?>

Bu şehirde herkes öz eleştiri yapmalı  

Siracettin Çekin

6 ay önce

Batman’ın bugün yaşadığı ağır tabloyu her gün sokakta görüyorum. Yazılarıma konu olan sorunlar sadece rakamlardan ibaret değil; bir şehrin yavaş yavaş içten içe solduğunu hissediyorum. Artık kimsenin kaçamayacağı bir hakikati söylemek zorundayım: Batman’ın en acil ihtiyacı, yönetenlerin ve STK’ların samimi bir öz eleştirisidir. Çünkü bu şehirde yaşanan daralma sadece ekonomide değil, vicdanlarda, ilişkilerde, değerlerde… Yani tam kalbimizde. Ve bu daralma, yıllardır görmezden gelinen ihmallerin, hataların ve koltuk uğruna göz ardı edilen sorumlulukların bir sonucudur.
Ahlaki çöküş, ekonomik krizden daha sessiz ama çok daha yıkıcıdır. Batman’da son yıllarda hızla büyüyen bir umursamazlık, “bana dokunmayan yılan” anlayışı ve sorumsuzluk kültürü hakim. Emek değersizleşiyor, dayanışma zayıflıyor, gençlerin umudu eriyor. Bütün bunları birebir gören biri olarak içim acıyor; çünkü şehrin ruhu kaybolursa, ekonomik kalkınmanın da hiçbir anlamı kalmaz. Batman’ı ayakta tutan sadece binalar değil, insanlarının adaleti, vicdanı ve birbirine olan güvenidir. Fakat bu güven her geçen gün test ediliyor ve yöneticiler sessizliğe gömülüyor.
STK’ların bu sessizliği ise toplumsal çöküşü hızlandıran en büyük eksikliklerden biridir. Sivil toplum, şehirlerin hem vicdanı hem de pusulasıdır. Ancak Batman’da birçok STK ya kendi içine kapanmış ya da sorunların uzağında. Madde bağımlılığı artarken, genç işsizliği tırmanırken, aile yapısı sarsılırken bu kurumlar neden sessiz kalıyor? Toplumu ayakta tutacak sosyal programlar, gençleri hayata bağlayacak projeler ve yöneticileri harekete geçirecek raporlar nerede? Eğer STK’lar görevlerini yerine getirmeyecekse, şehrin çöküşü kaçınılmazdır ve bunun sorumluluğu onlara da aittir.
Yöneticilerin de artık kendileriyle yüzleşmesi gerekiyor. Nicelikle paylaşılan başarı hikayeleri, halkın gerçeklerini örtmüyor. Sokaklar tabloyu çok açık söylüyor: Borç yükü artıyor, esnaf kepenk kapatıyor, gençler gelecek göremiyor, aileler sosyal baskı altında eziliyor. Yöneticilerin suskunluğu, ihmali ve günü kurtarma çabaları şehrin kırılganlığını derinleştiriyor. Batman, sözde planlarla değil, gerçek sorumlulukla ayağa kalkabilir. Ve bu sorumluluk, koltukta oturmakla değil, cesaretle hataları kabul etmekle başlar.
Bu meselede ben de elimden geleni yapıyorum. Yazdığım her köşe yazısında, her cümlede, şehrin kalbinden duyduklarımı aktarmaya çalışıyorum. Batman’da doğup büyüyen biri olarak bu şehrin geleceği benim de kaderimdir. Görevim görüleni saklamak değil; duyulanı yazmak, konuşulmayanı dile getirmek. Ama benim yazmam yetmez; yöneticiler de aynı cesaretle gerçeğe bakmalı ve hesap vermelidir.
Bir şehrin düzelmesi önce ahlaktan başlar. Ekonomi, yatırım, kalkınma… Hepsi önemli; ama ahlak eriyorsa hepsi birer boş bina gibi kalır. Batman bugün bir “ahlaki yenilenme programına” ihtiyaç duyuyor. Gençleri koruyan, aileyi güçlendiren, dayanışmayı artıran, STK’ları sahaya indiren toplumsal bir seferberlik… Bunlar olmadan hiçbir ekonomik paket, hiçbir yatırım Batman’ı ayağa kaldıramaz.
Sonuç itibariyle; Batman’ın kaderi değişebilir ama bunun için yönetenlerin ve kanaat önderlerinin önce dürüstçe “biz nerede hata yaptık?” demesi gerekir. Bu şehir, ancak kendine ayna tuttuğu gün iyileşmeye başlayacak. Ve ben, bu aynayı tutmaya devam edeceğim. Şimdi sıra onlarda.
YAZARIN DİĞER YAZILARI