?>

Hanifi hoca: Bir şehrin sessiz mimarı

Selim Toprak

2 ay önce

Bazı insanlar vardır; bir şehrin gürültüsünde adı çok anılmaz ama o şehrin ruhuna en çok onlar dokunur. İşte Mehmet Hanifi Ekinci, Batman’ın hafızasında tam da böyle bir yerde durur. Sessiz, mütevazı ama derin izler bırakan bir eğitim neferi…

Yıllarını eğitime adamış bir öğretmen, bir idareci…

TÜPRAŞ İlköğretim Okulu’ndan Hürriyet İlkokulu’na uzanan görev yolculuğunda sadece binaları değil, yürekleri de inşa eden bir isim. Onun müdür olduğu okullarda duvarlar yenilenirken, çocukların hayalleri de büyürdü. Disiplinliydi ama sert değildi; babacandı ama mesafesini korurdu. İşte bu yüzden Batman’da birçok nesil onu sadece bir müdür olarak değil, “hoca” olarak hatırlar.

Ama Hanifi Hoca’yı sadece eğitimle anlatmak eksik kalır. O, aynı zamanda bu şehrin kültürünü omuzlayanlardan biridir. Goventlerin, halayların, davul-zurnanın ritmine sinmiş bir emek… Batman’ın folklorunu sadece yaşamakla kalmayıp yaşatan bir gönül insanı… Onun öncülüğünde kurulan halk oyunları ekiplerinin il birinciliklerinden Türkiye finallerine uzanan yolculuğu, aslında bir şehrin kültürel direncinin hikâyesidir.
Ve işin en güzel tarafı; bu hikâyenin içinde dostluk vardır.

Yazmak kolay değildir insanın en yakınına dair… Hele ki çocukluğunu, gençliğini, en saf hatıralarını paylaştığın birini anlatmak… Biz Hanifi ile sadece aynı sokakları değil, aynı duyguları paylaştık. Uykunun dışındaki neredeyse her anı birlikte yaşadık. Acıyı da gördük, sevinci de… Lise yıllarında davulun sesi yükseldiğinde kendimizi halayın ritmine bırakır, bu şehrin kültürüne genç yüreklerimizle katkı sunardık.

Hayat bizi farklı yollara götürdü belki…

Ama koparmadı.

O, Cengiz Topel İlköğretim Okulu’nda idarecilik yaparken yine çocuklara, yine kültüre hizmet ediyordu. Kurduğu halk oyunları ekibine katkı sunmak benim için sadece bir destek değil, aynı ruhu yeniden yaşamak demekti. İl birincilikleri, bölge dereceleri ve Türkiye finalleri… Bunlar sadece başarı değil, ortak emeğin, dostluğun ve inancın meyvesiydi.

Ancak Hanifi Hoca’nın hikâyesinde bir de zorluklarla yoğrulmuş yıllar vardır… Türkiye’nin karanlık dönemlerinden biri olan 12 Eylül’ün baskısını o da iliklerine kadar hissetti. Devrimci, yurtsever bir eğitimci olarak bu süreçten nasibini aldı; görev yaptığı topraklardan koparıldı. Önce Kastamonu’ya, ardından Adana’ya ve Yozgat’a sürgün edildi.

Ama bazı insanlar vardır ki, nereye giderse gitsin yüreği doğduğu yerde kalır…
Hanifi Hoca da öyleydi. O, sürgün edildi ama kopmadı. Yıllar sonra yeniden Batman’a dönerek kaldığı yerden devam etti. Batman Petrol İlköğretim, Pazaryeri İlköğretim, Cengiz Topel İlköğretim ve son olarak Mehmet Emin Şimşek İlköğretim Okulu… Her birinde iz bırakarak, her birinde yeni hayatlara dokunarak görev yaptı ve bu şehre hizmet ederek emekli oldu.

Bugün Hanifi Hoca emekli… Ama bazı insanlar meslekten emekli olur, hayattan değil. O hâlâ bu şehrin vicdanında, hafızasında ve kültüründe yaşamaya devam ediyor. Mütevazı hayatıyla, insan sevgisiyle, hümanist duruşuyla…

İyi ki varsın Hanifi Hoca…

İyi ki bu şehir senin gibi yüreği büyük eğitimciler yetiştirmiş.

Ve iyi ki benim dostumsun…

Sağlık, huzur ve mutluluk seninle olsun…

YAZARIN DİĞER YAZILARI