?>

Başarıya giden yol: Kendine inanmak

Kudbettin Çelik

6 saat önce

Dünyayı değiştirmek istiyorsanız ilk önce aynadaki sınırları kırıp kendi içindeki gücün  farkına varmak ve kendi kutup yıldızı olmak zorundasın. Çünkü başarıya giden yol seninle başlar. 
Gölgeden aydınlığa giden yol, zihnindeki zincirleri kırarak kendine inanmanın ışığıyla başlar. 
Gelin, size bakış açısını değiştirecek ve kendi hikâyenizin kahramanı olmanızı sağlayacak çok ilginç bir hadise anlatayım: 

Amerika'da çok başarısız bir öğrenci var. Notları kötü, okul hayatı kötü, arkadaş çevresi kötü.  Öyle sıradan kötü değil, gerçekten okuldan atılmanın eşiğine gelmiş bir çocuk. Artık elinde tek bir şans kalıyor. SAT sınavına girecek.( SAT, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki üniversitelere girecek öğrencilere uyguladığı sınavdır.) 

 O sınavdan alacağı sonuç, hayatının yönünü belirleyecek. Ama ne ailesinin, ne de kendisinin bu sınavla ilgili en ufak bir umudu var. Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyor: Bu çocuğun bu sınavı kazanması için bir mucize gerçekleşmesi gerekiyor. Yoksa bu çocuk bu sınavı kazanamaz.
Çocuk sınava giriyor. Sonuçlar açıklanıyor. Maksimum puan 1600. Fakat  çocuk 1450 puan alıyor. Büyük bir şaşkınlıkla eve gidiyor. Annesinin ilk tepkisi şu oluyor: "Nasıl kopya çektin, doğru söyle." Çünkü çocuk o güne kadar etrafında öyle bir güven üretmemiş ki, iyi bir sonuç alınca bile insanlar başarıya değil hileye

ihtimal veriyor. Ama çocuk bir şey fark ediyor. Demek ki düşündüğü kadar yetersiz değil. Demek ki kendisiyle ilgili anlattığı hikaye yanlış olabilir.

İşte hayatı tam burada değişmeye başlıyor. Arkadaş çevresini değiştiriyor. Kendinden daha zeki, daha vizyonlu insanlarla takılmaya başlıyor. Derslere daha ciddi sarılıyor. Okulu başarılı şekilde bitiriyor. Sonra iyi bir şirkete giriyor. Kariyer kuruyor. Yükseliyor. Hayatı bildiğin başka bir yöne akıyor.
Aradan yıllar geçiyor. Bir gün eve telefon geliyor. Okuldan arıyorlar. Evraklarda karışıklık olmuş. Yıllar önce açıklanan o sonuç yanlışmış. Çocuğun aldığı puan 1450 değil, 480'miş.
Şimdi durun ve bunu gerçekten düşünün. 

O çocuğun hayatını değiştiren şey aslında aldığı puan değildi. O puanın onda oluşturduğu inançtı. Teknik olarak hiçbir şey değişmemişti ama zihnindeki kimlik değişmişti. Zihnindeki zincirleri kırmış, duvarları kırmış, önyargıları parçalamıştır. Kendine inanmaya, kendine başka bakmaya başlamıştı. İçindeki gücü fark etmiş, yapabileceğine inanmıştı.

Bu yüzden hayatta bazen sonucu beklediğimiz kadar, kendimize ne anlattığımız da belirleyicidir.
Çünkü insan çoğu zaman potansiyeline göre yaşamıyor. Kendisi hakkında inandığı hikayeye göre yaşıyor. O hikave kücülürse kücülüvorsun. O hikâye büyürse, mucizeler gerçekleşiyor. 
İnsanın kendi hakkındaki düşüncelerine göre bir kimlik ve karakteri oluşuyor. Kendini neye inandırısan hayatını o yönde şekilleniyor. O yüzden kendine inanmakla başla hayata. Kendini sev. Kendine sarıl ve kendinle gurur duy. Bu hikâyenin sonu, zihnindeki ben'e göre bitecek. Bu sebeple olumlu düşün, pozitif bak, aynada gördüğün yüze gülümse ve başaracağına inan. 
Bu hikâye senin ve sen bu hikâyenin kutup yıldızısın.
Unutma! Başarıya giden yol,  kendine inanmakla başlar. 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI