?>

Anayasa ortak vicdan

Siracettin Çekin

12 ay önce

Bir toplumun anayasası, yalnızca bir hukuk metni değildir; geçmişin tecrübelerini, bugünün ihtiyaçlarını ve yarının hayallerini taşıyan bir sözleşmedir.
Bu yüzden yeni bir anayasa yapmak, sadece maddeler yazmak değil; bir milletin kim olduğunu, kim olmak istediğini yeniden düşünmesidir.

Bugün Türkiye, tarihinin en kritik eşiğinde duruyor. Yıllardır yamalı bohçaya dönen, darbe ruhu taşıyan, çoğu zaman halkı değil devleti merkeze alan bir anayasa ile yaşıyoruz. Ve artık yeni bir anayasa talebi, hukuki bir ihtiyaç olmaktan çıkmış, toplumsal bir zaruret haline gelmiştir.

Üniversite sıralarında, anayasa hukuku dersinde hocama bir gün, biraz da muzipçe bir niyetle şöyle bir soru sormuştum:

“Hocam, sizce bir anayasada ne olmalı?”

Dersin ağır havasını biraz yumuşatmak istemiştim açıkçası. Beklentim, kısa bir yanıtla geçiştirilmesiydi. Ama hocam, sanki niyetimi fark etmiş gibi derin bir tebessümle cevap verdi:

“Anayasada ne olmalı, bu toplumdan topluma değişir. Ama ne olmamalı, işte onu çok iyi biliyorum.”

Ve ardından ekledi:

Bir anayasa; halkı dışlamamalı, bireyi ezmemeli, özgürlüğü yalnızca bir kavram olarak değil, bir teminat olarak ele almalı. Keyfi yönetimlerin önünü açacak belirsizliklere yer vermemeli. Kimliği, inancı, düşüncesi ne olursa olsun, her bireyin eşit yurttaşlığını güvence altına almalı.
İşte o gün şunu anladım: Gerçek bir anayasa, neleri içerdiği kadar, neleri özellikle dışladığıyla da tanımlanır. Ve en önemlisi, bir anayasa ancak halkın ortak vicdanından doğarsa meşru olur.

Bu noktada düşünür Jean-Jacques Rousseau’nun “toplum sözleşmesi” kavramı devreye girer. Devletin meşruiyeti, bir zümrenin değil, toplumun tüm kesimlerinin iradesinden doğmalıdır. Anayasa, tepeden inmeyle değil, tabandan gelen bir çağrıyla yazılmalıdır.

Türkiye’nin yeni anayasa arayışı, sadece mevcut anayasanın darbe izlerinden arınması için değil, aynı zamanda yeni bir toplumsal mutabakatın kurulması için bir fırsattır. Bu fırsat; ideolojilerden, kimliklerden ve önyargılardan arınmış şekilde, hep birlikte yaşamanın ilkelerini yeniden yazma fırsatıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI