?>

Bir halayın başında başlayan vefa

Selim Toprak

4 ay önce

Ben daha ortaokul sıralarındayken, liseli ağabeylerimle halk oyunlarına giderdim.

Ekibin en küçüğüydüm ama nedense beni hep halayın başına koyarlardı.

Belki adımlarım cesurdu, belki de yüreğim…
O yıllarda henüz ilçe olan Batman’ın bütün bayramlarında, bütün etkinliklerinde vardım.

Düğünlerin başındaki oyuncuydum.

Halayla büyüdüm, ritimle yoğruldum.

Bu sevda liseyi bitirmekle bitmedi.

Yıllar sonra okullarda halk oyunları eğitmenliği yaparken bir telefon geldi.

Cengiz Topel İlkokulu Müdürü, yılların dostu, birlikte halay tuttuğum kıymetli insan Hanefi Ekinci hocam arıyordu.

“Selman Yaman hocaya yardımcı olur musun?” dedi.

“Çok iyi bir ekibimiz var. Bilgine, emeğine ihtiyacımız var.”

Tereddütsüz kabul ettim.

Çünkü halk oyunları sadece figürlerden ibaret değildir;

emektir, dayanışmadır, umuttur.

Aylar süren çalışmanın ardından önce il, sonra bölge birincisi olduk.
Ve Türkiye finalleri için Antalya yolu göründü.
Ama işin bir de acı bir gerçeği vardı…

Okulumuz, Batman’ın en eski ve en yoksul mahallelerinden birindeydi.

Çocuklarımız pırıl pırıldı ama cepleri boştu.
Milli Eğitim ulaşımın bir kısmını karşıladı,
Belediye yakıtın yarısını üstlendi,

Araç TPAO’dan temin edildi.

Peki ya konaklama, yemek, barınma?

Batmanlı iş insanlarını, özellikle Antalya’da yaşayanları aradık.

Kapılar çaldık, telefonlar açtık…
Ama ne yazık ki hiçbirinden olumlu bir cevap alamadık.
Umudumuz tükenmek üzereyken bir isim düştü aklıma.

O dönem Türkiye’nin en büyük eğlence merkezlerinden birinin sahibi, genç bir Batmanlı iş insanı: Adnan Tosun.

Son bir umutla aradım.

Hal hatırdan sonra durumu anlattım:

“Türkiye finallerine geliyoruz. Şehrimizi, bölgemizi temsil edeceğiz.

Bu çocuklar için desteğine ihtiyacımız var” dedim.

Cümlem bitmeden şöyle dedi:

“Emrin başım üstüne. O iş bende. Hiç sıkıntı yapma.”

İşte o an…

Derin bir nefes aldık.

Bakanlığın yerli ödeme yapmaması bizi sponsor arayışına yöneltmişti.
Yaptığımız onca görüşmeden sonra, Adnan Tosun, tüm iş insanlarına örnek olacak bir duruş sergileyerek teklifimizi kabul etti ve bizi onurlandırdı.

Hanefi hocamla birlikte 20–25 kişilik kafileyle Antalya’ya yola çıktık.

Cam Piramit’te yarıştık.

Ama asıl yarışma sahnede değil, yüreklerde kazanıldı.
Üç gün boyunca Adnan Tosun bize sadece kapılarını değil, yüreğini açtı.

Konaklama bir yana, o çocuklara öyle bir abilik yaptı ki, eminim çoğu hayatında ilk kez böyle bir ilgi, böyle bir sahiplenme gördü.

Düşünün…

20 çocuk…

İlk kez Batman’ın dışına çıkıyor,

ilk kez denizi görüyor,

hayatlarında ilk kez aquaparkla tanışıyor.
İşte bütün bu güzellikler, bir insanın vicdanı sayesinde mümkün oldu.

Yıllar geçti…

Ama ne ben o iyiliği unuttum, ne de o çocuklar.

Bazı insanlar vardır; şehre değil, insana yatırım yapar.

Adnan Tosun onlardan biridir.

Böylesi güzel yürekli, topluma örnek olan insanları yazmak; bir gazeteci olarak benim için bir görevdir.

Yazmasam eksik kalırdı.

İyi ki varsın Adocan…

Halayın başında başlayan vefa, yüreğinle tamamlandı.
YAZARIN DİĞER YAZILARI