?>

Mutluluğa kaç kilometre var?

Kudbettin Çelik

6 ay önce

Geçen yoldan giderken önümde hareket halinde olan bir kamyonetin arkasından şöyle yazıyordu " İleride güzel günler göreceğiz demişlerdi. Daha kaç Kilometre kaldı?"

İnsan olarak hep geleceğe odaklıyız. Beklentilerimizin, düşlediklerimizin tamamı daha güzel bir geleceğe endeksli. Hep daha güzel bir gelecek tasavvurumuz var. Giden geçmiştir. İçinde bulunduğumuz an bize mutluluk vermiyor. Asıl aradığımız ise gelecektedir. O bize elbet bir gün gelecek diye hayalimiz var.

Mutluluk hep uzaklardadır. Hep hayallerde. Hep filmlerde. Hep kitaplarda.
Arayışımız bitmiyor hiç. Kavuşma hayallerimiz, daha güzel günlere ulaşma isteğimiz gittikçe kabarıyor göğsümüzde.

Evimiz, işimiz, mesleğimiz, imkanlarımız, sahip olduklarımız hiçbiri bizi tatmin etmiyor. Hep daha iyisi, hep daha güzeli arayışımız bir ömür devam ediyor.

Dertlerimiz, şikayetlerimiz, memnuniyetsizliğimiz bitmiyor. Hep başkanısına imrenerek geçiyor hayatımız.
Hep eksik olanı görürüz. Hep kusurlu olana odaklanırız.
Oysa sağlığın yerinde ise, akşam döneceğin sıcak bir yuvan varsa, ailen ile sevdiklerinle bir sofraya bağdaş kurabiliyorsan dünyanın en zengin insanı sensin. Gözlerin görebiliyorsa, ayakların seni istediğin yere götürebiliyorsa, nefes alıp verebiliyorsan senden daha mutlu biri yoktur bu dünyada.

Şükretmek için binlerce sebebimiz varken, bizi mutlu edecek binlerce güzellik varken nokta kadar bir eksiğimizi büyüteçle büyütüp büyütüp gözümüzün önüne getiririz ve geri kalan tüm iyi şeyleri görmeyi engelleriz.

Başkasının hayatından, başkasının sahip olduklarından kendi kusurumuzu ararız. Herkesin hikâyesi apayrıdır oysa. Herkesin yükü, taşıdığı, yaşantısı, doğduğu, büyüdüğü ailesi, çevresi birbirinden farklıdır. Başkasının yaşam öyküsünden kendini figüran olarak görmektense, kendimizi yaşamımızın kahramanı olarak görmek  gerekiyor.

Sahi, mutluluğa kaç kilometre var?

Mutluluk, göz kapağımızın üstünde. Mutluluk yanı başımızda. Mutluluk bakış açımızda. Mutluluk içimizde. Yeter ki onu görelim, hissedelim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI