Hayatta bazı insanları hangi makamda bulunduğuyla değil, hangi değerlere sahip çıktığıyla hatırlarız. Murat Çiçek de benim için böyle isimlerden biridir.
Ne zaman tanıştığımızı bugün tam olarak hatırlamıyorum. Ancak onu ilk fark edişim, Batman’daki sivil toplum faaliyetlerinde gösterdiği aktif katılım ve toplumsal meseleler karşısındaki duyarlılığı sayesinde oldu. İnsanların siyasi görüşleri farklı olabilir; fakat bazı kişilikler vardır ki onları öne çıkaran şey siyasi kimliklerinden çok insanı merkeze alan duruşlarıdır. Murat Çiçek’i tanımlarken benim aklıma gelen ilk şey de budur.
Yıllar önce Batman’ın televizyon kanalı olan Denge TV’de açık oturum programları hazırlıyordum. O günlerin en önemli gündem başlıklarından biri demokrasi, insan hakları ve Kürt meselesiydi. Bir programda Batman Barosu’ndan Avukat Abdullah Akın, gazeteci dostum Recep Kavuş ve Avukat Murat Çiçek ile aynı masanın etrafında buluşmuştuk.
O programda dikkatimi çeken şey, Murat Çiçek’in olaylara hukukun ve insan haklarının penceresinden yaklaşmasıydı. Kökenlerin, kimliklerin ve siyasi aidiyetlerin ötesinde; insan onurunu, adaleti ve temel hakları esas alan yaklaşımı, onu dinleyen herkes üzerinde güçlü bir etki bırakıyordu. Kürt tarihi, demokrasi ve hak arama mücadeleleri üzerine yaptığı değerlendirmeler bilgiye, araştırmaya ve samimiyete dayanıyordu.
Belki de dostluğumuzun temelini oluşturan şey buydu; farklılıkları değil ortak insanlık değerlerini konuşabilmek…
Avukatlık mesleğini yıllardır sürdüren Murat Çiçek, hukuk alanındaki çalışmalarının yanı sıra insan hakları konusundaki duyarlılığıyla da öne çıktı. Özellikle mağdurun, mazlumun ve hak arayan insanların yanında olma çabası, onun en belirgin özelliklerinden biri oldu. Sivil toplum kuruluşlarıyla kurduğu yakın ilişkiler, toplumun farklı kesimleriyle geliştirdiği diyalog ve çözüm odaklı yaklaşımı birçok kişinin takdirini kazandı.
Daha sonra Ankara’da çeşitli görevler üstlendi. Başkentte bulunduğu dönemlerde de Batman ile bağını hiçbir zaman koparmadı. Ankara’ya yolu düşen hemşehrilerine kapısını açtığını, özellikle üniversite öğrencilerine destek olduğunu, gençlerin eğitim ve gelecek mücadelelerinde yanlarında olmaya çalıştığını birçok kez duydum. Her duyduğumda da içimden aynı cümle geçti:
“İşte Murat Çiçek’e yakışan da budur.”
Çünkü insanın değeri yalnızca bulunduğu makamlarla ölçülmez; geride bıraktığı iyiliklerle, dokunduğu hayatlarla ve gönüllerde bıraktığı izlerle ölçülür.
Bugün hâlâ Batman’a her gelişinde dostlarını arayan, hatır soran, vefayı ve kadirşinaslığı unutmayan bir dost olarak tanıyorum onu. Bu kadim şehre kim katkı sunuyorsa, hangi düşünceden, hangi kimlikten olursa olsun, onu anlatmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Çünkü şehirler yalnızca binalarla değil; vicdan sahibi insanlarla büyür.
Murat Çiçek de Batman’ın yetiştirdiği, hukukla yoğrulmuş, insan haklarını ve toplumsal duyarlılığı önceleyen isimlerden biri olarak hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor.