?>

Kör Saliha: Anaların direnişi

Selim Toprak

6 ay önce

Bir halkın tarihini sadece liderler, komutanlar yazmaz.

Kimi zaman bir annenin gözyaşı, yüreği ve feryadı da tarihin seyrini değiştirir.
 İşte Kör Saliha, böyle bir kadındı…

Hayatı çok sade başlamıştı. Batman’ın Gresiran köyünde, Raman aşiretinin sıradan bir kadınıydı. Ama kader, ona sıradan bir yaşamı layık görmedi. Evlatlarının yolu siyasete, zindana, dağa düşünce, o da istemeden tarihin tam ortasında buldu kendini. Belki o hiç istemedi, ama hayat onu mücadelenin ön saflarına sürükledi.

12 Eylül karanlığını bilenler bilir… Diyarbakır Cezaevi’nin taş duvarları arasında yankılanan çığlıkları duyan bir annenin yüreği susar mı? İşte o günlerde Kör Saliha, sadece kendi oğlunun değil, bütün çocukların annesi oldu. Onun direnişine tanık olanlar, “işkencelerin güzelleştirdiği kadın” dediler. Çünkü acının en koyusunda bile onuruyla dimdik durdu.

Onun söylediği, yaptığı, haykırdığı hiçbir şey çıkar hesabı değildi. Her şey, bir annenin kalbinden kopan içgüdüsel bir çığlıktı. Evladına sahip çıkmak, onun en kutsal görevi oldu. Yıllar sonra kimileri ona “ajan, işbirlikçi” dedi. O sözlerin hiçbirini kabul etmiyorum. Çünkü bir annenin gözyaşına, feryadına, öfkesine böyle etiketler yakıştırmak, vicdanı incitir.

Ve bir gün… Diyarbakır Cezaevi’nde açlık grevleri, ölüm oruçları sürerken, tutsaklar birer birer düşerken toprağa, Kör Saliha ve birkaç anne insanlık tarihine geçecek o büyük eylemi yaptı. Vücutlarına benzin döküp kendilerini ateşe verdiler. O kıvılcım, cezaevlerindeki zulmü dünyaya duyuran bir çığlık oldu. Yanıklarla, ölüme yaklaşarak, sonra güçlükle hayata tutunarak… Bu, bir trajediydi; ama aynı zamanda tarihe kazınan bir direniş sahnesiydi.

Benim için Kör Saliha, yalnızca bir anne değil, Kürt halkının analarından biridir. Sessizliği bozan, korkuyu delen, yüreğiyle kitleleri ayağa kaldıran bir simgedir. Onun adı tarihe sadece bir anne olarak değil, direnişin kadın yüzlerinden biri olarak yazıldı.

Ve ben şunu biliyorum:

O, hiçbir zaman sadece Mehmet Şener’in annesi değildi.
O, bütün evlatların… Bütün direnenlerin annesiydi.

Çünkü anaların direnişi bitmez…

Ve onların çığlığı, halkların belleğinde daima yankılanır.

Bir gazeteci için en zor olan nedir bilir misiniz? Eğer gazeteci namuslu ve onurluysa, yaşadığı şehrin hafızasını tutuyorsa, olaylara ideolojik değil objektif bakmak zorundadır.

Bir gün muhalif birini yazmak gerekirse, o kişi ya da kişilerle ters düşme ihtimalin olsa bile, onları gelecek kuşağa taşımak hem mesleki hem de ahlaki görevindir.
Merhum Saliha Ana’yı yazmak da benim için böyleydi.
Tepki alsam da, o bizim gençlik dönemlerimizin sembol analarından biriydi.
YAZARIN DİĞER YAZILARI