?>

İçimizdeki düşman, “uyuşturucu”

Siracettin Çekin

10 ay önce

Batman, genç nüfusuyla gurur duyan bir şehir. TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 60’ı 30 yaş altında. Bu gençlik, doğru yönetilirse şehrin en büyük sermayesi olur; ama doğru yönetilmezse en büyük kırılganlık haline gelir. Ne yazık ki, son yıllarda bu kırılganlığı hedef alan en tehlikeli saldırı, uyuşturucu olmuştur.
Batmanlılar iyi bilir: Bu şehir sadece petrolüyle değil, konumuyla da stratejiktir. Doğudan batıya açılan kapılardan biri olması, İran’dan gelen eroin rotasına yakınlığı ve kırsal bölgelerin coğrafi zorlukları Batman’ı uluslararası uyuşturucu trafiğinde önemli bir durak haline getiriyor. Ancak sorun sadece transit geçiş değil; artık bu zehir, şehrin kendi sokaklarında da alıcı buluyor.
Metamfetamin, sentetik haplar, eroin… “Torbacı” diye bilinen sokak satıcıları özellikle 15-25 yaş arasını hedef alıyor. İşsizlik, umutsuzluk ve sosyal boşluklarla boğuşan gençler, kısa yoldan para kazanma vaadi veya “bir kere dene” tuzağıyla bu kapıyı aralıyor. O kapı bir kez açıldığında kapanması yıllar alıyor. Çünkü uyuşturucu sadece bedeni değil; aile bağlarını, arkadaşlıkları, eğitim hayallerini, karakteri ve umut duygusunu da öldürüyor.

Batman’da bu tabloya karşı güçlü bir irade var. Sayın Vali Ekrem Canalp, göreve başladığı günden beri bu meseleyi sadece adli bir vaka olarak değil, toplumsal bir beka sorunu olarak görüyor. Emniyet ve jandarma birimleri, sokak düzeyinden uluslararası bağlantılara kadar pek çok ağa operasyon düzenliyor. Ancak Sayın Vali Canalp’in yaklaşımını farklı kılan, sadece yakalamalar değil; önleyici tedbirler almasıdır, bu da en önemli unsurlardan biridir.

Okullarda yapılan bilinçlendirme seminerleri, mahallelerde gençleri spor ve sanatla buluşturan projeler, sosyal hizmet ekiplerinin ailelerle birebir görüşmeleri… Bunlar Batman’da belki de yıllardır eksik olan “önce genci kazanma” anlayışının göstergesi. Çünkü biliyoruz ki, sadece uyuşturucuyu yakalamak yetmez; o boşluğu umutla dolduramazsak, başka bir satıcı gelir o yeri doldurur.

Batman’da mücadele sadece devletin değil, toplumun da omzundadır. Ailelerin “benim çocuğum yapmaz” rehavetinden çıkması, mahallelerin gençlerine sahip çıkması, öğretmenlerin okul dışında da rehberlik yapması gerekiyor. Biz Batmanlılar bu gerçeği görmezden gelirsek, kaybedeceğimiz sadece birkaç genç değil, koca bir nesil olur.

Unutmayalım; petrol biter, yatırımlar aksar, göç yaşanır; ama gençlik biterse Batman’ın yeniden ayağa kalkacak gücü kalmaz. İşte bu yüzden uyuşturucuyla mücadele sadece bir güvenlik meselesi değil, Batman’ın yarınını kurtarma mücadelesidir.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI