?>

Batman’ın gönül çınarı: Necmi Baba

Selim Toprak

8 ay önce

1965 yılıydı… Kurtalan’ın bir köyünden, merhum babamın işi nedeniyle Batman’a taşınmıştık. O günlerin Batman’ı, çocuk gözlerime koca bir şehir gibi görünüyordu; oysa nüfusu on bin civarındaydı. Ama ruhu, nüfusundan kat kat büyüktü.

Şehir ikiye bölünmüştü: TPAO Sitesi ve diğer Batman. Site, adeta ayrı bir dünya…

Pırıl pırıl yollar, bahçelerinde açan güller, iğde ağaçlarının kokusu…
Her köşesinde çocuk sesleri yankılanan parklar, yaz akşamlarında açık hava sinemaları, golf sahaları, tenis kortları…

Sanki bir filmin setinde yaşıyorduk. Burada çoğunlukla teknik ustabaşları, mühendisler, müdürler otururdu; farklı illerden gelen insanlarla doluydu.

Türkiye’nin 67 vilayetinden renkler bir araya gelmiş, küçük bir memleketler mozaiği oluşmuştu.
Her mahallenin kendine has bir rengi vardı. Bizim için o renklerden biri de Akyürek Mahallesi’ydi. Diyarbakır’dan, Trabzon’dan Elazığ’dan, komşu illerden gelen insanların kurduğu o mahallede herkes birbirinin kapısını çalardı.

Sabahları mahalle fırınından yayılan sıcak ekmek kokusu, akşamüstü komşu kadınların kapı önlerinde toplanıp çay eşliğinde yaptıkları sohbetler, çocukların tozlu sokaklarda misket oynarken çıkardığı kahkahalar…

***

İşte bu samimiyetin içinde tanıdım onu.
Bugün 60 yaşlarında olması gereken, kalbi hâlâ genç, dost yürekli Necmi Atman…

Nam-ı diğer Necmi Baba.

O, sadece bir mahalle büyüğü değil; Batman’ın hafızası, Batman Petrolspor’un gönüllü taraftarı, Batman’ın sesi, Batmanlının kolu kanadı…

Nerede bir hemşehrisinin sevinci varsa, orada; nerede bir taziye varsa, ya bizzat yanında ya da en azından telefonun ucunda…

Ankara’ya yolu düşen her Batmanlının başvuracağı ilk adres, ilk kapı, ilk çay sofrası…
Aslen Elazığ, Harput olsa da, yüreği Batman’ın taşına toprağına işlemiş.

Onun sevgisi, aidiyeti öyle sahici ki, bazen insanın aklına şu gelir: Batman’ın en güzel haritası, Necmi Baba’nın dost bakışlarında saklıdır.

İyi ki varsın baboş…

İyi ki yollarımız kesişmiş.

Hayat, bazı insanları karşına öyle bir zamanda çıkarır ki, onların varlığı gölgesinde serinlediğin bir çınar gibi olur. Sen, dostluğunla, sadakatinle, o çınarın ta kendisisin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI