Sevgili Okurlarım,
Bir şehri tanıtmak sadece festival düzenlemekle olmaz; o şehri hissetmekle, doğasına ve insanına saygı duymakla olur.
Kültürel etkinlikler, sergiler, sanat ve yaşam… Elbette bunlar şehirlerimize renk ve değer katar. Ancak bunlar yapılırken, halkın ortak nefes alanlarına, yaşam damarlarına zarar verilmemelidir.
Batman’da düzenlenen Çikolata Festivali’ne karşı değilim. İnsanların bir araya gelmesi, kentin canlanması güzeldir.
Ama canımız Atatürk Parkı’nın böylesine hoyratça kullanılması yüreğimi sızlattı.
O park, sadece ağaçlardan, çimenlerden ibaret değildi; çocukların kahkahaları, yaşlıların duaları, gençlerin umutları vardı o gölgelikte…
Önce cami projesiyle bir bölümü daraltıldı, şimdi de etkinlik adı altında kalan yeşil alan yok edilmek isteniyor.
Şehrimizin tek nefes alanı göz göre göre tahrip ediliyor!
Buradan hem yetkililere hem de sevgili halkıma sesleniyorum:
Batman halkı daha iyisini hak ediyor!
Eğer ille de festivaller için bir alan düşünülüyorsa, valilik binası yeni yerine taşındığında boşalacak alan Batman’a yakışır bir kültür, sanat ve festival meydanına dönüştürülmelidir.
Şehrimizin merkezinde doğayı katlederek kültür inşa edemeyiz!
Gelin, ortak değerlerimizi koruyalım.
Gelin, çocuklarımıza soluk alınacak bir Batman bırakalım.
Şehrimizi yaşanabilir kılmak, kültürü yaşatmak kadar önemli bir sorumluluktur.
Unutmayalım: Batman bizimdir, geleceğimiz bizimdir!
Ve biz geleceğimizi koruyarak güzelleştireceğiz.