?>

Döner / ayran

Kudbettin Çelik

6 ay önce

Geçen, mezun ettiğim üç öğrencim küçük bir dönerci dükkanının önünde tabureye  oturmuş ellerinde birer döner ve birer ayran ile sosyal medyada bir paylaşım yapmıştı.
Yüzlerinde masum bir ifade, içlerinde arkadaşlığın yaktığı bir sevinç yangını vardı.
Gözleri ışıl ışıldı.

Mutlu oldukları her hallerinde belliydi. Döneri pişirmek için yakılan ateşin kozu yüreklerinden koparılmıştı sanki.

 Gönül tandırında ısıtılan sevginin dumanı tüm yüzleri kaplıyordu. Ağızlarının kenarında bir demet gülümseme yeşeriyordu. Bir berrak nehir akıyordu gözbebeklerine.
Hâlbuki insan; hırsıyla, tutkusuyla, aç gözlülüğüyle doyumsuzdur. Sürekli daha fazlasını, daima daha iyisini arar durur. Bulduğu hiçbir şeyle yetinemez. Hiç bir şey onu doyuramaz. Hep açtır. Hep başka tatlara, farklı lezzetlere meyleder durur.

Kazancı ne kadar yüksek olursa olsun tatmin olamaz. Rızkından hep endişe eder. O yüzden durmaksızın koşmaya devam eder hayat meşgalesinde.

Bulunduğu konumdan, bulunduğu makam ve mevkiden hep daha fazlasını ister. Övgü ve takdirlerin düzeyi onu memnun edemez. Alkışların sesi hep daha yüksek olsun ister. Beğeniler hep daha fazla olsun ister. Gözü, ruhu, midesi ve kalbi hep açtır.
Oysa, hayatın tüm mutluluğu küçük bir manadan ibarettir.

Küçük bir çocuğun ısırdığı lolitop dünyanın tüm zevklerinden daha fazla mutlu eder onu. Ailecek kedersiz geçilen bir  an tüm zamanların toplamından daha fazla huzur verir insana. İçten ve samimi yapılan bir duanın bahtiyarlığını ölçecek bir araç yoktur.

Sevdiğin insandan aldığın bir gülümseme kadar içini ısıtacak bir şey yoktur. Sağlıklı bir dakika en büyük nimettir. Gözlerin görebiliyorsa, ayakların seni istediği yere götürebiliyorsa senden daha mutlu biri yoktur bu dünyada. Bir döner, bir ayranın vereceği tat; en lüks, en pahalı lokantaların yemeğinin lezzetinde bulamaz insan.
Sahip olduklarının vereceği mutluluk onlara biçtiğin anlamın genişliğiyle doğru orantılıdır.

Bazen bir sade bir kahve, bazen sessiz bir an, bazen kısa bir yürüyüş, bazen okuduğun bir şiir, dinlediğin bir türkü, kıldığın iki rekat namaz, verdiğin bir sadaka, paylaştığın bir ekmek parçası, uzattığın bir bardak su, kuşlar için pencere kenarına bıraktığın bir kırıntı, bir gül kurusu, bir dilim peynir, bir yeşil zeytin tanesi, bir yüzün gülümsemesi, birinin bir kelimesi gününüzün en güzel hediyesi olabilir.

Ömrünüze huzur ve bereket katabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI