Gençliğimiz değerli... Büyük sorunlarla uğraşıyor.
Çağımızın ilerleyen tekniklerinden etkileniyor. Günümüzde iletişim ağının kolay hale gelmesi, telefon ve bilgisayarlarla her türlü iletişimin kurulabilmesi, internet ve benzeri yollarla iyi veya kötü her türlü bilgiye ulaşılabilmesi çağın hem artı ve hem eksilerini bir araya getiriyor.
Toplum; Teknik alanda çağ atlarken yaşam standartları daha kaliteli hale geliyor. Toplumsal bağlarda ise olumsuz etkiler görülüyor. Sonuç olarak yardımlaşma ve dayanışma ortadan kalkıyor. Bencil ve çıkarcı bireyler oluşuyor. Aile bağları kopuyor. Saygı, sevgi ve benzeri ilişkiler ortadan kalkıyor.
Teknolojik gelişmeleri faydalarını bir tarafa bırakalım. Bunlar zaten hepimizin benimsediği ve önemsediği özellikler.
Bizleri rahatsız eden ise yol açtığı olumsuzluklar…
İletişimin çok kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştiği günümüzde en büyük olumsuzluk toplumu bir araya getiren manevi bağlar üzerinde görülüyor.
Öncelikle Aile Yapısı büyük zarar görüyor. İletişim ağlarının yanlış kullanılması nedeniyle Ailenin temeli olan karı koca arasında sorunlar ortaya çıkıyor. Eşler arasında güven sarsılıyor ve de aile dışı ilişkiler aileyi yıkacak hale geliyor.
Sosyal medya ve televizyon programlarında, aile yapısını güçlendirmekten çok bozmaya yönelik programlar had safhada. Neredeyse hangi televizyon kanalını açsan aile düzenini ortadan kaldıracak diziler, filimler, programlar gösteriliyor. Ahlaksız ve hayâsız ilişkiler her kanalda en popüler hale gelmiş durumda. Bu programlar herhangi bir yaptırım ile karşılaşmadığı içinde neredeyse insanlara yol gösterir hale geliyor.
Bu durum tabi ki çok tehlikeli…
Hafta içi ve gün boyu gösterilen gündüz kuşağı programları aile ve çocuklar üzerinde çok büyük olumsuzluklara neden oluyor. Herkes bu programlardan etkileniyor. Gösterilen kötü örneklerle ahlaksızlıkları ve hayâsızlıkları doğal bir hale getiriyorlar. Örneğin evli olup kocasından kaçarak başka bir erkeklerle yaşayan kadın, günün sonunda erkeğinin, yanında yârini nikahı altında bulunan erkeğe karşı savunabiliyor, ahlaksızlığını, hayasızlığını hiçbir şeyden çekinmeden ballandıra ballandıra anlatabiliyor. Üstelik yaptığı her çirkeflikle kendini haklı buluyor.
Yapılan tüm bu rezillikler maalesef hiçbir yaptırımla karşılaşmıyor. Kadın özgür… özgür olabildiği kadar özgür…
Bu tür aileyi bozucu nedenlerin altında çoğunlukla telefon iletişimi ile gerçekleşen sosyal medya bağlantıları yer alıyor. Tabi ki bir de kendini bilmeyenlerin edepsizliği var.
Aynı durum eğitim yuvalarımızda da geçerli. Telefonla büyüyüp telefonla yaşar hale gelen çocuklarımız, telefon ortamının verdiği rahatlıkla iletişim ve haberleşmenin ötesine geçerek istenmeyen sonuçlara neden olabiliyorlar. Bu durum aile yapısını yıkıp yok ettiği gibi yeni neslin ahlaki ve manevi hayatında da çok büyük tahribatlara yol açıyor.
Buna okul ortamında ki özgür davranma serbestiyesi de eklendiğinde sonuçta hiçte tasvip etmediğimiz bir gençlik ile karşılaşıyoruz.
Netice de Manevi değerlerden uzak, ahlak ve edepten yoksun, saygı ve sevgiden mahrum bir nesil meydana geliyor. Bu da eğitim sisteminin en büyük ayıplarından.
Şimdilerde eğitimde yeni bir model olan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” uygulamaya konuldu. Bu modelin uygulanması halinde büyük oranda sorunların çözüleceği muhakkak… Fakat uygulamanın sadece teknik alana kaydırılması istenen sonucu elde etme noktasında soru işaretleri oluşturuyor.
Aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanı tarafından aile kurumunun öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin topyekûn desteklenmesi amacıyla 2025 yılı, “Aile Yılı” olarak ilan edildi. Bu yılın aile yılı olması tabi ki güzel bir adım. Ancak sadece böyle bir adımla aile yapısının düzeltilmesi mümkün değil.
Uygulanacak Eylem Planı ile başta aile olmak üzere nesillerimizi de koruyacak yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi zorunlu.
Bilhassa bu yasal düzenlemeler gerçekleştirilmeden, zina suç haline getirilmeden, genç nesil koruma altına alınmadan aile yapısının güçlendirilip korunması mümkün değil.
Sonuç olarak Aile Yapısının korunması için eğitim de “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” ile ve hem de bu yılın Sayın Cumhurbaşkanı tarafından “Aile Yılı” ilan edilmesi ile güzel adımlar atılmıştır. Fakat bu adımlar aileyi güçlendirmek için yeterli değildir.