?>

Hasankeyf tarihin merkezi

Faysal Yaman

1 yıl önce

Hasankeyf; kadim bir kent. Bölgemizde tarihin en eski yerleşim yerlerinden.
Bunun değişik nedenleri var. Birincisi kıyısından hayatı sulayan koca Dicle Nehrinin geçmesi.
Bir diğer önemli neden, tarihteki şartlara göre çok stratejik bir yerleşim. Askeri hakimiyet olarak korunaklı bir merkez. Bir diğer neden taşlarının işlenmeye elverişli olması…
Hasankeyf tarihinin çok eski olduğu muhakkak. Çünkü Ortadoğu da hayatın kaynağını Dicle ve Fırat nehirleri ve kolları oluşturuyor. Tarihi yerleşimler bu nehirlerin kıyılarında kurulup gelişmiş. Bu nedenle bu nehirler arasına Mezopotamya deniliyor ve Bereketli topraklar olarak adlandırılıyor. Bereket nedeniyle de tarih boyunca savaşların merkezi haline gelmiş.

Hasankeyf tarihte birçok kavme ev sahipliği yapmış.

Hasankeyf’in sahip olduğu köklü tarih, bölgeyi Mezopotamya’nın en önemli yerleşimlerinden biri haline getirmiştir. Bu bağlamda, Mezopotamya'nın yazılı tarihi Sümerler ile başlar. Asurlar ve Akadlardan bahsediliyor. Sami kökenli Süryani ve Keldaniler yer alıyor. Son iki bin yıllık tarihte İrani yönetimler ile Romalılar yer buluyor.
Hasankeyf birçok devlet tarafından merkez olarak kullanılıyor. Bölgenin kadim halklarından olan Kürtler yakın dönem İslam tarihi ile yerleşmişler. Hasankeyf bölgesi Müslüman Arap ve Kürtlerin iş birliği ile yönetilmiştir. Bilhassa Eyyubiler Döneminde Hasankeyf Kürtlerin büyük bir merkezi haline gelmiş ve Hasankeyf beyliği Cizre, Elâzığ, Ahlat ve Diyarbakır’a kadar olan sınırların yönetim merkezi haline gelmiş.
İslam’ın ilk dönemlerinden beri bölge Müslümanlar tarafından yönetilmektedir. Eyyubiler döneminde merkez olarak kullanıldığı için birçok cami ve medreseye merkezlik yapmıştır. Sultan Süleyman Cami ve Er Rızık cami bunlardan en meşhur olanlarıdır. Zeynel Bey Türbesinin etrafında kurulan medreseler tarihte en ünlü ilim ve irfan merkezleridir. Yine kızlar için yapılan “Kızlar Medresesi” tarihte bayanlar için yapılmış ilk medreselerdendir.
Kısacası Hasankeyf tarihin en eski ve merkezi yerleşimlerinden biridir. Bugün her ne kadar küçük bir ilçe olarak görülse de tarihte bölgeyi yöneten önemli bir merkez olmuştur. Bu nedenle de önemlidir ve değerlidir. Bu tarihi merkez ibret alınması için gezip görülmeye değerdir.
Tarih alanında devlet birçok çalışma yapmıştır ve yapmaya devam etmektedir. Ancak tüm yapılanlara rağmen daha birçok eksik ve noksan bulunmaktadır. Ilısu Baraj nedeniyle tarihi birçok yapı taşınmış, yeni yerleşkeye serpiştirilerek Tarih vadisi oluşturulmuştur.

Hasankeyf’i, Hasankeyf yapan, Antik Kent ve mağaralardan oluşan yerleşim yerleridir.

