Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değildir. Bazen yüzlerce kilometre uzakta, memleket hasretiyle atan kalplerin ortak heyecanıdır.
İşte İzmir’de yaşayan Batman Petrolspor sevdalıları da Altınordu deplasmanı öncesinde Gaziemir’de toplanarak bunu bir kez daha gösterdi.
O konvoy sadece araçlardan oluşmuyordu. O konvoy, hasretin, bağlılığın ve memleket sevgisinin yola çıkmış haliydi. Bayraklarla süslenen araçlar, çalınan marşlar ve tribüne doğru yapılan o kararlı yürüyüş… Hepsi Petrolspor’un yalnız olmadığını gösteriyordu.
Maçtan saatler öncesinde Batmanlı Hakim Ferman Yardımcı, Batmanlı Savcı Faruk Sever, Denetim Serbestlikten M. Ali Göker, eğitimci Savaş Ekmen ile Batman Petrolspor-Altınordu maçındaydık.
Ve sahaya baktığımızda, tribündeki bu inancın futbolculara da yansıdığını görmek zor değildi.
Petrolspor, maçın özellikle ilk bölümlerinde disiplinli ve kontrollü bir oyun ortaya koydu. Savunma hattı rakibe kolay alan bırakmazken, orta sahada verilen mücadele takımın oyuna tutunmasını sağladı. Deplasman maçlarının zorlu atmosferine rağmen oyuncuların özgüvenli duruşu dikkat çekiciydi.
Zaman zaman baskı yiyen Petrolspor, buna rağmen oyun disiplininden kopmadı. Özellikle geçiş oyunlarında yakalanan fırsatlar, takımın ne kadar organize hareket ettiğini gösterdi. Fakat bazı futbolcular ikinci yarıya iyi başlamazsa ve oyuncu değişiklikleri geç de olsa yerinde değişikliklerle farka gitmesini bildi Petrolspor...
Bu maç bir kez daha gösterdi ki, Petrolspor artık sahada ne yaptığını bilen, mücadeleden kaçmayan ve her şartta oyunun içinde kalabilen bir kimliğe bürünmüş durumda.
Tribünde ise ayrı bir hikâye yazılıyordu.
İzmir’de yaşayan Gurbetçi Batmanlı Petrolsporlular ve Dark Reds taraftar grubu, 90 dakika boyunca takımlarına olan inançlarını hiç kaybetmedi. Çünkü onlar skordan bağımsız olarak bu armaya gönül vermiş insanlar.
O gün Gaziemir’de başlayan konvoy, aslında sahaya yansıyan bir ruhun başlangıcıydı. Çünkü bir takımın en büyük gücü sadece kadrosu değil, ona inanan taraftarıdır.