?>

Dünyanın fitnesi Amerika’dır

Faysal Yaman

11 ay önce

Dünyanın neresinde bir savaş çıksa muhakkak Amerika’nın parmağı vardır.
Ortadoğu’da karıştırmadık ülke bırakmamıştır. Ortadoğu da İsrail’in kabadayılık yapması ve suikastlarla racon kesmesi yine Amerika’nın koşulsuz desteğinden kaynaklanmaktadır.
Kısacası Amerika, Büyük Şeytan ve Deccalê Mezindır. (Büyük Deccal)  Ortadoğu da tüm fitne ve karışıklar onun başının altından çıkmaktadır.
Şimdi de İran'ın nükleer tesislerini bombalayarak açık bir şekilde savaşa dahil oldu. İran'a yapılan saldırı Ortadoğu'nun ve hatta dünyanın ateş topuna dönmesi için yeterlidir.
Katil Netanyahu “Ortadoğu’yu değiştireceğini” söyleyerek savaş çığlıkları atıyor. Filistin’i işgalden ettikten sonra Gazze'yi Lübnan'ı ve ardından da Suriye'yi işgal etti. Amerika ve Avrupa’nın desteğini alarak İran'a saldırdı. Zafer sarhoşluğu içinde katliamlarına karşı gelen Pakistan ve Türkiye’yisıra size de gelecek” diyerek tehdit etmekten kaçınmıyor.
İran’ın saldırılara karşılık vermesiyle sıkışan İsrail’in imdadına yine Amerika koştu.  Hayalet uçaklarla İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan'daki nükleer tesislerini vurarak savaşa bilfiil dahil oldu.  İsrail'in yediği darbeler nedeniyle Amerika'nın kucağına sığınması ve onu savaşa sokması Ortadoğu’yu geri dönüşü olmayan bir çıkmaza koymuştur.  

Artık Ortadoğu bir savaş alanıdır.

İran, çokta beklemeden misilleme de bulunarak Ortadoğu’daki Amerikan askeri üslerini vurdu. İslam dünyasına yapılan operasyonlarının üssü olan ve Katar’da bulunan Amerika’nın CENTCOM’un merkezi El Ubeyd Askeri Üssü vuruldu.
İran tarafından yapılan bu saldırılar, Ortadoğu için bağımsızlık için büyük adımın başlangıcı.
Amerika, İsrail’i bu üsler sayesinde koruyor. Aynı zamanda Ortadoğu devletlerini baskı altına alıyor. Ortadoğu’daki Amerikan üslerinin etkisiz kılınması hem Amerika’nın ayağını Ortadoğu’dan kesecek hem de İsrail’in savunmasız kalmasını sağlayacaktır.
Amerikan desteğinden mahrum kalan İsrail, Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de istediği gibi etkili olamayacaktır. Ayrıca bu ülkelerde ki İslami direniş hareketleri aldıkları yeni bir güç ve umutla İsrail’e karşı gerekli saldırıları yapabilecek hatta ve hatta işgal edilmiş toprakları alabileceklerdir.
Eğer, İran Amerika’nın Ortadoğu’daki kol ve ayaklarını keserse, umulur ki Arap ülkelerinde yeni bir Direnişin fitilini ateşleyecektir. Bu vesile ile Amerikan kuklası iktidar ve yönetimlerin değişmesi gerçekleşebilecektir. Mısır ve Ürdün gibi uşak yönetimler devrilebilecektir.
Eğer, Amerika Ortadoğu'dan çekilirse İsrail fitnesinin ortadan kaldırılması mümkün olacaktır. Kim bilir, belki de İsrail, yaptığı zulüm ve katliamların bedeli olarak bir kez daha tarihin karanlık sayfalarına gömülecektir. Bu Kuranda Allah’ın vaadidir.

Allah muhafaza etsin. Bunun aksini düşünmek mümkün değildir.

İran’ın Ortadoğu da zayıflaması veya yönetimin devrilmesi, Ortadoğu’nun tamamen Siyonist İsrail’in hizmetine girmesi demektir. Artık “Vaad edilen topraklarla” yetinmeyen İsrail dünyanın tüm topraklarına göz dikecektir.
Diğer yandan İsrail’e güvenerek ayaklanmaya hazırlanan İran muhalefeti, başta PKK olmak üzere halkı ayaklandırmaya çalışacak, bu da büyük bir fitne ve kargaşaya yol açacaktır.
Aynı oyun Türkiye üzerinde de oynanacaktır. Türkiye, kendini PKK’nin başını çektiği muhalefetin ayaklanması ile savaşın içinde bulurken, dışardan da İsrail’in saldırılarına maruz kalacaktır. 
İran’ın Orta doğuda zayıflaması veya yönetimin devrilmesi bunları kaçınılmaz kılacaktır. Bu nedenle İran’ın Amerikan üslerine yaptığı misillemeler önemlidir, ümit vericidir ve desteklenmelidir. Ortadoğu halkları bu ümitle Amerikancı Arap Devletlerine karşı direnebileceklerdir.
Bu vesileyle kızlarını Amerikan yöneticilerine peşkeş çeken ahlaksız, zorba, Amerikancı Arap rejimlerinin tek tek yıkıldıkları görülebilecek, Siyonist uşağı iktidarlar yerine mazlumların iktidar olacağı yönetimler gelebilecektir.

Sonuçta Ortadoğu da ki gelişmelere göre büyük değişimler kaçınılmazdır. 

Siyonist İsrail’in ve Amerikan emperyalizminin önünde şimdilik İran Direnişi durmaktadır. Bu direniş başta Müslümanlar olmak üzere dünya mazlumlarınnında ümididir.
Görünen o ki yalnız Müslüman halklar değil, dünya mazlum ve ezilen halkları da İran’ın İsrail ve Amerika’ya karşı giriştiği bu direnişi alkışlamakta, sahip çıkmaktadır. İsrail ve Amerika ya atılan her bir mermi, İslam dünyasının ve dünya ezilmişlerinin gönüllerini serinletmektedir.

İsrail ve Amerika ya karşı atılan her bir ok, her bir füze, mazlum halklara ümit vermekte, güven vermekte ve cesaretlerini arttırmaktadır.

Temennimiz; bölgedeki Amerikan askeri yapısının çökertilmesi, Amerika’nın ve batılı devletlerin Ortadoğu’dan rezil ve rüsva şekilde çekilmesi, İslam Ümmetinin dirilişine, dünya özgürlükçü halklarının ortak hedefi olan Siyonist Emperyal güçlerinin yok edilmesine vesile olmasıdır.   

Wesselam…

YAZARIN DİĞER YAZILARI