğendim. Tutkulu, heyecan dolu ve berrak bir ses tonuyla "kuşaklar"dan bahsediyordunuz. Anlattıklarınız o kadar ilgimi çekti, dikkatle dinlemeye koyuldum. Genel kültürünüzün zenginliği, güçlü bir sözcük rezerviniz ve entelektüel birikiminiz hemen fark ediliyordu. Üstelik bilgileriniz hep tazeydi, günceldi. İyiyi, başarılıyı, tutkuluyu fark etmek aslında o kadar da zor değil.
Sonrasında sizi sosyal medyada takip etmeye başladım. Tam da bu dönemde, mesleğimle ilgili önemli bir sıkıntı yaşıyordum: Bu nesli anlamakta güçlük çekiyordum. Yaşım itibariyle artık torunum olacak yaştaki çocuklara eğitim veriyordum. Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor, dijital bir dünyanın içine doğru sürükleniyorduk. İçimde bir tedirginlik, hatta bir korku vardı. Insanlık tarihinde ilk kez çocuklar bir işi, dijitali ebeveynlerinden daha güzel daha ustaca yapabiliyordu.Endişeliydim, tarih ters yüz olmuştu.Çocukların ekranlarla bu kadar içli dışlı olması beni ürkütüyordu.
İşte tam da bu kaygılı ruh halimde, sizin konuşmalarınızı, yazılarınızı ve kitaplarınızı keşfettim. Önce "Telgraftan Tablete" kitabınızı okudum ve çok beğendim. Hatta öğrencilerimle birlikte bir fotoğraf çekip, sosyal medyada sizi etiketledik. Sınıfça cevap vereceğinizi pek tahmin etmiyorduk. Öğrencilerimden sadece Asel, "Öğretmenim, bize dönecek!" diye ısrar etti. Aselimin dileği gerçekleşti ve bize döndünüz, mesajımıza güzel yanıtlar yazdınız. O an, ben ve öğrencilerim çok sevindik.
Ardından "Z Kuşağı" kitabınız çıktı. Onu da büyük bir heyecanla okudum. Kitabınızdaki teşhisler o kadar isabetliydi ki! Bir eğitimci olarak bir şeylerin ters gittiğini seziyor ama adını koyamıyordum.Sayenizde puzzle' ın parçaları yerine oturdu. Siz, kuşaklar meselesini bana ve meslektaşlarıma adeta bir pusula gibi gösterdiniz. Öğretmenlikte fark yarattığım alanlar; nörobilim,sanat, yetenek ve beceri gelişiminin yanına, bir de "kuşakları anlama"yı ekledim. Bu, benim için bir dönüm noktasıydı.
Yıllar içinde sosyal medyadaki videolarınızı, katıldığınız programları ve nihayetinde podcast'lerinizi düzenli olarak takip ettim. "3 +3" programınızın neredeyse tamamını dinledim. Kanada ve Türkiye arasında gidip gelen birikiminiz, olaylara kazandırdığı çift taraflı bakış açısı gerçekten muhteşem. "Dilimizin sınırları, dünyamızın sınırlarıdır" sözünüzü de içselleştirdim. Tavsiye ettiğiniz filmleri izledim, kitapları ve makaleleri okudum. Hatta Ahmet Kaya'nın en sevdiğiniz şarkısı benim de favorimdi.
Konuklarınıza yönelttiğiniz derinlikli soruları ve özellikle birbirinize"3 er soru sormanızı" çok seviyorum. Bu sayede sadece sizi değil, Türkiye'nin en değerli isimlerinin samimi hikâyelerini de öğrenme fırsatı buldum. Artık sizi iyi tanıdığımıza inanıyorum; annenizi, babanızı, Ali' yi, Ankara günlerinizi...
Bu arada, "Başarılı bir kadın olduğum için özür dilerim" son kitabınızı da büyük bir beğeniyle okudum. Harika bir yazarsınız. "Harward Business Review" programınada farklı bir renk katıyorsunuz.
Bu ülkeye kattığınız her şey, açtığınız her yeni ufuk için sizi yürekten tebrik ediyorum. Önünüzde açılacak yeni ufuklarda, başarılarınızın daim olmasını diliyorum.

Saygı ve sevgiyle

YAZARIN DİĞER YAZILARI