Mevlana Hazretleri bir konuyu işlerken hikâyeler anlatır. Bu hikâyeler bizlere göre kimi zaman abes görünebilir. Ben de Mevlana’yı örnek alarak bir kıssa ile başlayayım.
Halk arasında meşhurdur. Adamın biri teyzesini kaçırır. İmama gider ve nikâhlarını kıymasını ister. İmam; teyzesi olduğunu öğrendiği kişiye; “Bu nikâh olmaz.” diyerek nikâh kıymayı ret eder. Kızıp öfkelenen adam İmama bağırarak; “Nasıl olmaz İmam Efendi! Biz gelirken falan taşın arkasında yaptık oldu.” der.
Maalesef günümüzde birçok mesele bu “Yaptık oldu.” Meselesine dönmüş durumda. Elinde güç ve imkânı olan dilediğini, uygun gördüğünü hiçbir hukuka, kurala, kaideye şeriate uymaksızın yapıyor. “Olmaz” diyenlere de “Ben yaptım oldu.” Diyerek kesip atıyor. Maalesef bu birçok alanda böyle…
Biz gelelim asıl meseleye. Malum devlet işleri kanun, yönetmelik ve mevzuatlara göre yürütülür. 657 ye tabi olan herkes bu mevzuatlar doğrultusunda hareket etmek zorundadır. İdari insiyatifler; ancak mevzuatın tanımlamadığı alanda geçerlidir ki o da hak, hukuk ve adalet çerçevesinde gerçekleştirilmek zorundadır.
Bilindiği gibi Milli Eğitimde idarecilerin görev yenilemesi dört yılda bir yapılıyor. Bunun Bakanlıkça belirlenmiş bir tarihi var. Bu tarih içinde görevlendirmeler mevzuatlara ve puan üstünlüğüne göre yapılıyor. Bu uygulama bakanlık tarafından oluşturulmuş, hakkaniyete dayanan hukuksal bir süreçtir. Takdirde toplamıştır.
Amma ve lakin bu uygulamanın birçok kez sekteye uğradığını görüyoruz. Son yapılan görevlendirmeler, Mahkeme Kararı nedeniyle yeniden tercihe açıldı. Dört ve sekiz yılını dolduran okul müdürleri yeniden tercih yapacaklar.
Bunun nedeni; bir önceki Milli Eğitim Müdürü tarafından mevzuata uymayan ve kadrosu boş olan bir okula dört yıllığına Müdür atamasını yapması. Mevzuata aykırı görevlendirme büyük tepki toplamış ve iş, mahkemeye kadar uzamıştı. Mahkeme; nihayet kararını vererek bu hukuksuz uygulamayı iptal etti.
Milli Eğitim Müdürlüğünce de herhangi bir hak kaybına yer verilmemesi için Müdürlere mahsus tekrar bir tercih hakkı tanındı. Böylelikle birkaç haftadır görev yerleri belirlenen Müdürler, tekrar tercih yapacak ve yeni görev yerleri belirlenecek. Bu uygulama tabi ki olması gereken, hakkaniyetli ve doğru bir uygulama…
Bu tür mevzuat dışı uygulamalar bundan önceleri de birkaç kez uygulanmış ve yapılan hukuksuz uygulamalar yine mahkeme kararıyla iptal edilmişti.
Maalesef; bundan önceki Milli Eğitim Müdürü döneminde bu uygulamalar sık sık yapılıyor ve insanların mağduriyetine neden oluyordu. Yapılan bazı uygulamalar mahkemelerden dönerken, bir kısım uygulamalar mahkemeler tarafından onanmış, bazılarının ise halen mahkemeleri devam ediyor. Netice de “yaptım oldu.” Kaidesi hukukun yerini alıyordu.
Geçmiş tarihimizde bunun birçok örneği bulunuyor.
Milli Eğitim de görev değişimi, hakkaniyete uymayan hukuksuz işlemlere bir ket vurmuş görünüyor. Görünen o ki yeni Milli Eğitim Müdürü haksız, hukuksuz ve mevzuat dışı uygulamalara yer veremeyecek.
Milli Eğitim’in kanunlar, yönetmelikler ve mevzuatlar doğrultusunda, hakka, hukuka ve hakkaniyete uygun yönetilmesi, Milli Eğitim Camiasınca da takdir topluyor.
Milli Eğitim Müdürünün görev yaptığı bu kısa sürede adil, hakkaniyetli davranması Batman için güzel bir gelişme. Halk nezdinde de sevilen, sayılan, hürmet gören bir idareci olarak güven toplaması da ayrıca önemli…
Görünen o ki bundan sonra Milli Eğitim de “Yaptım oldu.” Anlayışına bir son verilecek. Kanun, hukuk ve mevzuatlar doğrultusunda, hakkaniyete uygun hizmetler sunulacak.
Bizlerde “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünün rütbei aklı eserinde. ”dir prensibi gereği yapılanları takdire şayan buluyoruz.
Sözün sonunu Ziya Paşa’nın beyitleriyle tamamlayalım.