İnsan gurbetteyken, memleketiyle ilgili güzel bir söz duymaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Bazen tek bir cümle, yıllardır içte biriken özlemi de yorgunluğu da alıp götürebiliyor. Memleketten gelen iyi bir haber, tanımadık birinin ağzından dökülen samimi bir söz, insanın omuzlarındaki yükü bir anlığına da olsa hafifletiyor.
Geçtiğimiz günlerde hastane sonrası ilaç almak için yolum bir eczaneye düştü. İlaçlarımı hazırlayan Emine Hanım’la sohbet ederken, nereli olduğunu sordum.
“Doğulu musun?” dedim.
Gülümsedim.
“Bende Batmanlıyım,” dedim.
Bu kez gülümseme sırası ona geçti. Ardından, aslında sadece bir şehir hikâyesi değil; ön yargılarla yüzleşmenin de hikâyesi olan anılarını anlatmaya başladı.
“Biz de Batman’dan geldik,” dedi. “Eşim beş yıl Batman’da görev yaptı. Hatta ikinci görevde yine Batman’a tayin isteyeceğiz.”
Ancak Batman’a gitmeden önce yaşadıklarını anlatırken, bu topraklara dair kulaktan dolma bilgilerin insanları nasıl etkilediğini de açıkça dile getirdi. Tayini çıktığında çevresinden duyduğu sözler, korkularını artırmış. Gitmeden önce neredeyse herkes onu uyarmış, vazgeçirmeye çalışmış.
Diyarbakır Havalimanı’ndan Batman’a doğru yola çıktıklarında, taksi şoförüyle bu kaygılarını paylaşmış. Henüz şehre adım atmadan duyduğu o cümleyi hâlâ unutamıyordu:
“İnsanlar buraya ağlayarak gelir ama ağlayarak da gider.”
Batman’ın Esentepe tarafındaki lojmanlara yerleşmişler. İlk günlerin tedirginliği zamanla yerini alışmaya, sonra da aidiyet duygusuna bırakmış. Komşularını tanımışlar, selamlar çoğalmış, kapılar aralanmış. Gülistan Caddesi’nde tanıştıkları esnaflar, bir süre sonra sadece alışveriş yapılan insanlar olmaktan çıkmış; hâl hatır sorulan, dostluk kurulan insanlar olmuş.
Anlatırken, Batman’da kurdukları bağların hâlâ canlı olduğunu özellikle vurguladı.
“Biz hâlâ Batman’daki dostlarımızla görüşüyoruz,” dedi.
“Batman’ı seviyoruz. Çünkü Batman, bizi hiç yalnız bırakmadı.”
Yerel basında köşe yazarlığı yaptığımı söyleyince, bir an durdu ve içten bir ifadeyle,
“Bunları sen de yazmalısın,” dedi. “Batman’ın anlatılmaya ihtiyacı var. Çünkü dışarıdan anlatıldığı gibi değil.”
Gerçekten de öyle. Bir şehir hakkında söylenenler ile o şehirde yaşananlar çoğu zaman birbirini tutmuyor. Batman da bu durumun en somut örneklerinden biri. Ön yargılarla gidilen, ama dostluklarla kalınan bir şehir. İnsanının sıcaklığı, samimiyeti ve paylaşma kültürü, anlatılan tüm olumsuzlukların önüne geçiyor.