Nerede bir Batmanlı firma görsem, içimde tarifsiz bir sevinç uyanıyor. Sanki kendi firmammış gibi gururlanıyorum. Çünkü bu başarılar sadece ticari kazanımlar değil; aynı zamanda bir kentin emeği, alın teri ve hayallerinin yansımasıdır.
Bu yıl birkaç kez Aydın-Denizli Otoyolu'ndan geçme fırsatım oldu. Yol harika, konforlu, düzenli. Ama yolculuğumun asıl keyfi, bu otoyolun arkasında bir Batmanlı firma olduğunu öğrenince başladı. Fernas Şirketler Grubu… Ülkemizin köklü firmalarından biri ama bizim için daha da özeli: Batmanlı. Direksiyon başında bir Batmanlı olarak bir başka sürdüm arabayı.
Ve dün Batman Sonsöz Gazetesi’nde okuduğum o haber...
Manşetteki “Batman firması dev ihaleyi aldı.” Haberinin içeriğini okuyunca bir kez daha göğsüm kabardı. Petrolspor’un eski asbaşkanı, kentin sevilen iş insanı Tekin İnci’nin sahibi olduğu İnciyol A.Ş., Seydişehir-Bozkır Devlet Yolu ihalesini büyük ortaklıkla aldı. Batmanlı bir firma, yine büyük bir işe imza attı. Hem de ülke çapında ses getirecek bir projeye...
Yalnız Fernas ve İnciyol mu?
Elbette hayır!
Sakarya bölgesinde faaliyet gösteren Ege Asfalt, arkasında Batmanlı Öndaş ailesi var. Kaliteli yol çalışmalarıyla adlarından söz ettiriyorlar. Her yıl Batman’a ve Petrolspor’a destek vererek halkın takdirini kazanan Yunus Öndaş ve ekibiyle gururlanıyoruz.
Yine Dinç Grup… Yıllardır Türkiye’nin dört bir yanında önemli projelere imza atıyor. Bu grubun başında Selman Dinç gibi bir değerimiz var.
Hepsi Batman’dan doğan değerler.
Bu şirketlerin en kıymetli yanı ise yüzlerce, hatta binlerce Batmanlı genci istihdam etmeleri. Birçok gencimiz bu firmalarda kamu personelinden daha fazla maaşla çalışıyor, ailelerine destek oluyor, geleceğini inşa ediyor. Bu tablo, Batman için bir kazanımdır.
Kimileri mühendis, kimileri operatör, kimileri tekniker. Kimi şantiyelerde, kimi merkez ofislerde... Düşünün; bu gençler memleketten göç etmek yerine, Batman’ın gücüyle Türkiye’yi inşa ediyorlar. Bundan daha büyük bir kazanım olabilir mi?
Ama ne yazık ki bu başarıları bile küçümseyen, sosyal medyada laf olsun diye muhalefet eden insanlar da var. Batmanlı bir firma bir ihaleyi kazanınca, hemen eleştiriler başlıyor.
Bu başarı hikâyelerini görmezden gelen, hatta eleştirmekten çekinmeyen bazı sesler sosyal medyada kendini gösteriyor. Batmanlı bir firma ihaleye katılsa ya da büyük bir projede yer alsa hemen şüpheyle yaklaşanlar çıkıyor. Kent kültürüne dair bir fikri bulunmayan ama klavye başında "uzman" kesilen insanlar…
Bu yorumları yapanların çoğunun kent kültürüyle, ortak değerle, başarıyla ilgisi yok.
Nerede bir Batmanlı firma görsem, içim kıpır kıpır oluyor. Sanki kendi firmam, kendi emeğimmiş gibi gururlanıyorum. Çünkü mesele sadece iş değil; mesele memleket, mesele aidiyet…
Oysa biz, kendi değerlerimize sahip çıktıkça büyürüz. Batman’ın firması kazandıkça, Batmanlı genç çalıştıkça, bu kentin ismi daha gür çıkıyor Türkiye’nin dört bir yanından. Ve bu hepimizin gururu oluyor.
Batmanlı firmaların başarısıyla yalnızca şirketler değil, kentimiz de kazanıyor. Her proje, Batman’ın bir adım daha ileriye gitmesini sağlıyor.
Sözün özü; Kendi insanına sahip çıkan şehirler asla kaybetmez.
Batman kazanıyor, Batmanlı çalışıyor, Türkiye inşa ediliyor.
Gurur duyuyoruz seninle, Batman!
Yaşasın Batman’ın emeği, alın teri, girişimcisi…