?>

Batsın çıkar ve menfaatleriniz

Faysal Yaman

1 yıl önce

Hukuk tanımayan İsrail, yalnız Gazze de değil gücünün yettiği her yerde insanlığı katlediyor. Sözüm ona İnsan haklarını savunduklarını iddia eden Avrupa Devletleri de elbirliği etmişçesine bu katliam ve soykırımları seyrediyor. Sadece seyretmekle kalmıyor, yapılan zulme destek olmaktan da geri durmuyorlar.

Bu katliamın baş müsebbibi şüphesiz Amerika… Katliamın tetikçisi İSRAİL…

Gazze de saldırıların başladığı andan itibaren Ellibin’den fazla masum insan katledildi. Bunun büyük bir kısmı çocuk ve bebelerden oluşuyor. Amerika ve İsrail hiçbir antlaşmaya bağlı kalmıyor. Zaten karşılarında güç görmedikçe ve de güçlü oldukları müddetçe hiçbir anlaşmaya bağlı kalmayacakları biliniyor. Çünkü bunların tıynetlerinde; çıkar için her şeyi yapmak var. Bununla da gurur duyuyorlar. Tarih bunun örnekleri ile dolu.

İktidar oldukları her yerde zulüm ve katliamlarını sürdürüyorlar.

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 25’inin Müslüman olduğu tahmin ediliyor. Buda yaklaşık 2 milyar Müslümanın varlığına işaret ediyor. İki Milyarlık nüfus, Müslümanlara ve mazlumlara yapılan zulme “dur” diyemiyor. Sesini çıkaramıyor veya çıkarsa bile kimseye duyuramıyor.

Bunun en önemli nedeni, Müslümanların bölük pörçük ve Ümmet birliğinden uzak olmaları…  

 Emperyalist güçler boş durmuyorlar. Tarih boyunca Müslümanların arasına fitne koyup birbirine düşürmüşler. Bunda çoğu zaman başarılıda olmuşlar. Mezhep kavgalarının en büyük nedeni bu aslında…
İktidarlarını İslam yerine, mezhepler üzerinden sürdürmek isteyen Müslümanlar, mezhep bahanesi ile birbirine girerken, Müslüman olmayan güçlerle işbirliği yapmak zorunda kalıyorlar. Bu da Müslüman gücünün zayıflamasına neden oluyor.
Tarihte Ortadoğu’nun büyük kısmını hâkimiyeti altına alan Büyük Selçuklu Devleti Bizansla komşu olup Karşıyaka’ya (Kadıköy) yerleşince Avrupa milletleri bir araya gelerek Haçlı Ordularını hazırlayıp Haçlı seferleri düzenlemişlerdi.

Müslümanlar kendi aralarında Mezhep çatışmaları ve iktidar savaşları sonucunda güç kaybına uğrarken Haçlılar gösterdikleri birliktelik ve üstün gayretlerle Kudüs’ü ele geçirmiş, Filistin dahil deniz kıyılarının hakimi haline gelmişlerdi.

