?>

Şehrin kaderi

Siracettin Çekin

9 ay önce

Sevgili okurlar, son günlerde Batman’da hepimizin dikkatini çeken bir konu var: kaçak yapılar ve buna karşı alınan kararlar. Belki siz de sokakta, kahvede, iş yerinde bu konuyu tartışanlara kulak vermişsinizdir. Kimisi “Niye yıkılıyor bu binalar?” diye soruyor, kimisi ise “Çoktan yapılması lazımdı” diyor. Ama işin özünde, hepimizi ilgilendiren çok daha temel bir mesele var: düzen.
Batman, genç nüfusuyla, yeni yatırımlarıyla ve hızla büyüyen yapısıyla modern bir şehir olma yolunda ilerliyor. Üniversite kampüsünden yeni konut projelerine, sanayi yatırımlarından ulaşım ağına kadar pek çok alanda gözle görülür bir değişim var. Ancak kabul etmek gerekir ki bu hızlı büyüme, beraberinde kontrolsüzlüğü ve kuralsızlığı da getirdi. İşte kaçak yapılar da bu sorunun en çarpıcı örneği.

Bakın, kaçak yapı dediğimiz şey sadece “bir bina” değil. O bina, şehrin geleceğinden çalınmış bir parça demektir. Elektrik şebekesini zorluyor, suyu kesiyor, yolları daraltıyor, trafik yükünü artırıyor. Daha da önemlisi, kurallara uygun şekilde ev yapan vatandaşın hakkını gasp ediyor. Yani mesele yalnızca beton bloklar değil; işin içinde adalet, hakkaniyet ve eşitlik var.

Bu noktada Vali beyin tavrı çok net: “Yasa herkese eşittir.” Şimdi kimileri bu kararlılığı sert bulabilir. Ama şunu unutmayalım; kolaycılığa alışan, düzeni değil çıkarını düşünen her zihniyet, elbette direnç gösterecektir. Fakat asıl düşünmemiz gereken şu sorudur: Batman, gelecekte nasıl bir şehir olacak? Kaçak yapılarla boğuşan, plansız ve güvensiz bir şehir mi; yoksa modern, düzenli ve güvenli bir yaşam alanı mı? Bu sorunun cevabı, aslında alınan kararların haklılığını bize gösteriyor.
Bugün yapılan yıkımlar, yarın inşa edilecek düzenin temel taşlarıdır. Her yıkım aslında bir mesajdır: “Burada rastgelelik değil, hukuk geçerli olacak.” Bu mesaj sadece binalara değil, hepimize yöneliktir. Çocuklarımızın daha güvenli sokaklarda büyümesi, vatandaşlarımızın daha düzenli mahallelerde yaşaması bu kararlılıkla mümkün olacak.

Unutmayalım, mesele birkaç kişinin çıkarı değil; toplumun ortak geleceği. Eğer bugün taviz verilirse, yarın aynı düzensizlik katlanarak geri döner. İşte bu yüzden vali beyin kararlılığı günü değil, geleceği kurtarmaya yönelik bir adım.

Batman’ın büyümesi yalnızca nüfusun artışıyla ölçülmez. Asıl büyüme, düzenin sağlanmasıyla, hukukun üstünlüğüyle, ortak yaşam alanlarının korunmasıyla mümkündür. Tarih bize gösteriyor ki her medeniyet, adalet ve kuralla ayakta kalmıştır. Batman da bundan farklı bir yol izleyemez.

O yüzden sevgili okur, bugün yapılan tartışmalar aslında kişisel çıkarla kamu yararı arasındaki bir çatışmadan ibaret. Kamu yararını savunan bir yöneticiye düşen görev, kararlı olmaktır. Batman Valisi’nin yaptığı da tam olarak budur. Ve inanın, bu şehir kuralsızlığın değil düzenin, keyfiliğin değil hukukun hakim olduğu bir geleceği hak ediyor.

Bugün atılan adımlar, işte o geleceğin ilk işaretleridir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI