?>

Okul fobisi

Kudbettin Çelik

1 gün önce

Geçen gün bir okulun çıkış saatine denk geldim. Zilin çalmasıyla beraber bahçeye kadar yükselen bir gürültü, çığlıklar, şiddetli ıslıklar duyuluyordu. Okulun kapısından birbirini ezerek, adeta bir yangından kaçarcasına çıkan çocukların ağzından acayip sesler yükseliyordu. Dışarıdan bakan biri için herhangi bir afetten binanın tahliye edildiğini düşünebilirdi. Sessizce çocuklardan birilerinin yanına yaklaştım ve bu garabetin sebebini sordum. Aldığım cevapla başımdan ayakuclarıma doğru bir sızıntı iniverdi. " Yarın okul yok herkes o yüzden seviniyor." Evet. Bugün cumaydı ve yarın okullar tatildi.  Yoğun ve gereksiz işlerin içinden, stresli ortamlardan, gergin işyerlerinden, gereksiz prosedürlerle çok fazla yoran kurumlardan, mutluluk vermeyen okullardan hafta sonunun gelişiyle bir nevi uzak kalmak her çalışan, her insan için bir biraz huzur, dinlenme, ailesiyle hoşça vakit geçirmek demektir. Kabul edelim. Tamam. Ancak bu izlediğim manzara bir sevinç gösterisi değildi. Bu çığlıklar, bu kaçış, bu sevinç naraları bizi derin derin düşünmeye yöneltiyor. Çocuklara bilgiyi, sanatı, sporu, hayatı, birbirimizi, değerleri sevdirmesi gereken okullar, ne ara çocuklar için korkulan yapılar haline geldi?  Bir çocuk, yuva olması gereken bir kurumdan neden can havliyle kaçar? Okullar, huzur ve mutluluk veren yuvalardan, dört duvarla örülü, doğru dürüst oyun alanları olmayan, sürekli rekabet üreten sıkıcı yapılara mı dönüşüyor. O yükselen sesler aslında hafta içi boyunca çocukların üzerine yüklenen ağır müfredatın, fazla ders saatinin, monoton geçen derslerin, hitap edilmeyen etkinliklerin, ihtiyacını karşılamayan bilgilerin, bitmek bilmeyen sınav baskılarının, görülmemenin yaralayıcı hissi, dışlamanın suçlayıcı acısı,  yeteneklerinin, becerilerinin farkedilmemesinin kızgınlığıdır belki de. Yarın, okulun olmamasına bu kadar sevinen bir nesilden, gelecekte ne bekleyebiliriz ki?  Çocukların okul kapısından çıkarken attığı o sevin çığlıkları hepimiz için bir alarm sesidir aslında. Bu sese kulak kabartmalıyız.   Eğer okullarımızı, zili çaldığında çocukların arkasına bakmadan kaçtığı yerler olmaktan çıkarıp koşarak geldiği yuvalar haline getiremezsek geleceğimizi kaybetmiş olacağız.
YAZARIN DİĞER YAZILARI