Tarihi Hasankeyf çok ilginç bir yapıya sahiptir. Mağaralar en eski yerleşim yerlerdir. Şehir katlar şeklinde inşa edilmesine rağmen bu mağaraların üzerine de ikinci ve de üçüncü yerleşim yerleri inşa edilmiştir. Bu nedenle tarihin birçok evresini içinde barındırmaktadır. Bu açıdan da önemlidir.
Antik tarihi mağaralar merkezi Hasankeyf için en önemli gezi, gözlem ve inceleme alanıdır. Bu nedenle mistik özelliği kaybedilmeden ve de tarihi dokusu eğlence merkezi haline getirilmeden korunup sergilenmelidir.
Hasankeyf; tarihi merak eden, yeni yerler keşfetmek isteyenlerin yeridir. Kadim antik şehir ve ilk insanlık dönemine kadar uzanan mağaralar görülmeden Hasankeyf gezilmiş olmaz.
Bilhassa antik kısmın üst kısmında bulanan tarihi Ulu Cami görülmeye değerdir. Etrafında bulunan ve hücre olarak adlandırılan eğitim odaları ile alt kısımda bulunan sarnıc görülmelidir. Yanlarda ve arka kısımda ise imam ve müderrislerin evleri yer almaktadır.
Kalenin önemli bir diğer kısmı ise Büyük Saraydır. Büyük saray bölgemizde Ağrı Beyazıt ta bulunan İshak Paşa Sarayından sonra gelen en önemli tarihi saraylardan biridir. Ama ne yazık ki gerekli önem verilmemiştir. Son zamanlarda bir kısım düzenlemelere gidilmişse de yeterli değildir. Bir an önce Büyük saray ve çevresi temizlenip düzenlenerek turizme kazandırılmalıdır. Büyük Saray Hasankeyf için büyük öneme sahiptir.

Sayın Hasankeyf Belediye Başkanı ve Sayın Kaymakamından ricamız vardır.

Hasankeyf’in tarihi dokusunun korunması ve turizme kazandırılması için şu adımların hızlandırılması önemlidir:

Antik kent mağaralarının temizlenmesi ve bilgilendirme levhalarının oluşturulması, Darphane Tepesi’nin seyir alanı olarak düzenlenmesi ve güvenlik önlemlerinin artırılması, Antik kent yolu ve yürüyüş alanlarının düzenlenerek turizme açılması
Kentin karşı tarafından bulunan ve Antik kente kadar uzanan mağaralar işgalden kurtarılmalıdır. Antik kentten başlatılan yürüyüş yolu sonuna kadar düzenlenmelidir. Bilhassa önemli görülen mağaralar turistlere yönelik düzenlenmeli, temizliği yapılmalı, bilgilendirme levhaları oluşturulmalıdır. Mağara önlerinde bahçelerden oluşan kısım, korunma altına alınmalı, aileler için piknik yeri olarak düzenlenmelidir.
Ayrıca Darphane olarak adlandırılan tepenin üzeri de gayet güzel bir seyirgahtır. Tepe de bulunan su havuzu ve mağaralar dinlenmek ve seyretmek için güzel bir alandır. Fakat tepe ye çıkan merdivenler tehlike arz etmektedir. Her ne kadar buraya çıkmak yasaklansa da bu çözüm değildir. Bir an önce bu güzellikten faydalanmak için merdivenlere muhakkak korkuluklar yapılmalıdır.
En önemlisi de Antik kente giden yolun bir an önce asfaltlanarak tarihi kentin gezilip görülmeye elverişli hale getirilmelidir. Özellikle gezmek ve görmek için düzenlenen Tur seferlerin bilhassa Antik Şehri gezmeyi programlarına almaları sağlanmalıdır.

Hasankeyf ancak Antik Kentle Hasankeyf olur.

Ayrıca yeni yerleşkenin kıyıları üzerinde acilen çalışılmalı, kıyı şeridi yolu düzenlenmeli, kıyılar bir an önce park, bahçe, piknik alanı ve mesire yerleri ile donatılmalıdır.

Hasankeyf Batman için değerlidir. Bir o kadar da bölgemiz için değerlidir. Her tarafı tarih kokan kentimiz hak ettiği değere kavuşmalıdır.

Wesselam…

YAZARIN DİĞER YAZILARI