Bu mağlubiyetin nedeni Müslümanların zayıf olması değildi. Aksine güçlü olmalarına rağmen kaybetmelerinin nedeni Mezhep taassupları ile menfaatçi ve çıkarcı iktidar çatışmalarıydı.
Müslüman topraklarının işgalden kurtarılması Mezhepsel çekişmelerden uzaklaşarak Ümmet bilinci ile hareket etmekten geçiyor. Bunun için Ümmetin çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak ve buna göre hareket etmek zorunlu. Ümmetin birliğini bozacak çıkar ve menfaat anlaşmalarından uzak durmak çok önemli...
Maalesef Birinci Dünya savaşında İngilizlerin İstanbul’u ele geçirmesiyle İslam ümmetinin birliğini kaybettik. Hilafetin ortadan kaldırılması ile de Müslümanları bir arada tutan manevi bağ ortadan kalktı.
Müslümanları, İslam ile bir arada tutan Osmanlı İmparatorluğu ortadan kaldırılınca İngiltere ve Avrupa devletleri İslam beldelerini, kendi aralarında pay ettiler ve her bir beldeye kendi hizmetkârlarından, yöneticiler yerleştirdiler. Soyu ne idüğü belirsiz bu hain yöneticileri koruyup kollayarak iktidar olmalarını sağladılar.
Bunun neticesinde başsız, lidersiz, öndersiz ve iktidardan tamamen uzaklaştırılmış bir Müslüman topluluğu oluştu. Müslümanların yönetimden uzaklaştırılıp güç oluşturmaları engellendi.
İşte tam da bu nedenledir ki nicel olarak sayısı 2 milyarı bulan Müslümanlar ve zulme karşı olan milyarlarla tanımlı insan toplulukları zalim, katliamcı ve soykırımcı güçlere karşı duramamakta, onları yaptıkları bu zulümden alıkoyamamaktadırlar. Zulmü gerçekleştirenler azınlıkta olmalarına rağmen iktidarı ve gücü ellerinde bulundurabilmektedirler. Bu yüzden Amerika ve İsrail sadece Gazze ve Filistin de değil dünyanın dört bir yanında zulümlerine devam edebilmektedir.
Müslümanlar; Ümmet bilinci ile İslam birliğini oluşturamadıkları müddetçe, birer birer yok edilecek, güçleri dağıtılacaktır. Bugün Gazze de yapılan katliam ve Soykırımlar, yarın Müslümanların yaşadığı tüm ülkelerde gerçekleştirilecektir. Bu kaçınılmazdır.
Müslüman birliğinin yolu, Ümmet bilincinin oluşturulması ile gerçekleşir. Bu nedenle neredeyse ihanete varan Mezhepsel çatışmalara son verilmelidir. İslam ümmetinin menfaat ve çıkarları her şeyden üstün görülmelidir.
Dünya Müslümanlarının büyük bir kısmı Gazze’de yapılan katliama karşı gelirken Gazze’nin ve Kudüs’ün savunmasına bizzat iştirak eden Lübnan Direnişine düşmanlık yapabilmektedirler. Gazze ve Lübnan’ın korunması için her türlü askeri silah ve güç desteğinde bulunan İran devletine düşman olabilmektedirler. Gazze için ta 1500 2000 km uzaktan silahları ve güçleri ile destek sunan Yemen Devletini Husiler olarak tanımlayarak Müslüman Direnişini görmemezlikten gelmekte ve düşmanlık yapmaktadırlar. Amerika ve İsrail’in yanında yer alarak Gazze ye destek veren İslami Direniş güçlerini cezalandırabilmektedirler.

Sözün özü; Gazze’nin yanında yer aldığını söyleyenler, Gazze ye yardım edenlere düşman, yine aynı şekilde Gazze’ye destek olanlar, Gazze’ye savaş açanların yanında Gazze’ye destek olanlarla savaşabilmektedirler.

Bizler de mezhepsel bahaneler ile çıkar ve menfaatlerimiz için bu karmaşık ve çetrefilli ilişkiler yumağı içinde yer alabilmekteyiz. Bu nedenle Ümmetin birliği sağlanamamaktadır. Maalesef iki Milyar Müslüman ve bir o kadar da insanlık sevdalısı onurlu insan, Gazze’ye sahip çıkamamaktadır. Neticede Gazze’de yaşayanlar gözlerimizin önünde tek tek veya toplu halde katledilmekte, soykırıma uğramakta ve de yok edilmektedir.
Maalesef biz Müslümanlar; bulunduğumuz korunaklı kalelerden bağırıp çağırarak zalimleri lanetleyerek görevimizi yerine getirdiğimizi sanıyoruz. Oysa hakikatinde kalplerimizle ve zihinlerimizle birbirimize olan düşmanlığı sürdürmekte, birbirimize düşmandan daha düşman hale gelebilmekteyiz.
Allah’ın vaadi vardır. Bizler kendimizi düzeltmedikçe Allah (c.c) toplumu düzeltmeyecektir.
Wesselam…
YAZARIN DİĞER YAZILARI