?>

Barışın Güvercini...

Selim Toprak

12 ay önce

Kürt Halkının Gülümseyen Vijdanı Bazı insanlar vardır, yürürken iz bırakmaz, yüreklerde açar çiçek. Bazıları da vardır, yürürken hem iz bırakır hem güldürür hem düşündürür.

Deno 72 işte tam da böyle biriydi. Asıl adıyla Deniz Özer.
Ama o sadece bir isim değil, bir halkın iç sesi, bir coğrafyanın gülümseyen vicdanıydı. Batman’ın topraklarından yükselen bir tebessüm gibiydi Deno.
Gözlerinin kıyısında hep bir hüzün, dudaklarının kenarında ise hiç eksilmeyen bir ironi vardı. Onu ilk kez sosyal medyada gördüm. İzledim, sessizce…
Ama o hiçbir zaman sadece bir “fenomen” olmadı benim için.
O, ana dilde direnişti. Bir halkın gülüşüne karışmış, sancıyla yoğrulmuş bir kahkahaydı.

İlk Kürtçe kısa skeçleri ondan izledim. Ana dilinde yapılan her performans sadece bir sanat değil, bir isyandı. Çünkü kendi dilinle gülmek de bir haktır.

 Ağlamak kadar kutsal, konuşmak kadar insanca…
Bir halkın ana dili, anne sütü gibi ak ve kutsaldır.
Ve Deno bunu biliyordu. Bu yüzden, her sözcüğünde hem bir anne şefkati hem bir yoldaş kararlılığı vardı.

O skeçlerin, o parodilerin, o kahkahaların arasında öyle derin bir acı saklıydı ki… Sadece dikkatli olanlar fark edebilirdi.

Deno’nun mizahı, bastırılmış bir halkın kendini ifade edebilme çığlığıydı. Acının arasından filizlenen, inatçı bir çiçek gibi…
Bir halk yıllarca bastırıldı, ötelenip görmezden gelindi.
Ama Deno, o bastırılmışlığın içinden sel gibi aktı.
Kürt halkının diliyle, neşesiyle, zekâsıyla sahneye çıktı.
Onun içtenliği, onun sahiciliği gözümüzden hiç kaçmadı.
Belki de bu yüzden ondan sonra gelen pek çok sanatçı oldu ama hiçbiri o boşluğu dolduramadı.
Çünkü Deno olmak; sadece espri yapmak değil, halkının dilini, derdini ve kahkahasını birleştirmekti. Yanında hep sevgili yol arkadaşı Bahoz vardı.

Onların dostluğu, bu toprakların en naif, en cesur hikâyelerinden biridir. Çünkü birlikte sadece sahneye değil, halkın vicdanına da ses oldular.

 Ve şimdi… Ne zaman bir kahkaha duysam, aklıma Deno geliyor.
Gülmenin bir hak olduğunu, dilin bir kimlik olduğunu ve sanatın bazen en sert direniş biçimi olabileceğini hatırlıyorum.
Deno, sen Batman’ın değil, bütün Kürt halkının yüreğinde yaşıyorsun.
Seninle güldük, seninle düşündük. Ve her defasında bir gerçeği daha fark ettik: Sanat, ana dilde daha güzel. Gülmek, kendi sözlerinle daha sahici.
Yolun açık olsun Deno. Bu halk seni gülerek alkışlıyor.
YAZARIN DİĞER YAZILARI