Newroz… Sadece bir gün değil, bir halkın binlerce yıllık direnişinin, umutlarının ve bahara uzanan ellerinin simgesidir.
Güneş Koç burcuna girerken, doğa küllerinden yeniden doğar, çiçekler toprakla buluşur, dağlar uyanır. Ama Newroz, sadece tabiatın değil, yüreklerin de uyanışıdır. Ateşin kıvılcımı, binlerce yıldır söndürülmeye çalışılsa da her seferinde yeniden alevlenen özgürlük tutkusudur.
Kürt halkı için Newroz, zulme başkaldırının ve adalet arayışının tarihidir. Rivayet odur ki, zalim Dehak’ın zulmüne karşı demirci Kawa’nın yaktığı ateş, sadece bir isyanın değil, bir halkın yeniden doğuşunun habercisi olmuştur. Kawa’nın çekiciyle dövdüğü demirler, halkın özgürlük için attığı nabız gibi yankılanmış, her vuruşta gökyüzüne yükselen kıvılcımlar, umudun sonsuzluğunu fısıldamıştır.
Ancak ne yazık ki, o ateşin sıcaklığı bazen yasla, bazen acıyla sınanmıştır. Yıllar boyunca Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Kürt coğrafyasında Newroz alanları barut kokusuna, yaslı anaların çığlıklarına tanık olmuştur. Cizre’de, Şırnak’ta, Batman’da, Diyarbakır’da baharı karşılamak isteyen yürekler, ölümün soğuk gölgesiyle sarılmıştır. Oysa Newroz, ölümü değil yaşamı, nefreti değil sevgiyi, savaşı değil barışı kutsayan bir gündür.
Newroz, halkların kardeşçe halaya durduğu, zılgıtların göğe yükseldiği bir bayram olmalıdır. Kürt’ü, Türk’ü, Arap’ı, Çerkes’i, Laz’ı bir arada, el ele vererek baharın coşkusunu kutlamalıdır. Her yanan ateşin etrafında, geçmişin yaralarını iyileştirecek kadar güçlü bir dayanışma doğmalıdır. Çünkü Newroz’un anlamı budur: Küllerinden yeniden doğmak, acıyı aşmak ve barışa kucak açmak.
Bu topraklarda barışın sesi, Newroz’un ateşinde yankılanmalıdır. Çocuklar korkuyla değil, neşeyle koşmalı alanlara. Kadınlar özgürce zılgıt çekmeli, yaşlılar gözyaşlarını yas için değil, sevinçten dökmelidir. Her halay adımı, geçmişin acılarına inat, geleceğe umutla atılmalıdır.
Newroz’un ateşi, halkların kalplerinde yanmalı. O ateş, baskıyı değil direnişi, korkuyu değil cesareti, karanlığı değil aydınlığı getirmeli. Çünkü Newroz, sadece Kürt halkının değil, tüm halkların barış türküsüdür. Ve o türkü, dağlardan ovalara, köylerden şehirlere yayılmalı, kardeşlik rüzgârında özgürce uçmalıdır.
Bîjî Newroz!
Newroz pîroz be!
Ve dilerim ki, her Newroz’da yanan ateş, bu coğrafyaya kan ve gözyaşı yerine sevgi ve barış getirsin. Halaylarımız hiç bitmesin, türkülerimiz susmasın, özgürlük umudu hiçbir zaman sönmesin.