Hayata dair uzun uzun hayaller kurarız.
sahip olmamız gerekenler,
kavuşmayı beklediklerimiz,
yarınlara kaygılarımız,
başarmamız gerekenler,
gelecek planlarımız
ve sonu gelmeyen isteklerimiz…
sayfa sayfa kağıtlar dolduruyor.
ertelediklerimiz,
hep yarına bıraktıklarımız,
ihmal ettiklerimiz,
bir bir kayboluyor sonra.
ve hatırladıkça bir kıymık gibi batıyor göğsümüze pişmanlıklar.
Hep başkasına yakıştırırız ölüm elbisesini. Sıra bize gelmez bir arzuyla yaşarız hep.
Herkes misafir, biz sonsuza değin burada olacakmışız gibi sarılırız bu efsune.
Ve gün gelir
Soğur bardakta çay.
Askıda giyilmemiş elbiseler kalır.
Kapı önünde eskiyen iki çift ayakkabı.
Evde yankılanan ses gider.
Odalarda amber kokusu eksilir.
Raflarda kitaplar tozlanır.
Bir çocuk yetim kalır.
Bir kucak yalnız.
Bir isim gölgesiz.
Ve hikâyeler son bulur.
Yarım kalır hayatlar.
Gün gelir
20 yaşında genç bir kız
Hiçbir hastalığı yokken
Okul çantasını hazırlamış
Kalemliğinde;
'Özür dilerim Anne! Diye küçük bir not bulunur.
Kalp krizinden
Aniden yere yığılan
Bir müdürün cebinde
Küçücük kızının fotoğrafı çıkar.
Nasırlı ellerinde
Hayatın yorgun izleri
Yaşlı bir kadın,
Torunu ile “ceee” oynarken
Bir daha nefes alıp verememiş.
25 yaşında bir delikanlı,
Ceketinde nişanlısına alınmış bir yüzük taşır belki
Evlenme teklifi edecekti.
Tıp fakültesinin
Son sınıf öğrencisi
Mezun olmasına bir ay kala
Sevdiklerinin acıya boğarak
Veda etmiş.
Hepsinin de
Planları vardı
Hayalleri
Kaygıları
Beklentileri
Kimin,
Sinema biletleri
Halı saha maçları
Doktor randevuları
Kazanacak sınavları
Yetiştirecek işleri
Alışveriş listeleri...
Ve
Kimi
İki ekmek
Kimi pasta için süt
Kimi doğum günü için çiçek
Almaya giderken dönemez bir daha eve.
Unutma!
hayatla ölüm arasında sadece bir nefes vardır.
Sonra değil ŞİMDİ sor kendine
Ya bugün son günümse?
Neden tövbe etmedim?
Hangi ibadeti öteledim?
Hangi duayı yapamadım?
Kime sarılamadım?
Ne söylemedim?
Hangi iyiliği erteledim?”
Kimin kalbini kırdım?
Kimden özür dilemedim?
Nereye yetişemedim?
Neden gidemedim?
Sonra değil şimdi sor kendine.
Çünkü ölüm haber vermez.
Ansızın geliverir.
Oysa hayat,
Ertelemek için değil,
Doyasıya yaşamak içindir.
Kırmadan, incitmeden,
Gürültü yapmadan,
Görünmeden,
Bir Allah rızası,
Bir gönül duası,
alıp sessizce gitmek.
Rabbim!
Pişmanlıkla değil,
Şükürle, iyilikle, güzellikle dolduracağımız
Bir ömür bağışlasın..